Etiket arşivi: ak parti

İSTİHBARAT : Ak Parti diktiği “FİDAN”ı sökmez


Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Twitter’dan yaptığı açıklamada, ABD basınındaki MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile ilgili iddialara cevap verdi.

Bozdağ, Hakan Fidan’ın vatana, devlete, bayrağa ve bağımsızlığa sadakatinin tam ve tartışılmaz olduğunu kaydederek şunları söyledi:

"Hakan Fidan’ın; millet, milletin tam egemenliği, vatan, devlet, bayrak ve bağımsızlığımıza sadakati tamdır, tartışılmaz. Sayın Fidan hakkında yazılan haber ve yorumlar ile bazı güçlerin ona karşı duruşlarının ana nedeni, onun bu değerlere tartışmasız sadakatidir.

‘BAŞBAKANIMIZIN FİDAN’I ATAMASININ DOĞRULUĞUNU GÖSTERDİ’

Sayın Başbakanımızın Fidan’ı atamasının ne kadar doğru/stratejik bir tercih olduğunu, yazılan haber ve yorumlar bir kez daha göstermiştir. Herkes şunu iyi bilmeli ki Türkiye ve Türkiye’yi yöneten AK Parti Hükümeti, diktiği Fidan’ı sökmez, söktürmez. Herkes bu gerçeği görmelidir."

Reklamlar

AK PARTİ ULUSLARARASI BASIN’DA :)


VİDEO /// AK PARTİ GAZİANTEP MİLLETVEKİLİ ŞAMİL TAYYAR : Fitneci Münafıklar Mossad’a hizmet ediyor


VİDEO LİNK :

https://www.youtube.com/watch?v=BZmZBjel66U

CUMHURİYET HALK PARTİSİ /// Ali Topuz : AK Parti’ye karşı işimiz zor


Ergenekon davasından müebbet yiyen Doğu Perinçek’in kanalına çıkan CHP’li Ali Topuz, AK Parti’ye karşı işlerinin zor olduğunu söyledi. Ali Topuz, AK Parti’ye karşı olan partilerin bir oluşum içinde olduklarını belirtti.

İşçi Partisi’nin yayın organı Ulusal Kanal’a konuk olan CHP’li eski bakan Ali TOpuz, AK Parti hükümeti ile ilgili olarak bir itirafta bulundu. AK Parti’ye karşı bir koalisyonun kurulduğunu dile getiren eski bakanın buna rağmen AK Parti’ye karşı işlerinin çok zor olduğunun itirafında bulundu.

Ulusal Kanal ekranlarında seyircisiyle buluşan ‘Türkiye Hükümetini Arıyor’ isimli programda ‘AK Parti nasıl yıkılır?’ ‘Yeni Hükümet nasıl kurulur?’ sorularına cevap arandı. SONAR Genel Başkanı Hakan Bayrakçı’nın sunduğu, İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ferit İlsever, eski bakanlardan Ufuk Söylemez, CHP’li eski bakan Ali Topuz ve eski milletvekillerinden Hasan Macit’in katıldığı programda yine AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığı vardı.

"RECEP TAYYİP ERDOĞAN ATATÜRK DÜŞMANI"

Program boyunca hükümetin nasıl yıkılacağının formülü aranırken, CHP’li eski bakanlardan Ali Topuz’un sözleri programa damga vurdu. Recep Tayyip Erdoğan’ın Atatürk düşmanı olduğunu ve kafasında demokrasi düşüncesinin olmadığını savunan Ali Topuz, millet bu tehlikeyi görmelidir, milletin bu tehlikeden Türkiye’yi kurtarması lazımdır, diye açıklamada bulundu.

TOPUZ: AK PARTİ’YE KARŞI İŞİMİZ ÇOK ZOR

Tehlike bu boyutlara geldiği için, MHP, CHP veya İşçi Partisi’nin bu fikrine karşıyım demenin hiçbir kıymeti kalmadığının altını çizen Topuz bir itiraf da bulundu. AK Parti iktidarına karşı işlerinin çok zor olduğunu kabul eden Topuz, sözlerine şöyle devam etti: "Asıl tehlike üzerinde mutabık kalarak, aramızdaki öteki tartışmaları demokrasiyi ve rejimi tekrar rayına soktuktan sonra oturup demokratik çerçeveler dahilinde o tartışmaları yapmak gerekir. Vatandaşın bunu kavraması ölçüsünde Türkiye’nin bu tehlikelerden kurtulması ihtimali vardır. Eğer bunu vatandaşa benimsetemezsek kurtuluş zor olacaktır. Kurtulsak dahi bir gün, ki umudumu kesmiyorum, bugün olmazsa 3 sene 5 sene sonra AK Parti iktidarı mutlaka gidecektir. Ama her geçen gün o kadar kalıcı bir takım yapılar oluşturuyor ki, yeniden sistemi rayına sokmak için çok uğraşmak zorunda kalacağız, çok zor günler yaşayacağız. O zorlukları azaltabilmek için de gerçekleri bir an önce kavramaya ihtiyaç vardır. Onun için önümüzdeki günlerde Atatürk düşüncesi, laiklik, aydınlık, özgürlük çağdaşlık, demokrasi ve eşitlik için bir araya gelip, bazı siyasi görüş ayrılıklarını erteleyerek el ele verip temel sorunu çözüme kavuşturmamız lazım. "

AK PARTİ’YE KARŞI BİRLEŞTİLER

AK Parti dışında olan CHP, MHP, İşçi Partisi, Doğru Yol Partisi, Anavatan Partisi ve DSP’nin bir araya gelerek çalıştıklarını açık açık söyleyen Topuz, büyük bir heyecan içerisinde olduklarını da sözlerine ekledi.

http://www.Cafesiyaset.com/ali-topuz-ak-partiye-karsi-isimiz-zor_382596.html#ixzz2eQJ9P4xF

SİYASİ DOSYA : AK Parti 23 Milyon lirayı alabilecek mi ??


AK Parti’nin Ergenekon davası kararı ile birlikte partileri hakkında açılan ve 23.3 milyon lira para cezası ile sonuçlanan dava için iade-i muhakeme yapılmasına yönelik talebi, Anayasa engeline takıldı. Ak Parti Anayasa Mahkemesindeki davaya ilişkin delillerin, Ergenekon kararı ile birlikte, "Sahte olduğunun ortaya çıktığı” gerekçesiyle, yeniden yargılama istemeyi planlıyordu.

MAHKEMENİN KARARLARI KESİNDİR

Anayasa’da "Anayasa Mahkemesi kararları kesindir” hükmü bulunuyor. Siyasi partilerle ilgili 69. maddede de, "Siyasî partilerin kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının açacağı dava üzerineAnayasa Mahkemesince kesin olarak karara bağlanır. Anayasa Mahkemesi, temelli kapatma yerine, dava konusu fiillerin ağırlığına göre ilgili siyasî partinin, devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına karar verebilir” denilyor.

CEZA HUKUKNDA MÜMKÜN ANCAK…

Anayasa uyarınca, mahkemenin sadece Yüce Divan sıfatıyla verdiği kararlara karşı itiraz hakkı bulunuyor. Parti kapatmaları ve bu nedenle verilecek cezalar konusunda ise itiraz yapılamıyor.

Gazeteport’un haberine göre Hukukçular, yargılamanın yenilenmesinin "Yeni deliller ortaya çıkması halinde” ceza hukukunda mümkün olduğunu, Anayasa Mahkemesindeki parti kapatmalar konusunda ise, böyle bir düzenlemenin olmadığını belirttiler.

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ OLURSA MÜMKÜN

İade-i muhakeme tabebi ancak Anayasa değişirse mümkün olabilecek. Ergenekon davası kararında "AK Parti, kapatma davasında kullanılan deliller hükümeti yıpratmak için kurulan kara propaganda siteleri tarafından üretilmiştir" denilmişti. Bu ifadeler üzerine AK Parti de Anayasa Mahkemesinde 23.3 milyon liraya mahkum olduğu davanın yeniden görülmesi için dava açmayı planlamıştı. Anayasa Mahkemesi AKP’ye kapatma yerine, "Laiklik karşıtı eylemlerin odağı" olduğu gerekçesiyle 23,3 milyon liralık hazine yardımının kesilmesi cezası vermişti.

SURİYE DOSYASI : Suriye’ye askeri müdahale tartışmaları


KÜTAHYA – Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Birol Aydın, ”NATO yıllardır Afganistan’dadır. ABD yıllardır Irak’tadır. Afganistan’ın, Irak’ın ekonomisinde, insan haklarında en ufak bir iyileşme olmadığı gibi NATO, kan ve kaostan başka bir şey getirmemiştir” dedi.

Aydın, partisini seçim çalışmaları için geldiği Kütahya‘da gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye’nin ve bölgenin tarihi bir süreçten geçtiğini belirtti.

Gündemde Amerika Birleşik Devletleri‘nin Suriye‘ye müdahalesi olduğunu ifade eden Aydın, ”Saadet Partisi olarak peşinen ifade ediyoruz. Suriye‘ye bir askeri müdahale kesinlikle iyi niyetli değildir. Bu müdahalenin amacı, Suriye‘deki rejimi değiştirmek değil, Suriye‘de daha fazla kan akmasını sağlayacak bir ortamı oluşturmaktır” diye konuştu.

Aydın, böyle bir müdahale de kaybedenin Suriye, Türkiye ve tüm İslam coğrafyası, kazananın ise küresel sömürgecilerin, silah baronlarının ve haçlı zihniyetinin olacağını savundu.

Bu oyunun daha önce Afganistan ve Irak’ta da oynandığını öne süren Aydın, şunları kaydetti:

”NATO yıllardır Afganistan‘dadır. ABD yıllardır Irak’tadır. Afganistan‘ın, Irak’ın ekonomisinde, insan haklarında en ufak bir iyileşme olmadığı gibi NATO, kan ve kaostan başka bir şey getirmemiştir. İslam coğrafyası üzerinde zalim bir oyun oynanmaktadır. Mısır ve Suriye başta olmak üzere coğrafyamızda yaşanan bütün gelişmeler Büyük Ortadoğu Projesi’nin bir halkasıdır. Asıl acı ve üzücü olansa, maalesef AK Parti iktidarının, bilerek ya da bilmeyerek bu oyunun gönüllü bir parçası olmuş olmasıdır. Ne acıdır ki, geldiğimiz noktada bir İslam ülkesi olan Türkiye, ABD’nin Suriye‘ye askeri müdahalesinin en büyük destekçisi haline gelmiştir. Bu tarihimizde örneği görülmemiş bir şeydir. Suriye‘nin parçalanması, Türkiye’nin değil, Büyük Ortadoğu Projesi’nin planlayıcılarına hizmet edecek."

"Bir kez daha uyarıyoruz, Suriye bir ilk değil, son da olmayacak" diyen Aydın, şöyle devam etti:

"Asıl hedef Türkiye’dir. Türkiye’yi bölüp parçalamaktır çünkü Sevr planı adım adım işletilmektedir. O yüzden, bugün NATO’dan, Birleşmiş Milletler’den, ABD’den medet ummak, celladından merhamet beklemektir. Mısır’da 5 bin insan öldürülürken, gıkını çıkarmayan ABD’den Suriye‘ye demokrasi götürmesini istemek ancak acımasız bir şaka olabilir.”

Aydın, Mısır’da darbecileri destekleyen Batı’nın, Suriye halkına özgürlük getireceğine inanmanın gaflet olacağını sözlerine ekledi.

MISIR DOSYASI : Türkiye neden Mısır’a AK Parti neden İhvan’a benzemez ??


Vedat BİLGİN

vbilgin

Mısır’da askeri darbe olunca, bazı çevrelerde hemen bir kıpırdanma, belli belirsiz bir heves meydana geldi. Ergenekon’dan ümidini kesen bu çevrelerdeki egemen söylemi biliyorsunuz: "Mısır’da Müslüman Kardeşler sandığa dayanarak iktidara geldiler ama demokrasiden uzaklaştıkları, dinî bir rejim kurmaya giriştikleri için Mısır ordusu buna müsaade etmeyip, dayanamayıp müdahale etmek zorunda kaldı".

Bu mantığın neresini düzeltelim. Bu kafanın öyle birkaç yazıyla, izahla düzelme ihtimalinden bahsetmek, iyimserlik değil, düpedüz hayalperestlik olur. Bu iddia sahiplerinin, isimlerinin önünde veya arkasındaki unvanlara bakıldığında, Türkiye’de aydın diye bilinen böyle bir kadronun medyada, akademide, kamuoyunda söz sahibi olması, olsa olsa herhalde ancak talihsizlik olarak değerlendirilebilir.

Mısır nere, Türkiye nere?

Türkiye’de antidemokratik çevreleri ümit var eden bu durum, işin ilginç tarafı hiç de bunlar gibi düşünmeyen bir kısım "liberal", "muhafazakâr", "milliyetçi", kısaca en azından demokrasiden yana oldukları görülen insanlarda dahi endişeye sebep olmuştur. Onlar da "Acaba Türkiye’de de benzer şeyler olabilir mi" sorusunu kaygı içinde sormaya başlamışlardır. Oldukça problemli bir durumla karşı karşıya olduğumuz görülmektedir.

Problemli diyorum, çünkü öncekiler ideolojik körlükten, eski konumlarına, yapıya (altın çağ mı demeliyim) özlemin, kaybetmenin yarattığı öfkenin psikolojisiyle Türkiye’nin birikimini anlamıyor olabilirler, fakat diğerlerinin de bu toplumu anlayamaması, bu tür iddiaların peşine takılması gerçekten problemlidir.

‘Türkiye Mısır’a benzemez, çünkü’ deyip, toplumsal, ekonomik, siyasal bakımdan derin tarihsel farklılıkların neler olduğunu sıralayabiliriz. Bu yapısal farklılıkların kaçınılmaz olarak, siyasal süreçlerde farklı sonuçlar yaratmasının sebeplerinden bahsedebilirim. Bunları yapmayarak sadece, AK Parti’yle, Mısır’daki İhvan hareketinin neden birbirinden farklı süreçlerde iktidar olduklarını, dayandıkları ideolojik, politik fonksiyonların isteseniz de üst üste çakışmayacağını belirtmekle yetineceğim.

AK Parti’nin kimliği

İslam coğrafyasında yaklaşık iki yüzyıldır sorunların anlaşılması, bu büyük krizden çıkış yollarının aranması konusunda çok köklü fikir hareketleri ve yönelimler olduğu biliniyor. Bunlar içinde, özellikle siyasal akımlara, fikir hareketlerine bakıldığında Türkiye’nin siyasal yapısının gösterdiği evrim içinde ‘Batıcı/jakoben geleneğin’ karşısında ‘muhafazakâr/demokrat’ hareketlerin 20. yüzyılın başından itibaren ciddi bir ağırlığının olduğu görülür.

Bugün AK Parti’nin siyasal bakımdan dayandığı gelenek, DP, MSP, ANAP çizgisinin yeni bir sentezi sayılmalıdır. Buna itiraz edip, AK Parti’yi, Milli Görüş etrafında değerlendirenler, Erbakan’ın Milli Görüşü’nün Mısır’daki İhvan türü bir hareket değil, bu bahsettiğim siyasal çizgide ortaya çıkan milliyetçi-muhafazakâr bir siyaset anlayışı olduğunu anlayamayanlardır.

Kısaca AK Parti’nin siyasal çizgisi içinde, elbette ki bu ülkenin kültürel kimliğini oluşturan İslami duyarlılığın olması kadar normal bir şey olamaz. Buradaki temel fark, bu kültürün bir imparatorluk geleneğinin ürünü olması ve Türkiye’nin toplumsal bakımdan yaşadığı değişimlerle geçirdiği aşamalardadır. Bu bakımdan Türkiye’nin yaşadığı sosyal değişmeleri, modernleşme yolunda katettiği mesafeyi, sanayileşme, şehirli bir toplum olma, orta sınıflaşma gibi süreçleri ve bu süreçlerle muhafazakâr siyaset arasındaki ilişkiyi kavramadan, ne AK Parti’yle İhvan türü hareketler arasındaki fark ne de Mısır’la Türkiye arasındaki mesafeler anlaşılabilir.

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: