Etiket arşivi: Sosyal medya

SOSYAL MEDYA : Google yazarlara karşı kazandı


ABD yargısı, Google ve kitap yazarları arasında sekiz yıldır devam eden tartışmaya son noktası koydu. Google kitapları artık dijitalleştirebilecek.

Kitapların bazı bölümlerini tarayarak internette yayımlayan Google, sekiz yıldır yazarlara karşı verdiği hukuk savaşında kazanan taraf oldu. New York’ta bir mahkeme, ABD Yazarlar Birliği’nin açtığı davada, şirketin arama motoru üzerinden ulaşılmalarını sağlamak için kitapları dijitalleştirebileceğine karar verdi. Yazarlar, kararın ardından temyize gideceklerini açıkladı.

Hakim Denny Chin, Google’ın kitapları dijitalleştirerek internette bulunmasını sağlamasını kamu yararı olarak değerlendirdi. Yazarların ve diğer sanatçıların hakları korunduğu sürece Google’ın sanat ve bilimde ilerleme sağlanmasına katkı sağladığını ifade eden Hâkim Chin, Google’ın kitapları internette satmadığına ve okumaya hazır halde sunmadığına da dikkat çekti.

İlk kez milyonlarca kitabın araştırılabildiğine dikkat çeken Hâkim Chin, bu durumun bilim insanlarının lehine olduğunu belirtti ve tüm toplumun bundan yarar sağladığını ifade etti.

Google, 2004 yılında kütüphanelerdeki kitapları tarayarak internette bulunabilmelerini sağlamaya başlamıştı.

Şirket kitapların tamamını değil, sadece bazı kesitleri dijital ortama aktarıyor. Mahkeme, günümüze kadar yaklaşık 20 milyon kitabın dijital ortama aktarıldığını belirtiyor. Amerikalı yazarlar ve yayınevleri 2005 yılında Google’a karşı dava açmışlardı.

SOSYAL MEDYA : Instagram’ı sattığına pişman !


2012 yılında kurduğu Instagram’ı 1 milyar dolara Facebook’a satan Kevin Systrom eğer şirketi bugün elinde tutsaydı Instagram’ı 15 katı fazla fiyata satabilecekti.

Sadece 2 yıllık bir şirketten bahsediyoruz: Instagram… 2 yıl önce herhangi bir geliri olmayan şirket kısa sürede milyonlarca takipçiye ulaştı. Android cihazlar için uzun bir süre sürümü çıkmamasına ve sadece iPhone’larda kullanılmasına rağmen hızla yaygınlaşan Instagram sonunda Facebook’un da dikkatinden kaçmamış ve şirketin kurucusu Mark Zuckerberg, Systrom ile uzun bir pazarlığa oturmuş ve 1 milyar dolar karşılığında Instagram’ı bünyesine katmıştı.

O gün için gayet makul görülen 1 milyar dolar rakamı zaman geçtikçe eridi gitti; zira Instagram’ın büyüme potansiyeli Systrom’un beklentisinin de üzerinde oldu. Uzmanlar, 150 milyon aylık aktif kullanıcıya ulaşan Instagram’ın bugün satılması halinde 5 ila 15 milyar dolar arası bir değere sahip olacağına dikkat çekerken yatırımcı Eric Jackson konuyla ilgili şunları söyledi: "Systrom Instagram’ı fazla erken sattı ve buna bin pişman eminim; zira Instagram’ı bugün satsaydı Zuckerberg’den alacağı para katbekat fazla olurdu."

236 milyon aktif kullanıcıya sahip olan Twitter’ın ardından 150 milyon takipçiye sahip olan Instagram, Twitter’ın 30 milyar dolarlık piyasa değerinin yarısı olarak değerlendirildiğinde neredeyse 15 milyar dolarlık pazar payına ulaştığı göze çarpıyor.

SNAPCHAT FACEBOOK’U REDDETTİ

Instagram’da olduğu gibi Facebook potansiyel gördüğü girişimleri bünyesine katma planlarını sürdürüyor. Son olarak fotoğraflı sohbet uygulaması SnapChat’i 3 milyar dolara satın almak için harekete geçen Facebook bu kez umduğunu bulamadı. Sadece ABD’de 30 milyonu aşkın üyesi olan SnapChat Facebook’un teklifini reddederken, Facebook’un sözcüsü Denise Horn, konuyla ilgili yorum yapmak istemediklerini belirtti. Bu anlamda uygulamanın mimarı 23 yaşındaki Evan Spiegel’in Instagram alımından dersini fazlasıyla aldığı anlaşılıyor.

SOSYAL MEDYA : Facebook’tan Adobe kullanıcılarına ‘şifrenizi değiştirin’ uyarısı


Facebook, yazılım devi Adobe’un 38 milyon kullanıcısına ait şifrelerin çalındığı hacker saldırısının ardından, kullanıcılarına ‘şifrenizi değiştirin’ uyarısında bulundu.

Sosyal ağ, Adobe’nin hizmetlerinde Facebook hesabıyla aynı şifreyi kullanan kullanıcıların hemen gerekli değişikliği yapması gerektiğini belirtti.

Facebook, Photoshop’un kaynak kodu dahil olmak üzere en az 38 milyon Adobe kullanıcısının şifrelerini çalan hacker’lara karşı kullanıcılarını uyardı.

Adobe’da hesabı bulunan kullanıcılarından en kısa zamanda şifrelerini değiştirmeleri isteyen Facebook, hacker’ların elde ettikleri şifreleri Faceook’ta deniyor olabileceğini belirtti.

Facebook mühendislerinin, muhtemel riskin önüne geçmek için kamuya açık veri tabanındaki milyonlarca Adobe hesap bilgisini kontrol ettiği bilgisi verildi. Eğer Adobe hesabıyla Facebook hesabı eşleşirse, bu kullanıcılara otomatik olarak uyarı mesajı gönderiliyor ve kullanıcılardan şifre değiştirmeleri isteniyor.

Krebs on Security sitesine açıklama yapan bir Facebook yetkilisi, şifrenin sıfırlanması sürecinde Facebook kullanıcılarının işlemlerini kimsenin göremeyeceğini belirtti ve dışarıdan bir tehdit olsa da güvenlik garantisi verdi.

Adobe, Ekim sonunda yaptığı açıklamada hacker saldırısı sonucu en az 38 milyon kullanıcının bilgilerine erişildiğini, Photoshop yazılımının da kaynak kodunun çalındığını duyurmuştu. Hacker’ların, çalınan şifreleri kullanmasını yanı sıra Photoshop’u kopyalama riski de bulunuyor.

SOSYAL MEDYA : Facebook teklifine red


ABD’de giderek daha popüler olmaya başlayan fotoğraflı sohbet uygulaması Snapchat, Facebook’tan gelen 3 milyar dolarlık teklifi reddetti. Snapchat’in daha yüksek bir teklif beklediği için facebook’u geri çevirdiği düşünülüyor.

Facebook’tan sıkılan gençlerin yeni favorisi olan ve ABD’de kullanıcı sayısı 30 milyona yaklaşan fotoğraflı sohbet uygulaması Snapchat, Facebook’tan gelen dev teklifi reddetti.

Wall Street Journal’ın haberine göre, 23 yaşındaki Evan Spiegel’in 2 yıl önce hayata geçirdiği Snapchat, birçok yatırımcının satın alım listesinde yer alıyor.

Snapchat’i gözüne kestiren firmalardan biri, 4 milyar dolarlık teklifte bulunduğu belirtilen Çin merkezli Tencent Holdings.

Kullanıcıların fotoğraflı sohbetleri kaydetmeyen, böylece eğlenceli olduğu kadar gizliliğe verdiği önemle öne çıkan Snapchat’in reddettiği Facebook, konu hakkında yorum yapmayı reddetti.

Facebook sözcüsü Denise Horn, "Dedikodu ve söylentiler üzerine yorum yapmıyoruz" ifadesini kullandı.

Snapchat firmasından da konu hakkında açıklama gelmedi.

FACEBOOK GENÇLERE İHTİYAÇ DUYUYOR

Yapılan araştırmalarda gençlerin eğlenceli bulmadığı bir platform haline geldiği vurgulanan Facebook, Instagram’ın ardından genç kullanıcıları kendisine bağlayacak yeni bir güç arayışı içinde.

100 milyarlık değeriyle en büyük sosyal ağ olmayı sürdüren Facebook, Twitter’ın başarılı halka arzıyla 25 milyar dolar değere ulaşmasının ardından rakiplerine fırsat vermek istemiyor.

USA Today’e konuşan Forrester araştırma şirketi analisti Julia Ask, "Facebook gençlerle sıkıntı yaşıyor… Gençlerin ilgi göstereceği reklamları kullanmaları gerekiyor. Bunun içinde Snapchat gibi ilgi çeken uygulamalara ihtiyaçları var" dedi.

Çin, sohbet uygulamalarında kullanıcı sayısı dev boyutlara ulaşan bir sosyal ağ cennetine dönüşüyor. Yerel firmaların yabancı firmalara göz açtırmadığı ülkede, WeChat yerel sohbet uygulaması, 400 milyon kullanıcıya ulaşmış durumda.

SOSYAL MEDYA : Profesyonel blog yazarlarının 10 sırrı


Blog, Blog yazarı, Blog nasıl yazılır?

İyi bir yazıyı gördüğümüzde hemen fark eder ve okumaya devam ederiz, kötülerdense mümkün olduğunca kaçarız. Bu durumun önüne geçmek içinse iyi yazı yazma konusunda profesyonel yazarların 10 sırrına göz atabilirsiniz:

1. Klişelerden kaçının

Bu aslında bilinen bir şey, klişeler insanların hayal ettiğinden de kötüdür. Klişe bir fikir ya da ifade biçiminin aşırı derecede kullanılmasıyla etkisini yitirmesidir, geldiği noktada anlamını kaybetmesi, sıkıcı hale gelmesidir.

Yakın zamanda bloglarda gördüğüm bazı klişeler:

○ Bugünlerde ve yaşadığımız çağda

○ Kesinlikle sıkıcı değil

○ Yeşil ışık yaktı

○ Büyük boyutlara yükseldi

○ Fırtına öncesi sessizlik

Klişelerle ilgili sorun ya da çekici taraf söylemek istediklerimizi tam olarak yansıtıyormuş gibi görünmeleridir bu yüzden de bu bayağı ifadelerin çekiciliğine kapılırız. Ancak her seferinde yazınızın etkisini azaltır, okuyucunun zihnini kapatır ve amatör bir yazar olarak görünmenize yol açar. Öyleyse aşırı kullanılagelen sözlerden kaçının. (Evet biliyorum veba gibiler)

2. Konuştuğunuz gibi yazın

Konuşma dilini kullanın. Ayrıca eksiksiz cümleler kullanmak zorunda da değilsiniz.

Bunu şöyle düşünün; eğer bir şeyi sıradan konuşma dilinde ifade edemiyorsanız onu yazmadan önce iki defa düşünün. Bir blog; takipçilerinizi bilgilendirip, eğlendirecek, arkadaşça bir sohbet ortamıdır. Bir ders ortamı, akadamik tez ortamı ya da konuşma kürsüsünden nutuk attığınız bir yer değildir.

3. Okuyucularınızla arkadaş gibi konuşun

Gerçek hayatta “sen” ve “ben” gibi ifadeleri sıkça kullanıyoruz öyleyse bunları bloğunuzda da kullanın, sanki arkadaşlarınızla yemekte konuşuyormuşsunuz gibi. Bu konu uzun süre akademik yazılar yazmış olanlara zor gelebilir (aslında iyi yazı yazma derslerinin çoğu bu gruba zor gelir), ama iyi yazarlar günümüzde ‘ben’, ‘sen’ gibi ifadeleri kullanmayı severler çünkü bu sayede doğrudan okuyucuyla konuşurlar.

4. Anekdotlar kullanın

Bu küçük hikayeler bir bloğun baharatıdır. Tabi bir noktaya kadar, fazla olduğunda kimse onları okumak istemez. İnsanlar kendileri hakkındaki hikayelere bayılırlar. Anektodlar, vermek istediğiniz bilgiyi insancıllaştırır ve okuyucunun dikkatini çeker.

5. Paralellik

Biraz teknik gelebilir ama anlamı; kullandığınız cümlelerde aynı dilbilgisi yapısını koruyarak dengeyi sağlamaktır. Bir sonraki noktaya geçmeden önce paralelliği sağlamak yazma tarzınızı geliştirir ve okunabilirliği artırır.

Bir blogda bulduğum tipik bir örnek:

“James, futbol ve hokey oynamaktan hoşlanır. Tenis oynamayı da sever.”

Bunu şöyle söylemek daha iyi:

“James futbol, ​​hokey ve tenis oynamaktan zevk alır.”

6. Sıfatları idareli kullanın

Öğrencilerime iyi bir yazıyı nasıl tanımladıklarını sorduğumda genellikle kafaları karışmış bir biçimde bakarlar (ama tekrar söylüyorum çoğu zaman böyle bakmaya meyillidirler). Sonuçta belli belirsiz bir el kalkar ve cesur öğrenci iyi yazı “tanımlayıcıdır” der. Tanımlayıcının anlamı bir sürü sıfat ve açıklayıcı kelime kullanmaktır.

Birçok insan buna inanıyor. İşin ilginç yanı bu en kötü yazı biçimine yol açar ki bu da müthiş motiflerle bezeli bir düz yazıdır.

Mark Twain bu konuda en iyisini söylemiş: “Bir sıfat gördüğünüzde onu öldürün”

Aslında 20 Mart 1880 tarihli DW Bowsera yazdığı mektupta Mark Twain tam olarak şöyle diyor: Sade, basit bir dil, kısa kelimeler ve net cümleler kullandığını fark ettim. …. Bir sıfat yakaladığında onu öldür. Hayır demek istediğim tamamını değil ancak büyük bir çoğunluğunu öldür böylece geride kalanlar değerlenir. Birbilerine yakın olduklarında etkilerini kaybederler. Geniş bir alana yayıldıklarında etkileri güçlüdür. Sıfat alışkanlığı ya da kelime yoğun alışkanlık kişiye bağlıdır, bunlardan kurtulmaya çalışmaksa zordur.

7. Dahası

Okuyucularınızın kafasını mengeneye sokmalarına yol açacak diğer bir konuşma biçimi heybetli zarflar kullanmaktır. Beğenilen roman yazarı Stephen King, ‘Yazarken’ adlı kitabında cehenneme giden yolun zarflarla kaplanmış olduğunu söyler.

Zarflar cümlelerinizi kalabalıklaştırır ve iyi yazı açısından değersizdir .

Basitçe söylemek gerekirse, zarflar zayıf fiiller destekler. Fiillerin cümlenizin V8 motoru olduğu düşünülürse zayıf ve etkisiz olanları zarfla desteklemeye ihtiyacınız olacak ki, bu iyi görünmeyecek.

Her yazılı metindeki ünlü örnek:

“Adam bitkin bir halde güç bela tepeye yürüdü”

Bunu söylemenin daha iyi yolu:

“Adam tepeye güçlükle yürüdü”

Yani, örneğin “şüpheli biçimde taşındı” ifadesi yerine “gizlice taşındı” yazmak daha doğru. “Alay edilmiş” yerine “acımasızca sataşılmış” ya da “fırladı”, “depar attı” yerine “hızlıca koştu” gibi ifadeleri kullanmayı düşünün.

Spesifik fiil ve isimleri kullanın ve sıfat ve zarflarıysa tutumlu bir şekilde kullanın. Biraz teknik gelebilir ama bir parça uygulamayla cümlelerinizin gücünü artırabilir ve yazınızın zevkle okunmasını sağlayabilirsiniz.

8. Ünlem işaretileri!

Bunu söylememe gerek var mı bilmiyorum ama ünlem işaretleri yazınıza coşku katar. Bu günlerde çoğunlukla ironik anlamda kullanılıyor, bu yüzden coşkulu gençlerden değilseniz dikkatli kullanın.

9. Kısa tutun

Cümlenizin anlamını bozmayacak şekilde ekstra ifade ve kelimeleri kaldırarak yazınızı daha öz ve güçlü hale getirin. Cümlenize bakın; daha kısa ve öz hale getirmek için bazı kelimeleri atabilir misiniz? Her zaman azı daha iyidir.

10. Laf kalabalığı mı yoksa sebep sonuç mu?

İnsanların sizi ciddiye almasını istiyorsanız kanıta dayanan bakış açısını benimsemelisiniz. Neden yazdığınız gibi düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi vakalar, araştırmalar ya da istatistiklerle desteklemeye çalışın. Aksi takdirde sadece laf kalabalığı yapan bir konuma düşebilirsiniz.

Kaynak: Ragan.com

SOSYAL MEDYA : Blog yazarlarıyla doğru iletişim kurmanız için 8 ipucu


Birkaç haftadır hem geleneksel medyaya hem de blog yazarlarına erişimin kalitesi üzerine düşünüyorum ve şunun farkına vardım işin bir kısmı blog yazarları hakkında yaptığınız araştırmayla, bir kısmı eski halkla ilişkiler bilginizle, bir kısmı da şeffaflıkla ilgili.

Bazı durumlarda blog yazarları onlarla temasa geçtiğinizde size kuralları verecektir. Bunlardan bazılarını aşağıda bulacaksınız, diğerleriyse blog yazarlarının ilgisine göre biraz daha özel olabilir.

İşte size blog yazarlarına erişim hakkında, bu üç bileşene dayanan 8 ipucu:

1. Blog yazarları gazeteci değildir: Blog yazarlarının gazetecilere benzediğini düşünmek hatalıdır çünkü onlar gibi değildirler. Blog yazarları yazar çünkü konuyla ilgili özel ilgileri vardır. Gazetecilerse işleri olduğu için yazar ve işlerinin bir kısmı da benim gibilerinden tonlarca e-posta ve çağrı almaktır. Blog yazarlarının büyük çoğunluğu geleneksel muhabir geçmişine sahip değildir bu yüzden onlara bu şekilde davranmak geri tepebilir.

2. Öncelikle blog yazılarını okuyun: Başlığına bakarak blog içeriğini bildiğinizi farz etmeyin. Blog yazılarını OKUYUN, dilini anlayın. Ciddi mi yoksa alaycı mı? Bilgilendirici mi yoksa içindekiler laf kalabalığı mı?

3. Bir ilişki geliştirin: Yayınlarında kullanmaları amacıyla bir e-posta gönderip çekip gitmeyin. Bu aynı romantik bir randevuya hazırlanıp kişiyi Mc Donalds’a yemeğe götürmeye benzer. Blog yazarıyla bir ilişki başlattığınızda onu sürdürün.

4. Şeffaf olun: İster bir bloğa yorum yazın ister blog yazarıyla iletişime geçin her zaman kim olduğunuz ve amacınızın ne olduğu konusunda açık olun. Edelman’ın son blog fiyaskosundan (linke gerek yok sadece Edelman’ın blog fiyaskosu diye aratın binlerce sonuç alırsınız) ve Comcast’in son suni kamuoyu oluşturma vakasından sonra müşteri adına başkası tarafından yazılan bir blog önermiyorum.

5. E-postalarınızı özelleştirin: Eğer 1. ve 2. maddelere gerekli önemi gösterirseniz blog yazarının ilgisini çekecek özelleştirilmiş e-postanın nasıl yazılacağını bilirsiniz. Kısa ve net olun, değerli bir şeyler sunun. Eğer daha fazlasını açıklama gereği duyuyorsanız o zaman PR 101′i tekrar baştan almalısınız.

6. Dilbilgisine dikkat edin: Eğer kişinin blog yazılarını okuduysanız yazarın cinsiyetini ve ismini öğrenmiş olmalısınız. Buna uygun hitap edin. Ve iyi bir dilbilgisine sahip olmak ne kadar doğru yazdığınızı gösterir.

7. Küçük blog yazarlarını önemsememezlik etmeyin: Asla hiçe saymayın. Onları kimin okuduğunu ve hikâyelerine link verdiğini asla bilemezsiniz.

8. Robert Scoble ve Shel Israel tarafından yazılan Naked Conversations adlı kitabı okuyun: Bu kitap blogların rolüne güzel bir bakış açısı sunuyor özellikle de iş ve müşteri söyleşileriyle. En azından “Yanlış ve doğru blog yazıları”yla ilgili bölümü okuyun.

4 maddeye göre blog yorumlarında halkla ilişkilerin rolünün hala emekleme aşamasında olduğuna inanıyorum. Blog yorumlarının bu sektörde çalışanlar ya da bu sektördeki uzmanlar tarafından yapılması gerektiğine inanıyor, PR ahalisinin takip edilecek gerekli bir dizi kural dâhilinde işin içine daha fazla girmesini düşünüyorum.

Sonunda, Naked Conversations iyi blogların gerçek niteliklerini gözler önüne serer: “Bunu yapmanın tek kuralı gerçek olmaktır. Eğer blog yazacaksanız özgün olun. Konuşmalarınızı şeffaf tutun. İnsanların kim olduğunuzu ve ne yaptığınızı bilmelerine izin verin.”

Kaynak: Webbiquity

SOSYAL MEDYA : İnternet Güvenliği ve Sosyal Medya Önlemleri


Tam Olarak İnternet Güvenliği Mümkün Değildir!

Hangi bilgi ve deneyim seviyesine sahip olursanız olun, tam güvenli internet kullanımı diye bir şey yoktur. Tüm güvenlik önlemlerine rağmen “kesin” internet güvenliği ve gizliliği mümkün değildir. Kesin güvenliğin olmamasının nedeni, internet yani www protokol sisteminin “merkezi” yapısıdır.

IP Zorunluluğu

IP adresi tanım olarak, Belirli bir ağa bağlı cihazların birbirini tanımak, birbirleriyle iletişim kurmak ve veri alışverişinde bulunmak için kullandıkları İnternet Protokolü (http) standartlarına göre verilen sayısal adrestir. (IP: Internet Protocol) www dünyasının merkezi yapısı, protokole giriş için IP kimliği/bilgisi zorunlu kıldığı için server ve istemci makinalar IP adres bilgisi olmadan iletişime giremez. İnternet ortamına IP üzerinden bağlanma zorunluluğu sebebiyle, güvenli ve gizli bağlanma kesin olarak sağlanamaz.

IP zorunluluğu, "güvenlik sorunu" demektir. Tüm noktalardan merkezi alana doğru IP üzerinden işlem gerçekleştiği için; istemci, internet servis sağlayıcı (ISS) ve servis (host-server) arasına başka sistem yada işlemler girebilmekte ve güvenlik zaafı yaşanmaktadır.

İnternet Güvenliği İçin Yapılması Gerekenler

1 – Gelişkin Şifre: İnternet güvenliği, en basit şekilde gelişkin şifre ile sağlanabilir. İçinde büyük, küçük harf ve sayılardan oluşan en az 12 haneli bir şifre düzenlemelisiniz. Her sosyal ağ yada mail hesabınız için farklı şifreler geliştirin, aynı şifre ile birden fazla ağa bağlanmak sizi, gizli takip yazılımları (ghost monitoring) karşısında güçsüz bırakabilir. Tabi ki en güncel anti-virüs yazılımını kullanmak gerekmektedir ama koruyucu yazılımların güvenlik başarısının en fazla %70 olduğunu akılda tutmak şartıyla!

2 – Güvenli Ağ Girişi: Temel olarak https tanımlaması olmayan ağ protokolüne girmeyin. Ağ protokolün sonunda yazan S, security yani güvenlik onayı anlamındadır ve interner browserınız ile istemci makinanız arasında ara bir yüzey/yazılım/uygulama hatta proxy olmadığını ve doğrudan bağlandığınızı gösterir. https onaylı bir site, önceden güvenlik olarak tanımlanmış ve kabul edilmiştir. http olan, security içermeyen sitelere dikkatli giriş yapınız, güvenli değildir.

Şifre Kırma ve Kripto sistemleri

Şifre oluşturma, geliştirme ve kırma yazılımları kripto algoritmaları ile üretilmektedir. Benzer şekilde hiçbir kriptolama sistemi yok ki, geliştirilmesin ve kırılmasın. Her kripto sistemi yüksek ihtimaller üzerine geliştirilir, karşı tarafta bu ihtimallerin sonsuzluğu üzerinden algoritma üretmektedir.

Siber Saldırılar

İnternetin merkezi ağ yapısı başta lamer (DDOS ve toplu saldırılar) ve hacker eylemler olmak üzere server-host ağlarını aktivist hareketler karşısında çaresiz bırakmaktadır.

RedHack ve Siber Aktivist Hareketler

RedHack ve benzeri siber aktivist gruplar, DDOS saldırıları ile başkalarının IP adresleri ile gizli saldırılar düzenlemektedir. RedHack ve benzeri oluşumların yaptığı siber aktivist eylemlerden, kanun nezdinde IP sahibi sorumludur. Bu sebeple bilmediğiniz kişilerin sizin IP üzerinden işleyeceği bilişim yada diğer suçlarda “sorumlu” ve “ilk şühpeli” sizsinizdir. Bu yüzden kablolu ve kabolosuz bağlantılarınınızın şifre ve güvenlik seviyesini en üst noktada tutmalı, düzenli kontrol etmelisiniz.

Kişisel Bilgilerin Saklanması ve Sosyal Medya Kullanımı

5651 Sayılı Kanun (İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun) ve yönetmeliklerinin getirdiği yaptırımlar dolayısıyle sosyal medya alanında, özellikle hasssas konularda (toplumsal değerler veya kişisel hak ve özgürlükleri kapsamında) içerik sunarken dikkatli olmanız gerekir.

Eğer kişisel özgürlük sınırlarını aşabilecek sertlikte yorum ve değerlendirme yapacak iseniz, belirsiz isim ve avatar ile kamuya açık alanlardaki kablosuz genel (wireless) IP noktalarından internet erişimi yapıp kendinisi ifade edebilir, kişisel bilgi ve kimliğinizi gizleyebilirsiniz.

Facebook ve Twitter Ortamında Kişisel Bilgiler

Ülkemizdeki #occupyGezi eylemlerinin ilk dönem organizasyonu ve büyümesinde en etkin faktör başta Twitter ve Facebook olmak üzere sosyal medya olmuştur.

Sosyal medya ağları, özellikle Facebook ve Twitter açık bir şekilde tüm kişisel bilgilerinizi saklar ve talep olduğu takdirde istenilen resmi kurum veya devlet organına bildirir. Sosyal medya ağlarının kişisel bilgilerinizi güvence altına alma gibi garantisi ve ilkesi yoktur, bu özellik açık veya muğlak bir şekilde ağların “kullanım ilkeleri” nde belirtilmektedir.

Sosyal Medya Hesaplarında Güvenlik Önlemleri

Sosyal medya ve sosyal ağlar geliştikçe buna bağlı olarak güvenli internet kullanımı da yeni sorunlarla karşılaşıyor. 2000’li yıllarda e-posta üzerinden geliştirilen hack saldırıları, artık sosyal medya ağları üzerinden insanları yakalamayı hedefliyor. Yüzde yüz internet güvenliği hiç kimse için mümkün değil (IT uzmanları dahil) ama bir dizi basit işlem ile sosyal medya hesaplarınızı daha güvenli hale getirebilirsiniz. İlk ve en önemli önlem, “güçlü parola kullanımı” olmalıdır.

İşletim Sistemi Güncellemesi

İşletim sisteminiz güncel değil ise, diğer internet koruma önlemleriniz yetersiz kalacaktır. Güncel olmayan bir işletim sistemi çökmeye ve saldırıya çok açıktır. Windows gibi işletim sistemine sahip iseniz, legal kurulum ve resmi web kaynağı üzerinde düzenli güncellemeler yaparak bilgisayarınızın “güvenlik kalkanı”nı güncel tutmalısınız. Diğer işletim sistemleri (MacOs, Linux) içinde “güncelleme” temel güvenlik önlemidir.

Güçlü Şifre Kullanımı

En çok kullanılan sosyal ağlar, yani Facebook ve Twitter için kesinlikle “güçlü şifre” kullanımı en önemli tedbir olacaktır. Güçlü şifre ve düzenli olarak şifre değişimi (örneğin 6 ayda bir ) en uygun çözümdür.

Siber korsanlar, casus yazılımlar (spyware, spam, worm, keylogger saldırıları) ile hesap şifrelerinize erişmeye çalışırlar. 123456, 1453, 1907 gibi bildik ve basit şifreler bu tarz “keylogger” yazılımları için en kolay saldırı şifreleridir. Bu sebeple ilk önce yapılması gereken şifrenizde mail adresinizin kelimelerini, isim ve doğum tarihi gibi bilgileri az yada karmaşık olarak kullanmaktır. Örneğin “1923” gibi basit bir şifreleme casus yazılımlar için otomatik algoritma denemeleri ile kolayca ele geçirilebilir. Bu şifreyi güçlü kılmak için yapılması gereken basit ve açıktır.

Güçlü şifre için büyük harf, küçük harf, rakam ile birlikte “altçizgi, tırnak işareti, nokta” gibi özel karakterler kullanmak, hesabınızı daha güvenli kılacaktır. Şifrede isminiz yerine çağrışım ile size özel kelimeler kullanmanız önemlidir. Örneğin: “Ahap_1923”TR-” gibi görüldüğü üzere şifre, hem büyük ve küçük harf hem de rakam ve özel karakterlere sahip olabilir. Şifrenin en az 16 karakter ile oluşturulması, casus yazılımların deneme-yanılma faktörünü zorlayacaktır.

Gelişkin bir şifre oluşturduktan sonra, bir süre hiç bir yere not almadan şifrenizi kullanmalısınız. Şayet gelişkin şifreyi, “not tutucu” üzerinden kullanmaya devam ederseniz, notun kaybolması durumunda kendinizi hacklemiş olursunuz.

Diğer önemli bir konu, her sosyal ağ için aynı mail ve şifreyi kullanmamaktır. Şayet Facebook mail ve şifreniz Twitter içinde aynı ise, bir hack durumunda tüm hesaplarınızı kaybedilirsiniz, bu sebeple kullandığınız her ağ için ayrı şifre geliştirmek doğru bir yöntemdir.

HTTPS Ağından Olmayan Güncellemeleri Kullanmayın

Chrome, Adobe Flash gibi güncellemelerinizi yaparken dikkatli olmalısınız. Bu güncellemeler sisteminiz için gereklidir ama aynı zamanda çok sık kullanılan bir crack-spam tekniği de bu alanda gerçekleşmektedir. Birçok casus yazılım, kendini Google Chrome eklentisi ya da Adobe Flash güncellemesi olarak sahte arayüz ile size tanıtmaktadır. Bu sebeple bu tarz ileti aldığınızda kaynağın internet güvenlik protokolü “HTTPS” ön tanımlı resmi site olmasına dikkat edin. https, güvenli internet iletişim katmanıdır, web sitesinin "resmi" olarak güvenli olduğunu belirtir. htpps sahibi sitelerin URL çubuğunda, “yeşil güvenlik barı” bulunur. Bu bara sahip olmayan sitelerden gelen iletileri dikkate almayın, tıklamayın.

Bilinmeyen Dosyaları İndirmek

Güvenli olmayan kaynaklardan gelen “plug-in indir, eklenti yükle” gibi uyarılar tehlikeli olabilir. Güvenliği konusunda fikir sahibi olmadığınız bu iletileri tıkladığınızda, bilmeden bir crack dosyasını bilgisayarına indirebilir ve kişisel bilgilerinizi kaybedebilirsiniz. Farklı sahte arayüz ve içerik ile sosyal medya üzerinden size ulaşan casus uygulamalara karşı dikkatli olmalısınız.

Sosyal Medya Uygulamaları (Aplikasyonlar)

Başta Facebook ve Twitter olmak üzere sosyal ağlar, birçok uygulamayı sistemlerine entegre etmektedir. “3. parti yazılımlar” diyebileceğimiz bu uygulamalar, sizin sosyal medya ve kişisel bilgilerinize, e-mail listenize erişim talep etmektedir. Tabi ki Facebook üzerinde bildiğiniz kurumsal bir firmanın uygulaması güvenilir olabilir ama bilmediğiniz, test edilmemiş uygulamalar hem Facebook için yazılım açığıdır, hem de kişisel hesabınızı yöneltebilecek fake (sahte) içerikler ile arkadaş listenize sızmaya çalışabilir. Bu konuda yapılacak en doğru çözüm, sosyal medya ağları üzerinde bilmediğiniz uygulamaları kapamak hatta Facebook gibi yazılım açığına teknik olarak müsait medyalarda hiç uygulama kullanmamaktır.

İnternet güvenliği için Anti-Logger

Güncel ve tam donanımlı bir anti-virüs programı bilgisayarınızı belli bir noktaya kadar koruyacaktır. Buna ek olarak, spyware, spam, worm, keylogger saldırılarına karşı bir “anti-logger” yazılım kullanmanız gerekebilir.

Ekran kaydını koruma ve klavye vuruşlarını şifreleme teknolojisi ile çalışan başarılı bir anti-logger yazılımı, şifre ve mail bilgilerinizi siz yazarken dönüştüreceği için etkin bir koruma yöntemidir. Güncel bir anti-virüs ve anti-logger programını bir arada kullanmak, internet güvenlik optimizasyonu için yeterlidir.

Ahmet Usta

http://sosyalmedyamacerasi.blogspot.com

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İran Analiz

İran-Şii Jeostratejisi ve Dünya Genelinde İran Destekli Şii Örgütler, İran-Şii Lobisine Dair Bilgiler

İç Savaş

Strateji - Taktik - Savunma

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: