Etiket arşivi: reyhanlı saldırısı

REYHANLI SALDIRISI : Vatandaşın canının alınması devlet sırrı değildir


İki bomba, resmi rakamlara göre 51 yurttaşın canına ve 146 yurttaşın yaralanmasına sebep olmuştu. Reyhanlı’daki bombalı saldırıların ardından 2 aydan uzun zaman geçti. Yine resmi kaynaklara göre olayın failleri yakalandı fakat olayla ilgili ne olup bittiği saygıdeğer devlet yetkililerimizce halkın bilmemesi gereken konulardan. Bu konu en baştan ‘devlet sırrı’ olarak kabul edildi ne de olsa.

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) patlamadan önce gizli ibareli bir belgeyle olayların olabileceğini Hayat İl Jandarma Komutanlığı’na bildiriyor. Ama sanırım komutanlık ve konuyla ilgili diğer kurumlar bu devletin birimi değil ve çok iyi sır tutabiliyorlar. Sırf devlet sırrı olan bu belgeler nedeniyle hiç harekete geçmiyorlar, hiçbir önlem almıyorlar. Sonrasında Reyhanlı’da bombalarla beraber gönüllerde infilak ediyor.

Tüm bu süreçteki yazışmaları hacker grubu Redhack kamuoyuna sundu. Ardından ise olaylarda ihmali bulunanlar değil belgeleri Redhack’e sızdırdığı iddia edilen Er Utku Kalı tutuklandı. Yani devletimize göre 51 canın yitirilmesinde ihmali bulunan ve göz yumanlar sütten çıkmış ak kaşık, bunun kamuoyuna yansıması casusluk suçu.

Sırf bu belgelerin ortaya çıkmasıyla köşe sıkışan birimlerin 20’li yaşlardaki birini kurban seçmesidir bu olayın özeti. Devlet en az bombacılar kadar suçlu olan ihmalkarların peşine düşmek yerine belgeleri sızdırdığını iddia ettiği bir genci 25 yılla yargılamayı uygun görmektedir. Bunun anlamı ölen kişilerin neden öldüğü kamuoyunu ilgilendirmez demektir.

Madem ki bu devlet sırrı olarak kabul görüyor benim de aklıma daha vahim şeyler geliyor o zaman. Mesela birisi çıkıp belgeriyle birlikte "Gezi Parkı Direnişi sırasında Ankara’da polis kurşunuyla ölen/yaralanan Ethem’in dışında başkaları da var" dese ya da "Eskişehir’de faşit polis ortaklığıyla dövülerek öldürülen Ali İsmail’in dışında kişiler de var" dese ve bunların kayıp kişiler olduğunu kesin olarak ispat etse vatan haini olarak derhal içeri alınacak demek ki.

Devlet bu konuda düştüğü komik durumdan sıyrılarak Umut Kalı’nın özgürlüğüne kavuşmasını sağlamalı ve olayda ihmali bulunanları derhal yargılamalıdır. Bir gencecik fidanı daha hayattan koparmaya devlet dahi hiç kimsenin ya da kurumun hakkı yoktur. Devlet "yok illaki bu genç ceza alacak" derse, yaşı büyütülüp idam edilenler döneminden bugünün ne farkı kalır?

Reklamlar

ARAŞTIRMA DOSYASI : Reyhanlı Saldırısı ve Türkiye’nin Suriye İkilemi


Reyhanl Saldrs ve Trkiye’nin Suriye kilemi.pdf

REYHANLI SALDIRISI : O jandarma tutuklandı


Redhack grubunun yayınladığı Jandarma İstihbaratı belgelerini sızdırdığı iddiasıyla gözaltına alınan er M.U.K. tutuklandı.

HATAY’ın Reyhanlı İlçesi’nde 51 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırıyı yapanlarla ilgili Redhack grubunun yayınladığı Jandarma İstihbaratı belgelerini sızdırdığı iddiasıyla gözaltına alınan er M.U.K. tutuklandı.

Utku’nun avukat ablasından mesaj

Kızıl Hackerlar olarak bilinen bilgisayar korsanları grubu Redhack’ın, iki gün önce Jandarma İstihbarat Daire Başkanlığı’na ait Reyhanlı saldırısıyla ilgili belgeleri Twitter üzerinden yayınlanması üzerine soruşturma başlatıldı. Redhack grubunun Jandarma Komutanlığı’nın sitesini hacklediği iddiaları yalanlanırken, belgelerin Amasya Jandarma Komutanlığı’nda vatani görevini yapan er tarafından cep telefonuyla görüntülenerek sızdırıldığı ileri sürüldü.

Bunun üzerine Amasya Jandarma Komutanlığı’nda başlatılan soruşturmada yazıcı olarak görev yapan 2 er gözaltına alınarak Sivas’daki Askeri Savcılığa sevk edildi.

Sorgularından sonra erlerden birinin olayla ilgili olmadığı belirlenirken, er M.U.K. ise tutuklanma istemiyle Sivas’taki 5’inci Er Eğitim Tugayı Komutanlığı Askeri Mahkemesi’ne çıkarıldı. Sorgusunda susma hakkını kullandığı belirtilen ve Redhack grubu üyesi olduğu ileri sürülen M.U.K. tutuklanarak Askeri Cezaevi’ne konuldu.

Redhack adını kullanan hacker grubunun 2 gün önce Reyhanlı patlaması ile ilgili Jandarma İstihbarat’ın hazırladığı belgeleri yayınlaması üzerine başlatılan soruşturma üzerine Amasya’da 2 er gözaltına alınmıştı.

U.K.’nın Balıkesir’de haberleşme bölümünde okuduğu ve cep telefonları için destek sağlayan ‘cihaz destek’ adıyla bir Facebook hesabı kurduğu öğrenildi.

REYHANLI SALDIRISI : İŞTE MİT-EMNİYET İSTİHBARAT PAYLAŞIM SÜRECİ


Milliyet, MİT’in Reyhanlı faillerini 5 aydır takip ettiğini, Emniyet’e ise istihbaratı, ihbarcının Hatay Emniyet’e konuşmasının ardından bildirdiğini yazdı.

Milliyet, Reyhanlı’daki patlamalarla ilgili MİT ve Emniyet’in istihbarat paylaşım süreci hakkında yeni bilgilere ulaştığını yazdı ve sürecin aşamalarını sıraladı:

1- 9 Mayıs’ta sabah saatlerinde Hatay Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne gelen Mehmet G., Reyhanlı saldırısıyla ilgili ihbarda bulundu.

2- Hatay İl Emniyet Müdürlüğü, aynı gün hem Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığı’nı hem Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığı’nı hem de Hatay’daki ilgili kurumları bilgilendirdi.

3- Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığı, aynı gün saat 16.00’da yurt genelindeki istihbarat şube müdürlüklerine, “Suriye Kaynaklı Ülkemizde Eylem Arayışı” konulu yazıyı gönderdi.

4- Aynı gün gece saatlerinde Ankara Emniyet Müdürlüğü, Mehmet G.’nin Ankara’da yapılması planlanan eylemle ilgili ayrıntılı bilgi vermesi üzerine, kendisine bağlı birimleri uyardı.

5- İhbarla ilgili Hatay’da yoğun çalışmalar başlatılırken, MİT Hatay Bölge Başkanlığı, 10 Mayıs günü saat 20.24’te Hatay Emniyet Müdürlüğü’ne gizli yazı gönderdi.

6- MİT’ten gelen bilgi üzerine Hatay Emniyet Müdürlüğü, gelen bilgileri aynı gece yeniden Ankara’daki İstihbarat Dairesi Başkanlığı’na bildirdi. MİT’in ise eylemi gerçekleştiren zanlıları yaklaşık 5 ay önce şüpheli bularak takibe aldığı ve telefon dinlemeleri yaptığı öne sürüldü.

İşte Milliyet’in o haberi:

9 Mayıs’ta Mehmet G.’nin verdiği bilgiyle harekete geçen MİT’in, Reyhanlı’daki patlamalardan bir gece önce saat 20.24’te saldırı olacağı konusunda, emniyete bilgi verdiği ortaya çıktı.

Hatay Reyhanlı’da 52 kişinin yaşamını yitirdiği terör saldırısından bir gece önce MİT’in, saat 20.24’te saldırı olacağı konusunda bilgi verdiği tespit edildi. Olayın ardından kamuoyunda başlayan “istihbarat paylaşımı yapılmadığı” yönündeki tartışmalar sonrasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla harekete geçen Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun, İçişleri Bakanlığı’ndan bir Mülkiye Başmüfettişi’nin de katılımıyla oluşturduğu müfettiş heyeti çalışmalarına başladı. Müfettişler, Başbakanlık Teftiş Kurulu’nca verilen “inceleme” onayı sonrasında MİT ve emniyet kaynaklarından olayı araştırırken, Milliyet, yeni bilgilere ulaştı.

İlk bilgi 9 Mayıs’ta

İstihbarat süreci, Reyhanlı saldırısıyla ilgili ilk bilginin 9 Mayıs’ta sabah saatlerinde Hatay Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne gelen Mehmet G.’nin verdiği bilgiyle başladı. Bilginin “ciddiyeti” üzerine harekete geçen Hatay İl Emniyet Müdürlüğü, aynı gün hem Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığı’nı hem Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığı’nı hem de Hatay’daki ilgili kurumları bilgilendirdi.

Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığı, aynı gün saat 16.00’da yurt genelindeki istihbarat şube müdürlüklerine, “Suriye Kaynaklı Ülkemizde Eylem Arayışı” konulu yazıyı gönderdi.

Aynı gün gece saatlerinde Ankara Emniyet Müdürlüğü, Mehmet G.’nin Ankara’da yapılması planlanan eylemle ilgili ayrıntılı bilgi vermesi üzerine, kendisine bağlı birimleri uyardı. Cuma sabahından itibaren Ankara’da yoğun güvenlik önlemleri alınmaya başlanırken, il genelindeki kamera kayıtları inceleme alındı.

1 gün sonra eylem

İhbarla ilgili Hatay’da yoğun çalışmalar başlatılırken, MİT Hatay Bölge Başkanlığı, 10 Mayıs günü saat 20.24’te Hatay Emniyet Müdürlüğü’ne gizli yazı gönderdi. Hatay’da polise gelen ihbarda sadece isimlerin yer almasına karşın MİT’ten gelen yazıda, aynı isimlerin yanı sıra bu isimler ve bağlantılı oldukları bazı kişilere ait telefon numaralarına yer verildiği görüldü. MİT’ten gelen bilgi üzerine Hatay Emniyet Müdürlüğü, gelen bilgileri aynı gece yeniden Ankara’daki İstihbarat Dairesi Başkanlığı’na bildirdi. Daire Başkanlığı, telefon numaraları ve isimler üzerinde çalışmalarını yürütürken, 11 Mayıs’ta saat 13.30 ve 13.35 sıralarında Reyhanlı’da iki bombalı araç eylemi birden yaşandı. MİT’in ise eylemi gerçekleştiren zanlıları yaklaşık 5 ay önce şüpheli bularak takibe aldığı ve telefon dinlemeleri yaptığı öne sürüldü.

Güler: Haberim olmadı

İçişleri Bakanı Muammer Güler, saldırıyla ilgili istihbaratın olaydan 3 gün önce alındığı açıklaması için “Haberim olmadı” dedi.

Milliyet, ihbar metnine ulaştı

Milliyet, Hatay Emniyet Müdürlüğü’ne yapılan ihbarın tam metnine ulaştı. İhbarcı Mehmet G.’nin yaptığı ihbarla ilgili hazırlanan yazıda şunlar sıralandı:

– Ankara’da bombalama olayı hazırlığı içinde olan şahıslardan Tamer D. isimli şahsı kendi aracıyla Yayladığı Sınır Kapısı’na kadar getireceği, buradan da Tamer’i Nasır E. isimli şahsın gelip alacağı ve daha önceden bombalama eylemi için hazırlanan araçların olduğu yere götüreceği, bombalama işinde kullanılmak üzere 2 adet 100’lük transit minibüs alındığı, bu araçlara Harbiye’de Mehmet G. isimli kaportacıda gizli bölmeler yapıldığı.

– Bir hafta kadar önce 25-30 kiloluk paketler içerisinde toplam 1000 kilogram kadar C-3 bomba malzemesinin Samandağı’ndan denizyolu ile Hatay Harbiye beldesine getirildiği bombaların araçlara yüklenerek Nasır E. ve Yusuf N. ile Ankara’ya hareket edeceği.

– Ankara’da Kocatepe Camii olarak belirtilen hedefin bir AVM olarak değiştirilebileceği ve cuma günü bombaların Ankara’da patlatılacağı, Lazkiye’den yüklenen bombaları gördüğü.

Milliyet

REYHANLI SALDIRISI : MİT yazısı saldırıdan 17 saat önce geldi !


9 Mayıs’ta Mehmet G.’nin verdiği bilgiyle harekete geçen MİT’in, Reyhanlı’daki patlamalardan bir gece önce saat 20.24’te saldırı olacağı konusunda, emniyete bilgi verdiği ortaya çıktı

Hatay Reyhanlı’da 52 kişinin yaşamını yitirdiği terör saldırısından bir gece önce MİT’in, saat 20.24’te saldırı olacağı konusunda bilgi verdiği tespit edildi. Olayın ardından kamuoyunda başlayan “istihbarat paylaşımı yapılmadığı” yönündeki tartışmalar sonrasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla harekete geçen Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun, İçişleri Bakanlığı’ndan bir Mülkiye Başmüfettişi’nin de katılımıyla oluşturduğu müfettiş heyeti çalışmalarına başladı. Müfettişler, Başbakanlık Teftiş Kurulu’nca verilen “inceleme” onayı sonrasında MİT ve emniyet kaynaklarından olayı araştırırken, Milliyet, yeni bilgilere ulaştı.

İlk bilgi 9 Mayıs’ta

İstihbarat süreci, Reyhanlı saldırısıyla ilgili ilk bilginin 9 Mayıs’ta sabah saatlerinde Hatay Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne gelen Mehmet G.’nin verdiği bilgiyle başladı. Bilginin “ciddiyeti” üzerine harekete geçen Hatay İl Emniyet Müdürlüğü, aynı gün hem Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığı’nı hem Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığı’nı hem de Hatay’daki ilgili kurumları bilgilendirdi.

Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığı, aynı gün saat 16.00’da yurt genelindeki istihbarat şube müdürlüklerine, “Suriye Kaynaklı Ülkemizde Eylem Arayışı” konulu yazıyı gönderdi. Aynı gün gece saatlerinde Ankara Emniyet Müdürlüğü, Mehmet G.’nin Ankara’da yapılması planlanan eylemle ilgili ayrıntılı bilgi vermesi üzerine, kendisine bağlı birimleri uyardı. Cuma sabahından itibaren Ankara’da yoğun güvenlik önlemleri alınmaya başlanırken, il genelindeki kamera kayıtları inceleme alındı.

1 gün sonra eylem

İhbarla ilgili Hatay’da yoğun çalışmalar başlatılırken, MİT Hatay Bölge Başkanlığı, 10 Mayıs günü saat 20.24’te Hatay Emniyet Müdürlüğü’ne gizli yazı gönderdi. Hatay’da polise gelen ihbarda sadece isimlerin yer almasına karşın MİT’ten gelen yazıda, aynı isimlerin yanı sıra bu isimler ve bağlantılı oldukları bazı kişilere ait telefon numaralarına yer verildiği görüldü. MİT’ten gelen bilgi üzerine Hatay Emniyet Müdürlüğü, gelen bilgileri aynı gece yeniden Ankara’daki İstihbarat Dairesi Başkanlığı’na bildirdi. Daire Başkanlığı, telefon numaraları ve isimler üzerinde çalışmalarını yürütürken, 11 Mayıs’ta saat 13.30 ve 13.35 sıralarında Reyhanlı’da iki bombalı araç eylemi birden yaşandı. MİT’in ise eylemi gerçekleştiren zanlıları yaklaşık 5 ay önce şüpheli bularak takibe aldığı ve telefon dinlemeleri yaptığı öne sürüldü.

Güler: Haberim olmadı

İçişleri Bakanı Muammer Güler, saldırıyla ilgili istihbaratın olaydan 3 gün önce alındığı açıklaması için “Haberim olmadı” dedi.

Milliyet, ihbar metnine ulaştı

Milliyet, Hatay Emniyet Müdürlüğü’ne yapılan ihbarın tam metnine ulaştı. İhbarcı Mehmet G.’nin yaptığı ihbarla ilgili hazırlanan yazıda şunlar sıralandı:

– Ankara’da bombalama olayı hazırlığı içinde olan şahıslardan Tamer D. isimli şahsı kendi aracıyla Yayladığı Sınır Kapısı’na kadar getireceği, buradan da Tamer’i Nasır E. isimli şahsın gelip alacağı ve daha önceden bombalama eylemi için hazırlanan araçların olduğu yere götüreceği, bombalama işinde kullanılmak üzere 2 adet 100’lük transit minibüs alındığı, bu araçlara Harbiye’de Mehmet G. isimli kaportacıda gizli bölmeler yapıldığı.

– Bir hafta kadar önce 25-30 kiloluk paketler içerisinde toplam 1000 kilogram kadar C-3 bomba malzemesinin Samandağı’ndan denizyolu ile Hatay Harbiye beldesine getirildiği bombaların araçlara yüklenerek Nasır E. ve Yusuf N. ile Ankara’ya hareket edeceği.

– Ankara’da Kocatepe Camii olarak belirtilen hedefin bir AVM olarak değiştirilebileceği ve cuma günü bombaların Ankara’da patlatılacağı, Lazkiye’den yüklenen bombaları gördüğü.

REYHANLI SALDIRISI : Reyhanlı katilini MİT 6 ay izlemiş


Başbakan’ın “Reyhanlı katliamını planladı” dediği Ebu Firaz, CHP heyetini Esed’e götürmüş. MİT, Firaz’ı altı ay boyunca izlemiş ama CHP’yi ve Emniyet’i uyarmamış

Taraf, Reyhanlı’da meydana gelen çifte saldırının faillerinin, 18-24 nisan tarihleri arasında araç ve depo temini için farklı kişilerle yaptıkları görüşmeleri takip eden ve saldırının düzenleneceği araçların plakalarını dahi belirleyen MİT’in; hükümet, emniyet ve jandarmaya patlamadan sadece 18 saat önce konu hakkında bilgi verdiğini ortaya çıkarmıştı. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) kaynakları, Reyhanlı’da 52 kişinin yaşamını yitirmesine neden olan saldırılara ilişkin Taraf’ın gündeme getirdiği bu haberlere yönelik, “Bu konuda hiçbir açıklama yapmayacağız” cevabını verdi. Taraf dün de İçişleri Bakanlığı’nın yürüttüğü çalışmalar kapsamında elde edilen son bilgilere dayanarak, MİT’in tesbit etmesine rağmen ilgili birimlerle paylaşmadığı belirtilen o kayıtlardan, Nasır Eskiocak’ın diğer faillerle yaptığı, saldırı hazırlığı yönündeki görüşmeleri yayımlamıştı. MİT, konuya ilişkin bir açıklama yapmazken Taraf‘ın görüştüğü MİT kaynakları “Bu konunun başlangıcından itibaren bir açıklamamız olmadı, şimdi de olmayacak. Bu konuda bir açıklama yapmayacağız’’ dedi.

Belgeler Bakanlık’ta var

MİT’in, Reyhanlı saldırısına ilişkin planları 23 gün boyunca dinlediğine ilişkin belgelerin devletin kayıtlarına girdiği ve söz konusu kayıtların, teşkilatın Hatay Bölgesi’ni zorlayacağı ifade ediliyor. Ayrıca, 23 günlük dinleme tapelerinin diğer güvenlik birimleriyle paylaşılmamasının Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce “İstihbaratta zaaf yok, kurumlar arasında kopukluk var’’ diyerek açıkladığı “kopuk” halkayı oluşturduğu ve MİT’in sessizliğinin arkasında bu “kopuk” halkaya ait bilgilerin, devlet kayıtlarında belgeler hâlinde bulunuyor olması belirtiliyor. Zira MİT, nisan başından itibaren patlamanın faillerini adli ve canlı olarak dinlemiş ancak Jandarma, Emniyet ile hükümete bilgi vermemişti. Ta ki, 8 mayısta Emniyet’e gelen bir ihbara dek. Emniyet bu ihbarı savcılıkla paylaşıp, bütün güvenlik birimlerine gönderince olayın rengi değişmişti. MİT, 23 günlük tapelerin özetini Emniyet ve Jandarma ile paylaştığında ise patlamaya sadece 18 saat vardı.

İş işten geçtikten sonra

Söz konusu bilgilerin Emniyet ve Jandarma’ya gelmesinin ardından bazı kişilerin ev ve adreslerinin basıldığı ancak bomba yüklü minibüslerin bulunamadığı, o sırada minibüslerin Reyhanlı’ya geldiği, plaka tanıma sistemi olmayan ilçedeki MOBESE’lerin, minibüsleri tespit edemediği belirtildi. Ayrıca MİT Hatay Bölge Müdürlüğü’nün, minibüslerin bulunduğu depoların adreslerini, minibüsler depolardan çıktıktan sonra Emniyet ve Jandarma’ya verdiği ileri sürülüyor.

Firas’ı takip eden MİT, CHP’yi uyarmamış

REYHANLI faillerini 23 gün boyunca dinlediği ancak ilgili birimleri uyarmadığı ortaya çıkan MİT’in, saldırının başaktörü olduğu ileri sürülen Ebu Firas konusunda CHP’li milletvekillerine de bilgi vermediği ortaya çıktı. Reyhanlı ve Apaydın kamplarına saldırı planında Suriye İstihbaratı adına görevlendirildiği belirtilen ve gerçek adı Anas Asalieh olan Ebu Firas’ın, MİT tarafından altı aydır takipte olduğu belirlendi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da, dün TBMM grup toplantısında Firas’ın bağlantılarının bilindiğini doğruladı. Erdoğan’ın “Benim istihbarat teşkilatımın elinde deve fotoğrafları yok, otomobillerin plakalarıyla birlikte fotoğrafları var’’ sözleriyle bahsettiği fotoğrafların, Firas’ı takip sırasında çekilen fotoğraflar olduğu öğrenildi. MİT’in, Firas ile bombacıların bağını 10 mayıs saat 19:25’e kadar CHP ve ilgililerle paylaşmadığı dile getirildi. CHP’li bir grup milletvekili, Şam’da, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed ile bir araya gelmiş, görüşmede Ebu Firas da yer almıştı.

Kaynak: Taraf Gazetesi

REYHANLI SALDIRISI : Nasır’ın ailesi de sakıncalı çıktı


MİT’in raporuna göre, 52 kişinin ölümüne yol açan Reyhanlı saldırısının planlayıcısı Nasır Eskiocak’ın ailesinin soyadı, Hatay’daki ‘şüpheli ve zararlı şahıslar’ kategorisinde sıkça geçiyor.

Reyhanlı’da 52 kişinin hayatını kaybettiği saldırının kilit ismi Nasır Eskiocak’ın yakalanması için güvenlik birimleri çalışmalarını sürdürüyor. Hem emniyet bünyesinde hem de Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) bünyesinde kurulan özel ekipler saldırının asıl planlayıcı olan Nasır Eskiocak ile Yusuf Nazik ve Temir Dükancı’nın izine ulaşmaya çalışıyor.

Nasır Eskiocak’ın Suriye’de olduğunu kesinleştiren güvenlik birimleri muhaliflerle de irtibata geçti. Saldırının El Muhaberat bağlantısını sağlayan kilit ismi olan Nasır’ın yakın çevresi ve aile bağları da mercek altına alındı. Kilit ismin çevresine dair resmi güvenlik arşivlerinde ilginç bilgiler ortaya çıktı. MİT tarafından hazırlanan “Özel Kuvvetler Komutanlığı / Seferberlik Tetkik Kurulu” faaliyetlerine dair raporda Eskiocak soyadı Hatay ilindeki “şüpheli ve zararlı şahıslar” kategorisinde sıkça geçiyor. N.Eskiocak isminin karşısında “Arap milliyetçisi, Arap alevi kollarından Haydariyelilerin lideri” ifadesi yer alıyor. S. Eskiocak isminin karşısındaki ifadeler şöyle: “Arap alevidir.

Birden zengin olmuştur. Sol tandanslıdır. Suriye pazarı bunların elindedir. Aile reisleri Harbiye’de alevi şıhıdır. Suriye’de dahil itibar görür. Suriye’nin malzemelerini Rusya ve üçüncü ülkelere taşır.” Listede yer alan H. Eskiocak için yine “Arap milliyetçisi, Arap Alevi kollarından Haydariyelerin lideri” ifadeleri not düşülmüş. Soruşturma dosyasına giren bilgilere göre Nasır, eylemde kullanılan isimlerle El Muhaberat arasındaki bağlantı elemanı. Ethem kod adlı general ile devamlı irtibat halinde olan Nasır, son görüşmeyi saldırıdan 3 gün önce; 8 Mayıs’ta gerçekleştirdi. Nasır, bu görüşmeden 5 milyon Suriye parası ile döndü ve eylem için harekete geçti.

Reyhanlı zanlılarından Mehmet Genç saldırının talimatını Nasır’ın verdiğini belirterek, “7 yıl önce tanıştık ve bana sürekli maddi destekte bulundu. Kendisine güvenim arttı ve saldırı ile verdiği talimatları sorgulamadan yerine getirdim” dedi. Nasır’ın isteği üzerine satın alınan araçlarla birkaç defa şehir dışına çıktıklarını kaydeden Genç, “Adana, Ankara ve Konya’ya gittik. Daha sonra araçları belirlenen depoya getirdik. Temir Dükancı burada özel hazırlanmış bölmelere bombaları yerleştirdi.

Saldırı öncesinde Yusuf B., kendi kullandığı aracı depodan alarak evine götürdü. Bomba yüklü araç sabaha kadar Yusuf’un kapısının önünde bekledi. Aracı Ahmet M. ile sabah depodan aldık ve belirlenen yerlere bırakarak saldırıyı gerçekleştirdik” dedi. Nasır ile ilgili önemli bilgiler veren Genç, “Nasır’ın Suriye istihbarat teşkilatı El Muhaberat ile ciddi bağlantıları var. Kendisine orada büyük değer verirler. Saldırı öncesinde sınır dışına çıktı. Diğer arkadaşlar sınır dışına çıkamadı. Çünkü bizi sattılar” dedi.

Saldırılarla ilgili 7 kişi aranıyor

Adana Cumhuriyet Başsavcı Vekili Basın Sözcüsü Ahmet Akkaya, patlamalarla ilgili olarak, 1 kişinin gözaltında olduğunu, 12 kişinin tutuklandığını, 7 kişi hakkında ise yakalama emri çıkartıldığını açıkladı. Bu arada Suriye’nin Rakka şehrinden bomba yüklenen üç aracın Türkiye’ye giriş yaptığı yönündeki iddialar araştırılıyor. Araçlardan ikisi Türk, diğeri Suriye plakalı.

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İran Analiz

İran-Şii Jeostratejisi ve Dünya Genelinde İran Destekli Şii Örgütler, İran-Şii Lobisine Dair Bilgiler

İç Savaş

Strateji - Taktik - Savunma

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: