Yazar arşivleri: dssteknoloji

E-DERGİ : ANKARA ÜNİVERSİTESİ TARİH YAYINLARI DERGİSİ /// 32. SA YI YAYINLANDI


· 1895-1896 Ermeni isyanlarının Osmanlı vilayet idaresine etkileri -Halep Örneği-

· Rus ressam Gavrila Sergeyev’in İstanbul manzaraları

· Ottoman Fortifications in Preveza in 1702 the first phase of the Castle of Ic Kale

· Osmanlılarda ilk yerel manevi olusum: Hacı Bayram Veli ve Bayramiyye ekolunun Anadolu’ya etkisi

· İspanyol casusu Juan De Briones’in istihbarat raporu ve 1578-1579 Osmanlı’nın İran seferine iliskin verdiği bilgiler

· II. Abdülhamid’in diplomasisinde yüksek topuklar: Karadağ Prensesi Milena ve Sultan Abdülhamid

· Venedik Devlet Arsivindeki Bailo defterlerine gore Osmanlı Devlet ’nin Venedik’e zahire ve asker yardımı (1624-1631)

· Osmanlı istihbarat ağı ve İmam Mansur

· II. Mesrutiyet’in ilanı uzerine bazı dusunceler: darbe mi? devrim mi?

· Matija Mažuranić, Bosna’ya bir bakıs yahut bir Hırvat vatandasının 1839-40 yılları arasında o eyalete kısa bir yolculuğu (Osmanlı Donemi Bosnasına dair bir seyahatname), Hazırlayanlar: Ekrem Čaušević,

· Vakıf Medeniyeti ve Sehir Sempozyumu’nun ardından

DÖKÜMANLARI BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ.

Reklamlar

/// DUYURU /// ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU’nun yeni blogu “Stratejik İstihbarat” beğeninize sunuldu !!


Değerli Takipçilerimiz;

Yazışmalarımız halen https://stratejikistihbarat.wordpress.com adresimizden devam etmektedir.

Lütfen yeni adresimize bir göz atın.

Üye olarak en güncel strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo konularını düzenli olarak takip edebilirsiniz.

Dilerseniz mail gruplarımıza kaydolarak siz de konulara interaktif olarak katılabilir, tartışmalarda yer alabilirsiniz.

ÖZEL BÜRO Yahogroups’a katılmak için üye olmak istediğiniz e-posta adresinden ozel-buro-subscribe (@) yahoogroups.com adresine boş bir mail atın.

ÖZEL BÜRO Googlegroups’a katılmak için üye olmak istediğiniz e-posta adresinden ozel-buro-istihbarat (+) subscribe (@) googlegroups (.) com adresine boş bir mail atın.

Resmi Web Sitemiz : www.ozel-buro-istihbarat.com

İSTİHBARAT : Başbakan’a “Yargı-MİT koordinasyonu” sorusu


CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, Milli İstihbarat Teşkilatı’yla (MİT) ilgili yasa dışı dinleme iddialarını Meclis gündemine taşıdı. Tezcan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yazılı yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına soru önergesi verdi.

MİT Müsteşarlığının casusluk faaliyeti yaptıkları iddiasıyla Taraf gazetesi yöneticileri ve bazı yazarlar hakkında kod isimler kullanmak suretiyle mahkemelerden dinleme kararı aldırıp telefonlarının dinlendiğini belirten Tezcan, “MİT Kanununun önleyici dinlemeye ilişkin 6. maddesinin 4. Fıkrası dinlenen kişinin kimliğinin açıkça belirtilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu durumda kişinin isminin belirtilmeden kod adla dinlenmesi açıkça yasaya aykırıdır.

Sorumluların eylemi suçtur” dedi. Ancak Başbakanlık tarafından çıkarılan MİT yönetmeliği gerekçe gösterilerek soruşturma izni verilmediğini kaydeden Tezcan Başbakan Erdoğan’dan şu soruların yanıtını istedi. “Yasanın açık hükmüne rağmen, Başbakanlık yönetmeliği yasanın üstünde midir? Yasa ile zorunlu tutulan kimlik belirtme şartı, yönetmelikle kaldırılabilir mi? Yönetmeliğin ’görevle ilgili çalışmalarda gizli faaliyet, usul, prensip ve tekniklerinin kullanılabileceği’hükmü, mahkemeleri kandırma yetkisi vermekte midir? Bu uygulamanın ’Hakimlerle kurulan koordinasyon çerçevesinde tatbik edildiği’ifade edilmekle, yargı yetkisini tarafsız kullanmakla yükümlü olan hakimler, MİT görevlileri ile ne gibi koordinasyon içine girmişlerdir? Bu koordinasyon, yasa hükmünü uygulamadan yasa dışı dinleme yapma imkanı sağlamakta mıdır? Bu güne kadar bu yöntemle kaç kişi kod isimle dinlenmiştir?”

TEKNİK TAKİP : NSA skandalı Avrupalı şirketlere yaradı !


NSA’nın dinleme skandalı Avrupa’daki bilişim teknolojileri branşının yüzünü güldürdü. Tüketiciler Amerikan şirketlerinden uzaklaşırken Avrupalı IT şirketlerinin yükselişi sürüyor.

Bilişim teknolojileri branşında hizmet sunan Alman Bechtle şirketinin tahminlerine göre Amerikan dinleme skandalı Avrupa’daki veri endüstrisine rekabet gücü kazandırdı. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Thomas Olemotz perşembe günü yaptığı açıklamada "Hosted in Germany" (Almanya’nın Sunuculuğunda) ibaresinin gelecekte kullanılabilecek önemli bir rekabet avantajı anlamına geldiğini belirtti. Olemotz, tüketicilerin katı veri koruma yasalarına sahip Almanya’da geliştirilen güvenlik çözümleri ve bulut veri depolama yöntemlerine talebinin arttığını ifade etti ve bunun er ya da geç ciro rakamlarına yansıyacağını ileri sürdü.

Yazılım ve verilerin yabancı şirketlere aktarılması konusunda Almanya’da Anglosakson ülkelerine nazaran daha büyük bir güvensizlik olduğu biliniyor. Thomas Olemotz eninde sonunda müşteriler arasında bu tür bir güvensizliğin belirleyici olacağını belirtti.

Friedrichshafen am Bodensee’de faaliyetlerini sürdüren Bechtle şirketinin yılın üçüncü çeyreğinde vergilendirilmemiş kazancı bir önceki yıla göre yüzde 35 artarak 24 milyon 750 bin euro oldu. Piyasaya hâkim olan Amerikan endüstrisi ise Ulusal Güvenlik Kurumu NSA’nın dinleme sıkıntısı nedeniyle zor durumda. Ağ teknolojileri şirketi Cisco yılında içinde bulunulan çeyreğinde cirosunda yüzde 8 ila 10’luk bir düşüş kaydedeceğini tahmin ediyor.

MACARİSTAN : Evsize sokakta da hayat yok !


Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de sokak manzarasını kirlettikleri gerekçesiyle evsizlerin kalmasına yasak bölgeler ilan edildi.

Budapeşte Belediye Meclisi muhalefetin yoğun protestolarına rağmen evsizlerin kalmasına yasak bölgeler ilan etti. Buna göre evsizler Dünya Kültür Mirasları arasında bulunan ve yoğun turist çeken bölgelerde "ikamet" edemeyecekler. Kararda ayrıca evsizlerin çocukların oyun alanları, okullar ve mezarlıkların 100 metre yakınında ve toplam 29 altgeçitte kalmaları yasaklandı.

Karara muhalefet edenler sabah saatlerinde belediye meclisinin toplantı salonunu işgal etti. Protestocular yüksek sesle şarkı söyleyerek oturumun aksamasına neden oldu. Bunun üzerine sağ milliyetçi iktidar partisi FIDESZ’in Belediye Başkanı Istvan Tarlos oturuma ara verdi. Protestocuların polis tarafından salondan çıkartılmasının ardından oturum devam etti.

Anayasa değiştirildi

Budapeşte’nin belediyelere evsizlerin kalmasına yasak bölgeler belirleme hakkı tanıyan yeni bir yasayı uygulamaya soktuğu belirtiliyor. Buna göre yasaklı alanlarda tekrar tekrar kalanlar hapis cezası ile cezalandırılabiliyor. Macaristan Anayasa Mahkemesi bir yıl önce benzer bir düzenlemeyi anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etmişti. Yasayı tekrar yürürlüğe sokmak için iktidardaki FIDESZ partisi, parlamentodaki üçte ikilik çoğunluğunu kullanarak mart ayında anayasayı değiştirmişti.

Yardım organizasyonlarının tahminlerine göre Budapeşte’de 8 ila 10 bin arasında evsiz yaşıyor. Evsizler için ayrılan yurtlarda ise yaklaşık 6 bin kişilik yer bulunuyor. Belediye başkanı Tarlos evsizlere geçici barınak ayarlanacağını ve gerekirse bir spor salonunun hazırlanacağını belirtti.

AK PARTİ DOSYASI : Savaş ZAMAN’ı mı ?


Hükümetin, dershaneleri “kapatacak” bir yasa üzerinde çalıştığını açıklamasının ardından, Cemaat’ten hükümeti “hedef alan” açıklamalar hız kesmeden devam ediyor. Gülen cemaatinin yayın organı gibi işlev gören Zaman gazetesi ilk olarak, “Eğitime büyük darbe” manşetiyle hükümete “ultimatom” verdi. Manşetten hükümetin uyarmalması yeterli görülmemiş olacak ki, gazetenin bir çok köşe yazarı da bu konuda AKP’ye uyarı mesajları verdi. Öyle ki, gazetede, 12 Eylül darbecilerinin dahi dershaneler konusunda AKP kadar ileri gitmediği ifade edildi.

ZAMAN gazetesinin birkaç gündür süren bu eleştirilerini, Fetullah Gülen’e ait Herkul adlı internet sitesindeki uyarılar ve eleştiriler izledi. Hükümetin sessiz sedasız izlemekle yetindiği açıklamalar, doğal olarak gözleri Fetullah Gülen’e çevirdi. Gülen, dün gece yarısı konuya dair doğrudan bir açıklamada bulundu. Gülen, açıklamasında; “Her fırsatta kardeş olduğunu söyleyen, aynı safta yer tutan ve hizmet erlerinin yüzüne gülen bazı kimseler tarafından bir kısım planların yapıldığı ve uygulamaya konulacağı yazılıp çiziliyor. Biz, müminlerin bu kadar kötülük yapabileceklerine ve garazlara bina ettikleri icraatla milletin geleceğine kastedebileceklerine inanmak istemiyoruz. İnanmak istemiyor ve hala ‘Bu işte bir yanlışlık var!’ diyoruz.” ifadelerini kullandı. Gülen cemaati elindeki FEM dershaneleri de koroya katılarak, hükümeti bu düzenlemeyi yapmaması konusunda uyardı.

Dört dörtlük eğitim düzenlemesinin sonucu bu mu olacaktı?

Aslında dershaneler üzerinden kopartılan bu fırtınayı anlamak için biraz eskiye dönmekte fayda var. Hatırlayacaksınız, AKP hükümeti, 12 yıl olan zorunlu eğitimi kaldırıp 4+4+4 sistemine geçtiğinde, toplumun bir kesimi bu yeni sistemin eğitim sorunlarını derinleştireceği uyarınsında bulunmuştu. Şahsen ben de bu kesim içerisinde yer alan biriydim. Zira 4+4+4 sistemine ilişkin derin kaygılar taşıyordum. Neden mi?

– Çünkü okula başlama yaşı 66 aya düşürülüyordu, yani 5.5 yaşındaki çocuklara okula gitme zorunluluğu getiriliyordu. Oysa bu yaştaki çocukların ezici bir kısmı, okulda eğitim almak için yeterli gelişmişliğe sahip değildir.

– Bu uygulama, beraberinde yeni bir takım sınavları getiriyordu ve bu da öğrencilerin sürekli değişen sınav sistemlerine adapte olamaması nedeniyle başarısız olmalarına neden olacaktı.

– Değişen eğitim sistemi ve buna adapte olmakta yaşanan sorunlar, devlet okullarındaki öğrencilerin, üniversiteye giriş sınavındaki başarılarının düşmesine neden olacaktı.

– Başarıda bu düşüş de insanları, devlet okullarından kaçıp, çocuklarını özel okullara yollamaya teşvik edecekti. Doğalında devlet okulları ikinci plana düşecek, özel okullar ön plana çıkacak ve bu da eğitimin özelleştirilmesi için bir argüman olarak kullanılacaktı.

FEM’den ibretlik açıklama

Doğrusu şimdi dönüp geçen zaman, kaygılarımın gerçeğe dönüşmüş olduğunu görüyorum. Bunu sadece üniversiteye giriş sınavları ve SBS sınavlarının sonuçlarında devlet okullarının başarı durumuna bakarak dahi söylemek mümkün. Ama şimdi bazı okurlar, benim tek yanlı baktığım için böyle düşündüğü iddia edeceklerdir. Onlara da FEM dershaneleri sözcüsünün, dershanelerin kapatılması tartışmalarına ilişkin yaptığı açıklamayı okumalarını tavsiye ediyorum. Ne diyor FEM sözcüsü, “Nasıl ki hastaneleri kapatınca hastalıklar bitmiyorsa, dershaneleri kapatınca da eğitim sorunları bitmez. Onarım ve telafi mekanizmaları kapatılınca asıl yapılması gerekenler yapılmıyor…” Doğru söze ne denir ki!

Bu hükümet ve elbette ki bundan önceki hükümetler, eğitim sistemini bir yapboz misali karıştırıp durdular. Her hükümet kendi mentalitesine ve siyasal düşüncesine uygun bir eğitim sistemi yaratmak için istediği her türlü düzenlemeyi yaptı. Bu da eğitim sistemimizin, son derece eklektik olmasına ve sorunlara boğulmasına yol açtı. Dolayısıyla devlet okullarındaki eğitim, artık eskisi kadar velileri ve de öğrencileri cezbetmiyor. Tam da bu nedenledir ki son yıllarda özel okulların sayısında büyük bir patlama yaşanıyor. Bu da, eğitimin özelleştirilmesi doğrultusunda önemli adımların atıldığını gösteriyor.

Cemaat neden AKP ile çatışıyor?

Bunca zamandır AKP tarafından atılan hemen hiçbir adıma Gülen cemaatinden bu denli üst perdeden bir “tepki” gösterilmemişti. Peki ama neden söz konusu dershanelerin kapatılması olunca bu denli “sert tepki” gösteriyorlar?

Çok açıkça ifade etmek isterim ki, ben, çoğunluğun aksine, AKP ile Gülen cemaati arasında bir çatışma olduğuna inanmıyorum. Bütün bu karşılıklı açıklamaların bir mizansen olduğuna ve danışıklı dövüş olduğuna inanıyorum. Zira yukarıda da kısaca izah ettiğim gibi, eğitimde özelleştirme AKP hükümetinin temel hedefleri arasında yer alıyor ve eğitimin özelleştirilmesi halinde dershanelerin önemli bir kısmı özel okul olarak tanımlanacak. Yani, aslında dershaneler kapatılmayacak ve daha büyük bir rant alanına taşınmaları sağlanacak. Dolayısıyla cemaate ait dershaneler de özel okul statüsüne geçeceklerdir ve zamanla devlet okullarının sayısı azaltılarak, bu özel okullara öğrenci akışı için gerekli düzünlemeler yapılacaktır. Kanal 24’te Ardan Zentürk’e konuşan MEB Bakanı Avcı, taslağa göre, özel okula dönüşen dershaneler öğrenci bulamazlarsa, sınıfları doldurmak için, velilere, yurtdışında da uygulanan kupon ya da eğitim çekleri (voucher) imkânı sağlanacağını belirtti. “Sınıfların 30’ar kişilik olmasını istiyoruz. Özel okula dönüşmüş bir kurum bir sınıfına 20 öğrenci bulduysa, bunu 30’a tamamlamak için 10 öğrencisinin parasını devlet olarak karşılayacağız” diyerek, yukarıdaki savımı doğruladı adeta.

İşte tam da burada bir sorun ortaya çıkıyor. Toplumun belirli bir kesimi bu sürecin önüne dikilebilir. Bu kesimler içerisinde muhalefet partilerinin de yer alması kuvvetle muhtemel. Cemaat-AKP çatışması tam da burada devreye gidiyor. Bu suni tartışma üzerinden hem muhalefet, hem de eğitimin özelleştirilmesine karşı çıkacak olan toplum kesimleri, kafa karışıklına sürüklenmek isteniyor. Böylece dershanelerin özel okullara dönüştürülmesinin ve ardından da eğitimin özelleştirilmesine dönük atılacak adımların önündeki muhalefet engelinin kaldırılması. Açıkçası bunda başarılı olduklarını da söylemek lazım. Zira CHP, MHP ve bazı diğer muhalefet unsurları, salt AKP’yi yıpratmak adına, bu tartışmada cemaate yedeklenmiş bulunuyor ve asıl tehlikeyi es geçmiş görünüyor. Eh ne diyelim, Allah sonumuzu hayretsin…

Self Assembling Blocks, Stepping Stone to “Terminator Army” (Video)


VİDEO LİNK :

http://youtu.be/1Bj-nlF4R-U

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İran Analiz

İran-Şii Jeostratejisi ve Dünya Genelinde İran Destekli Şii Örgütler, İran-Şii Lobisine Dair Bilgiler

İç Savaş

Strateji - Taktik - Savunma

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: