Etiket arşivi: abdullah öcalan

MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ : ‘Düeti Öcalan’la Başbakan yapsın’


MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Barzani’yle buluşacak Başbakan Erdoğan’ı, “Aralarındaki platonik aşkı bitirsinler, aracılarla görüşmek yerine Öcalan’la Diyarbakır’da düete çıksalar, belki daha çok renkli olacak” sözleriyle eleştirdi.

ANKARA– Oktay Vural, Türkiye Sürücü Kursları ve Eğitimcileri Konfederasyonu’nun (TÜSEKON) Antalya Çalıştayı’na katıldı. Çalıştayın açılış oturumunda konuşan Vural, çeşitli illerden gelen sürücü kursu sahiplerinin yoğun ilgisiyle karşılaştı.

Başbakan Erdoğan’ın, Barzani ile Cumartesi günü Diyarbakır’da yapacağı görüşmeyi DHA’ya değerlendiren MHP Grup Başkanvekili Vural, “Neden Diyarbakır? Sayın Başbakan’ın çözüm sürecini taçlandırmak amacıyla Barzani’yle buluşması kadar utanç verici söz olabilir mi? Bu şunu ortaya koymaktadır ki, çözüm süreci Türkiye’yi bir federasyona götürerek, Kuzey Kürdistan oluşturma projesini taçlandırmak amacıyla yapılıyor” diye konuştu.

TÜRKİYE’NİN BAĞIMSIZLIĞINA KALKIŞMA

Buluşmanın ulus ve millet ötesi bir takım oluşumlara zemin hazırlığı olduğunu iddia eden Oktay Vural, “Türk milletinin yetkilendirdiği bir Başbakan, kendi ifadesiyle Türkiye’nin bir sorunu var ise Barzani eşbaşkanlığında mı çözecek” dedi. Cumartesi günü saat 18.00′de gerçekleşecek buluşmanın, bir yabancı devlet adamının Türkiye’nin iç meselelerine ortak haline dönüştürülmesi olduğunu savunan Oktay Vural, “Türkiye’nin bağımsızlığına karşı bir kalkışmadır ve üniter devlet yapısını gözardı etme anlayışının bir tezahürüdür” dedi.

Başbakan Erdoğan’ın 2004 yılında “Diyarbakır’ı Büyük Ortadoğu Projesi’nin yıldızı yapacağım” dediğini belirten MHP Grup Başkanvekili Vural, şunları söyledi: “Büyük Ortadoğu Projesi de 4 parçalı Kürdistan’ı oluşturma projesi olduğuna göre, bugün Başbakan açıkçası Diyarbakır’a Kuzey Kürdistan merkezi olarak siyasi bir anlam vermiştir. Türkiye’de siyasi bir tek merkez vardır, o da başkent Ankara’dır. Türkiye Cumhuriyeti devletinin bu noktaya düşürülmesi kadar üzüntü verici bir şey olabilir mi? Esef verici bir durumla karşı karşıyayız. Siyasal Kürtçülük iç ve dış boyutlarıyla AKP’nin yol haritası olmuştur.”

BDP İLE YARIŞ

Bu anlayışın Kürtleri Türk milletinin ve devletinin parçası olmaktan koparacağını, bu senaryonun da tüm boyutlarıyla uygulamada olduğunu iddia eden Vural, “Türkiye Cumhuriyeti devletinin milli devlet, üniter devlet yapısını ortadan kaldırmaya yönelik işbirliği amaçlandığı nettir. Başbakan, bir taraftan Öcalan ve Kandil aracılığıyla PKK’nın siyasi kanadı olma yolunda BDP ile yarışırken, dışarıda da Barzani’yi kullanarak Büyük Ortadoğu Projesi’ni gerçekleştirme yoluna gitmiştir” diye konuştu.

ÖCALAN- ERDOĞAN DÜETİ

MHP Grup Başkanvekili Vural, Diyarbakır’da gerçekleşecek buluşmayla Türkiye sınırları içinde Kuzey Kürdistan adıyla belli bir özerklik alanı oluşturma ortaklığının sağlanacağını savundu. Vural, Başbakan Erdoğan’a yönelik eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü: “Aralarındaki platonik aşkı bitirsinler, aracılarla görüşmek yerine Öcalan’la Diyarbakır’da bir düete çıksalar belki daha çok renkli olacak.” (DHA)

Reklamlar

TERÖR : APO PİÇİNİN AVUKATINDAN İTİRAFLAR


APO’NUN AVUKATINDAN TRAFLAR.pdf

ARAŞTIRMA DOSYASI : AİHM’in “Sayın Öcalan”(!) Kararı


Prof. Dr. Hakan Taşdemir

htasdemir

18 Temmuz 2008’de, 19 kişi, Halfeti Cumhuriyet Savcılığı’na "Ben de Sayın Abdullah Öcalan diyorum ve kendimi ihbar ediyorum" ifadelerini içeren dilekçeler vermişti.

Bunun üzerine söz konusu kişiler hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 53. ve 215. maddeleri çerçevesinde dava açılmış ve 2 ay 15 gün hapis cezası verilmiştir.

Söz konusu kişiler bu hapis cezası kararını 2009 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne götürmüşlerdir.

Davacılar Abdullah Öcalan’a "sayın" demeleri sebebiyle cezaya çarptırılmalarının ifade özgürlüğünün ihlali olduğunu iddia etmiştir.

Davalı Türk hükümeti; PKK’nın uluslararası alanda terör örgütü kabul edildiğini ve Abdullah Öcalan’ın da bu örgütün lideri olduğunu, Öcalan ismiyle örgütün özdeşleşmiş bulunduğunu, bu sebeple böyle bir şahsı övücü ifadeler kullanmanın kendisinin eylem ve suçlarını övmek manasını taşıyacağını ileri sürmüştür.

Geçtiğimiz günlerde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bu davaya ilişkin kararını açıkladı:

Oybirliği ile alınan kararda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, şiddet çağrısı ya da terör örgütü lehine propaganda bulunmadığı gerekçesiyle davacıları haklı Türkiye’yi ise haksız buldu.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ifade özgürlüğünü kısıtlamayı gerektirecek açık ve acil bir tehdidin bulunmadığını da ifade etmiştir. Mahkeme Türk yargı organlarının hapis cezası verirken dayandığı/dile getirdiği gerekçelerin ifade özgürlüğünü kısıtlamak için yeterli ve uygun olmadığını da dile getirmiştir.

Sonuçta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Türkiye’nin davacılara, maddi ve manevi tazminat olarak, mahkeme masraflarıyla birlikte 60.660 avro ödemesine hükmetmiştir.

Bu davayla ve verilen kararla ortaya çıkan hususların bazıları şunlardır:

– Bu tür davalarda/konularda kıstas "şiddet"tir.

– "Şiddet içermeyen" her görüş ve eylem yasaldır ve ifade özgürlüğünün içerisindedir.

– Kısıtlayıcı ve güvenlikçi yaklaşımlar muteber değildir.

– Bireyi merkeze alan yaklaşımlar devleti merkeze alan yaklaşımlardan daha öndedir.

– Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bu konudaki tavrı ve görüşü nettir. Zira karar oybirliğiyle alınmıştır.

CUMHURİYET HALK PARTİSİ : Hamzaçebi’den ‘Sayın Öcalan’ gafı


Katıldığı bir canlı yayınında gündemi değerlendiren CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Abdullah Öcalan’dan bahsederken "Sayın Öcalan" dedi.

Hamzaçebi, "CHP, Suriye tezkeresindeki tavrını, Irak tezkeresinde de gösterecek mi?" sorusuna çöyle cevap verdi:

"Biz Suriye tezkeresine hayır diyeceğiz bir kere. Bugüne kadar olan Irak tezkerelerine biz, evet oyu verdik. Çünkü Kuzey Irak’tan Türkiye’ye bir terör saldırısı var. Ama şimdi hükümet terör örgütüyle bir masada müzakere yürütüyor. Sayın Öcalan’la sayın Başbakan bir.. "Sayın Öcalan dedim ama (güldü)" dedikten sonra düzeltti.

FETULLAH GÜLEN DOSYASI : Öcalan’dan Fethullah Gülen’e mesaj


KCK Eşbaşkanı Cemil Bayık, cemaatle sorunların çözümü için Öcalan’ın Gülen’e mesaj gönderdiğini söyledi.

KCK Eşbaşkanı Cemil Bayık, Fethullah Gülen’i eleştirdi çözüm sürecini sabote etmekle suçladı. Ellerinde bulunan belgelerde, Türkiye’deki bazı tutuklamalar ve mahkumiyetlerin arkasında bu hareketin bulunduğunu iddia eden Bayık, cemaatle bazı temaslarının bulunduğunu Öcalan’ın da uzlaşma için mesaj gönderdiğini söyledi.

İMC Televizyonu’nda "çözüm süreciyle" ilgili soruları cevaplayan PKK’lı Bayık, cemaati çözüm sürecini sabote etmekle suçladı. Kamuoyunda, çözüm süreciyle ilgili Fethullah Gülen’e ilişkin bazı iddiaların yer aldığını söyleyen Bayık, cemaatin çözümden yana olmadığını ileri sürdü. Bu konuda ellerinde bazı bilgilerin bulunduğunu da söyleyen Bayık, Gülen’in PKK’nın ezilmesinden yana olduğunu söyleyerek şöyle konuştu:

"Pratikte de bizim karşılaştığımız bazı belgeler var. Onlara yakın kesimlerin açıklamaları, köşe yazıları var. Bir çok konuda çözümden taraftarı olmadığı görülmektedir. PKK’nın ezilmesini istediği ortadır."

"GÜLEN PKK’YA NEDEN KARŞI?"

Fethullah Gülen’in çözümden yana olmamasının kendisine göre iki önemli nedeni bulunduğunu söyleyen Bayık, cemaatin uluslararası örgütlerle işbirliğinde olduğunu iddia etti. Bayık şunları söyledi:

"Bana göre iki nedeni olabilir. Gülen cemaati söylemde Müslüman pratikte bunu esas almayan bir hareket. Ekonomik ve siyasal anlamda İslamı kullanıyor. İkincisi ise Gülen hareketinin geçmişidir. Sovyetler döneminde yapılanlar var. Antikominist hareketi destekleyen bir hareketttir. Dolayısıyla öteden beri Sovyet düşmanlığı, sosyalizm düşmanlığı yapan bir geçmişi var. 12 eylülü destekleyen bir yaklaşımı var. Yani tüm darbelerin arkasında duran bir yapısı var. Uluslararası bazı güçlerle hareket eden bir hareket. Böyle bir düşüncenin çözüm sürecine yaklaşması mümkün değildir. Çözümden yana gözüküp, çözümü engelliyorlarsa bundan hem Müslümanlığı esas almadıkları hem de uluslararası kapitalist sistemle bağlantılı olmalarına bağlıyorum."

"ELİMİZDE BELGELER VAR"

Çözüm sürecinin sabote edilmesiyle ilgili ellerinde çeşitli belgelerin bulunduğunu söyleyen Bayık, kendisine güvenen gazetecilere bu belgeleri vereceklerini duyurduklarını ancak kimsenin buna cesaret edemediğini ileri sürdü. Bayık, çözüm sürecindeki bazı tutuklamaların arkasında da cemaatin bulunduğunu iddia etti. İşte Bayık’ın o sözleri:

"Bizim elimizde bazı belgeler var. Kendisine güvenen gazeteci varsa bu belgeleri verebileceği açıklandı. Bu belgeleri kimse alamadı. Gülen cemaatin Kürdistan’da hareketimizi yönelik, demokratik siyasete yönelik toplantıları var. O toplantılarda alınan kararlar ve gerçekleştirdikleri pratikler var. Gözüküyor ki bazı tutuklamalar onların iradesinde gerçekleşiyor. Çözüm isteyen bir güç tam da çözüm döneminde bunu sabote edecek tutumlara girmemeleri gerekiyor. Tam bu sırada tutuklamalamar gerçekleşiyor. "

"ÖCALAN MESAJ GÖNDERDİ"

Sorunların çözülmesi için taraflar arasında bazı görüşmelerin olduğunu ve cemaatle sorunları çözmek istediklerini anlatan Bayık, üstü kapalı tehdit etti. "Bize kim karşı durur ve mücadele ederse, savunma hakkımızı kullanırız" diye konuşan Bayık, "Cemaatle mücade edecek misiniz" sorusuna ise bu konuda ayrım yapmayacaklarını kaydetti. Bayık, cemaatle sorunların çözülmesi için Öcalan’ın da Gülen’e mesaj gönderdiğini söyledi.

Gülen grubunun Rojova’da bazı silahlı grupları Türkiye ile birlikte destek verdiğini de iddia eden Bayık, savaşanlara yine aynı gruplar tarafından para dağıtıldığını ileri sürdü. İşte Bayık’ın o ilginç sözleri;

"Rojova’da mücadele eden örgütler, basına açıklama yapıyorsa bunu ciddiye almak gerekiyor. Yoksa neden asılsız şeyleri basına sunsunlar ki. Bu onların bilgileridir bişey diyemem. Bizim aldığımız bilgilere bu savaşı Türkiye hükümetinin finanse ettiğidir. Fethullah Gülen’in bu savaşın içerisinde yer aldığını düşünüyoruz. Bizzat, onların kurumlarının çeşitli ülkelerden gelenlere, 5 bin dolar maaş verdiği konusunda bilgiler var. Bunlar basına yansıyon hususlardır. İstanbul’a getirdikleri, her türlü desteğin verildiği hatta onların örgütlenmesine kadar bu savaşı yürüttükleridir. Zaten öyle olmasa bunlar savaşı yürütümezler böyle bir güçleri yok.

TERÖR : MİT paketi önce Öcalan’a götürdü


MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın önümüzdeki günlerde kamuoyuna açıklayacağı demokratikleşme paketinin, önce MİT tarafından İmralı’da Abdullah Öcalan’a götürüldüğünü iddia etti.

MHP’nin ‘Milli Değerleri Koru ve Yaşat’ mitinglerinin 6’ncısının bugün düzenleneceği Elazığ’da konuşan Oktay Vural, şunları söyledi:

ÖCALAN’IN İSTEDİKLERİ OLUYOR

“Türkiye Cumhuriyeti devletinin bütünlüğü olduğu gibi AKP bu süreçte bütün iradesiyle Öcalan’a teslim etmiştir. Öcalan’ın ipiyle hareket etmektedir. Ve bugün geldiğimiz bu noktada maalesef Milli İstihbarat Teşkilatı, bakanlar kurulunun hazırlayacağı demokratikleşme paketini önce Öcalan’a götürüyor. Bundan daha utanç verici bir şey olabilir mi? Bir terör örgütünün demokratikleşme paketiyle ne alakası olabilir? Görülmektedir ki bu süreç içerisinde Öcalan ikna olmuş.

Böyle bir rezalet olabilir mi? Başbakan saki. Kendi içerim dediği baldıran zehrini, millete pazarlıyor. Bu nasıl bir demokrasidir ki, hükümeti eleştiren gazeteciler içeri atılıyor, işten ediliyor. Düşünce, ifade hürriyeti yok, medya özgürlüğü yok. Demokratik ve barışçıl eylemlere müdahale var. PKK’nın istekleri ve talepleri için, başörtüsünü örtü olarak kullanmayın. Çözüm ve barış olarak ileri sürülen bu yaklaşım sadece ve sadece Öcalan’ın istek ve arzularını yerine getirme sürecine dönmüştür. Başbakan herşeye ‘ama’ diyor. PKK’yı Başbakan’ın ‘ama’larıyla mama gibi besliyorlar.”

TERÖR : “Erdoğan ile Öcalan pazarlık yapıyor”


Kılıçdaroğlu, CHP Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal ile Başkent Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi gören eski bakanlardan Ali Rıza Uzuner’i ziyaret etti.

Ziyaret sonrası gazetecilere açıklamalarda bulunan ve soruları yanıtlayan Kılıçdaroğlu, Demokratikleşme Paketini Değerlendirme Toplantısı’nın gelecek haftaya ertelenmesinin nedeninin, BDP’nin İmralı’ya yapacağı ziyaret olduğu yönündeki iddiaların hatırlatılıp, "Sizin bu konuya bakış açınız nedir" diye sorulması üzerine, "Daha önce söylemiştim; masanın bir ucunda Abdullah Öcalan, diğer ucunda da Recep Tayyip Erdoğan var. İkisi görüşüyorlar, pazarlık yapıyorlar" dedi.

Paketten, toplumun bilgisi olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Nasıl bir demokratikleşme paketi bilmiyoruz. Türkiye’de demokratikleşecek ama Türkiye halkının bundan haberi yok. Böyle bir demokrasi anlayışını biz kabul etmiyoruz. Eğer demokratikleşme olacaksa bu paketin kamuoyuna açıklanması, tartışılması, düşünürlerin, sivil toplum kuruluşlarının görüşlerini bildirmesi gerekir. Öyle anlaşılıyor ki bunlar kendi aralarında oturdular, pazarlık yaptılar. Bir iki noktada kuşkular var onları da gidecerecekler, apar topar Parlamentodan geçirip yasalaştıracaklar ve böylece Türkiye demokratikleşmiş olacak.

Türkiye’nin demokratikleşmesinin önündeki engel 12 Eylül askeri rejiminin getirdiği yasalardır. Bu yasalar değişmeden Türkiye’de sağlıklı bir demokrasi olmaz. Kendi düşüncesine göre Seçim Yasası’nı değiştirip, ‘acaba ben vatandaşın başka partilere verdiği oylarla kendime nasıl milletvekili çıkarırım’ bunun arayışı içine girerse bunlar doğru olmaz."

"Çocukları siyasete malzeme etmek hiç doğru değil"

Kılıçdaroğlu, "BDP’nin anadilde eğitim olmadığı için okullarda boykot çağrısı var. Siz bu çağrıyı nasıl buluyorsunuz" sorusunu "Doğru bulmuyorum. Hele hele çocukları siyasete malzeme etmek hiç doğru değil. Bunlar bizim çocuklarımız. O çocukları alıp, siyasete malzeme etmenin bir anlamı yoktur" diye yanıtladı.

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: