Aylık arşivler: Şubat 2014

DES’ten Üyelerine İngilizce Eğitim Paketi!


DES’ten Üyelerine İngilizce Eğitim Paketi!

Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Eğitim ve Mali Sekreteri Yusuf Kenan Karataş, üyelerine İngilizce eğitim desteği verdiklerini söyledi.

Konu ile ilgili bir basın açıklaması yapan DES Genel Eğitim ve Mali Sekreteri Yusuf Kenan Karataş, “Yabancı dilde eğitime karşıyız fakat her vatandaşımızın en az bir yabancı dili bilmesini ve konuşmasını destekliyoruz. Bu anlamda, her üyemiz bir yabancı dil konuşabilsin gayesiyle üyelerimize bir yıllık online ingilizce öğrenme paketi veriyoruz. Üyelerimizin yabancı dil öğrenmesine yüzde yüz destek veriyoruz” dedi.

DES’in ideolojik sendikacılığa karşı olduğunu ve amacının üyelerinin mali, özlük, mesleki ve demokratik haklarını iyileştirmenin yanı sıra mensuplarının birikim, donanım ve entelektüel seviyelerinin de artırılmasına dönük faaliyetler sergilediğini kaydeden Karataş, açıklamasında şunları söyledi;

“DES, bütün eğitim bileşenlerinin sendikasıdır. DES, değişen ve dönüşen dünyamıza çağdaş vizyonuyla artı değerler sunmayı önceleyen bir sendikadır. Bilimsel ve pedagojik toplantılarla, eğitim sisteminin ana sorunu olarak gördüğümüz konuları irdeleyen kongre ve sempozyumlarla, eğitim çalışanlarının ilgi alanına giren ve kendilerini geliştirmelerine katkı sunan çalıştay ve faaliyetlerle aslında Türkiye’nin geleceğine hizmet ediyoruz. Bu itibarla, üyelerimize sunduğumuz bir yıllık online ingilizce öğrenme paketinin de mensuplarımıza büyük katkısı olacağını düşünüyor ve bu tür hizmetlerimizin artarak süreceği müjdesini veriyorum. Türkiye’ye hizmet sendikacılığını getiriyoruz. Rakiplerimizin hemen herbiri bir siyasi partiyi arkasına siper etmiş, ideolojik hazır bir kitle üzerinden yürürken biz DES olarak tüm eğitimcileri kucaklamaya ve sendikacılığın en güzel örneklerini sergilemeye devam edeceğiz” diye konuştu.

DES’ten yelerine ngilizce Eitim Paketi!.doc

Us congress hearing of maan alsaan Money laundry


YouTube videos of

U.S. Congress money laundering hearing

of

Saudi Billionaire " Maan Al sanea"

with bank of America

and The owner of Saad Hospital and Schools

in the Eastern Province in Saudi Arabia

and the Chairman of the Board of Directors of Awal Bank in Bahrain

With Arabic Subtitles

.jpg

Milli Eğitim Yasa Tasarısı Hakkında Konuşan DES Başkanı Avcı; Eğitimde Çok Zaman Kaybedildi!


TBMM Başkanlığına sunulan dershaneler ve Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) teşkilatında önemli değişiklikler içeren yasa taslağını değerlendiren Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, tasarının meclis komisyonunda ve ilgili kamuoyunca yeterince tartışılıp, olgunlaştırıldıktan sonra toplumsal uzlaşıyla çıkarılması gerektiğini söyledi.

KİMSE STATÜKOCULUK OYNAMASIN!

Türk eğitim sisteminin çağdaş dünyaya ayak uydurmada yetersiz kaldığını ve bu nedenle öğretmen, öğrenci, veli dahil muhalefet ve iktidarıyla herkesin eğitimden şikayetçi olduğunu kaydeden DES Genel Başkanı Gürkan Avcı, “Mutabakatla eğitim reformlarına tam gaz devam etmemiz gerekiyor. Eğitim sistemi ile ilgili yeni bir fikir söylediğinde ‘icat çıkarma’ ve ‘eski köye yeni adet getirme’ diyen statükoya ve ideolojik seslere karşı ‘yeni icat çıkarın’ ve ‘yeni adet getirin’ diyesim geliyor. Bugün ülkemizde uygulanan eğitim sistemi sanayi devrimi dönemine takılıp kalmıştır ve obsesiftir. Eğitim sisteminin anaokulundan üniversiteye kadar baştan sona yeniden formatlanması ve demokratikleştirilmesi gerekiyor” dedi.

EĞİTİMDE ÇOK ZAMAN KAYBEDLİDİ!

Eğitime çeki düzen verme, çağdaş, demokratik ve bilimsel bir temele oturtma konusunda sonuna kadar kararlı olunması gerektiğini söyleyen Gürkan Avcı, “Çünkü deniz bitmiş artık gidecek yer yok. Bu anlamda kararlı ve cesur adımlar atılmalıdır ki eğitimde daha çok yapılması gereken ve alınması gereken mesafelerimiz var. Çünkü çok zaman kaybedildi ve sistemin bir an önce toparlanması gerekiyor. Eğitim sistemimiz köhnemiş dayatma ve dogmalardan kurtuldukça Türkiye’nin önü daha da açılacaktır. Aksi halde çağdaş, demokratik, eşitlikçi ve bilimsel bir eğitim sistemine geçilmediği müddetçe Türkiye rahat bir nefes alamaz” dedi.

EĞİTİM REFORMLARI, GÜÇLÜ ÖĞRETMENLERLE HAYATA GEÇER!
2000’li yılların başından itibaren dünyada ve Türkiye’de artık hiç bir şeyin eskisi gibi olmadığını, büyük bir değişimin yaşandığını söyleyen Gürkan Avcı, “Eğitim sistemimizin bu yeni dünyadaki risklere göğüs gerebilmesi için inovasyonu ön plana çıkarması gerekiyor. Bunu yapamadık. Ben şahsen eğitime daha fazla bütçe ayırılmasını, eğitim çalışanlarının ekonomik ve demokratik sorunlarının çözülmesini ivedi hedef bağlamında çok gerekli görüyor, tasarıdaki reformların ‘eğitim ve sürdürülebilir büyüme’ perspektifiyle daha da geliştirilmesi gerektiğine inanıyorum” dedi.

BİRTEK TEŞKİLAT YAPISINDA REFORM YAPMAKLA OLMAZ!
Türkiye’de eğitimin kaliteli, verimli ve eşitlikçi bir form kazanması için sadece teşkilat yapısında değil; kapsamlı bir idari, hukuki, mali ve teknik reforma ihtiyaç bulunduğunu ifade eden Gürkan Avcı, “Politika yapıcılara ışık tutması açısından, Türkiye’nin öğretmen sermayesinin geliştirilmesi bakımından dünyadaki karşılaştırmalı konumunu gözden kaçırılmamalıyız diye düşünüyorum. 2050’de eğitim ordumuz nasıl olacak? 2050’de öğrenme duvarlarına ihtiyaç kalacak mı? Analitik sentez mi, mekanik öğrenme mi, temel muhakeme mi, üniversal altyapı mı, evrensel bilinç ve spesifik konumlandırma mı geçerli akçe olacak? Bu MEB tasarısı öğretmenlerimiz ve diğer tüm eğitim bileşenleri için kariyer mi bariyer mi? Merdivenleri çıkıyor musunuz, iniyor musunuz? Merdivenin son basamağı nereye takılı, nereye asılı? Bunların çok iyi düşünülüp, istişare edilip, planlanması gerekiyor” dedi.

YETERLİLİK SINAVLARI OBJEKTİF OLMALI!

Eğitimdeki reform paketlerinin içerik olarak olumlu olması yanında usul ve insicamında buna paralellik arzetmesi gerektiğini söyleyen Gürkan Avcı, şunları söyledi: Aday öğretmenlere sınav şartı getirilmesi, 2 yıl üst üste sınavda başarılı olamayan öğretmenin, öğretmenlikle ilişiğinin kesilmesi birçok AB üyesi ülkede uygulanan bir sistemdir. Öğretmenlerin kendini geliştirmesi ve öğretmenlik mesleğinin nitelikleştirilmesi açısından değerlendirirsek; sınav uygulamasının objektif, adaletli ve eşitlikçi kriterler doğrultusunda planlanması kesinlikle sağlanmalıdır.

DERSHANECİLER, ÖĞRETMEN VE PERSONEL MAĞDUR EDİLMEMELİ!
Dershanelerin kapatılması sonrasında kurslar ve 12 yaşın altındaki çocuklar için etüt merkezlerinin serbest bırakılması ve dershane sahiplerine bol menülü ve makul seçenekler sunulması hem müteşebbisleri hem de öğrenci ve ailelerini zor durumda bırakmama adına önemlidir. Dershanelerin kapatılması sonrasındaki teşvik ve destek uygulamalarının dershanecilere, buralarda çalışan öğretmen ve personele dönük haksızlıkların yapılacağı ihtimalini dahi akıllara getirmemelidir. Özel okul ve etüt merkezi olma şansı düşük olan küçük ve butik dershanelere pozitif ayrımcılık yapılmalıdır.

ÖZEL OKULCULUĞUN DESTEKLENMESİ DOĞRU!

Tasarıda özel okul ve etütlere gidecek öğrencilerin devletçe desteklenecek olmasını önemsiyorum. Eğitimde yüzde 3’lük bir oranı temsil eden özel okulların günümüzde yarı kapasiteyle çalıştığı gözönüne alınarak, eğitim sistemimize dinamizim ve lokomotif güç kazandırması için özel okulculuğun daha kapsamlı politikalarla geliştirilmesi ve pekiştirilmesi gerektiği kanaatindeyim.
6 YIL ŞARTI ABARTILI!
Dershanelerde çalışan öğretmenlerin mağduriyet yaşamamalarını sağlamak adına 6 yıldan fazla dershanelerde öğretmenlik yapanların sözlü sınavla MEB kadrolarına alınmasının yeni mağdurlar yaratmamasına özenle dikkat edilmelidir. Öncelikle yapılacak eleme sınavlarının hakkaniyetli ve nesnel ölçütlerle yapılması elzemdir. Öte yandan 6 yıl dershanede çalışmış olma şartı çok abartılıdır. Bu nedenle bu sürenin 2 yıla indirilmesi gerekir. Malum sebepler nedeniyle sigortasız çalıştırılmış onbinlerce dershane öğretmeni haksızlığa uğramış olacaktır. Öte yandan sigortası yıl bazında eksik yatırılmış öğretmenlerde müstakbel mağdur adayı olacaktır.

DERSHANEDE ÇALIŞMAYAN ÖĞRETMENLER CEZALANDIRILMAMALI!
Bir diğer önemli hususta çeşitli nedenlerle dershanelerde çalışmamış yahut dershanelerde çalıştığını belgeleyememiş, başka özel eğitim kurumlarında çalışan yahut özel ders ve etüt çalışmalarında bulunan öğretmenlerin mağduriyet yaşamamasının sağlanmasıdır. Bu nedenle tasarının vicdanları kanatmaması, adalet ve eşitlik prensiplerini yaralamaması çok önemlidir. Dershane öğretmenlerini mağdur etmeyeyim derken yeni ve başka mağdurlar yaratılmamalıdır.

KADROLAŞMA VE KAZANILMIŞ HAK GASBI ENDİŞESİ!
Tasarıdaki 25. Madde ile okul idarecilerinden 4 yılı tamamlayanların görevlerinin sona ermesi söz konusu olmaktadır. Yine ayrıca MEB Müsteşarlığı makamı hariç tüm idari ve bürokratik makamlar tasarının yasalaşmasıyla fesh edilmiş olacaktır. Bu husustaki temel beklentimiz; Milli Eğitimdeki tayin, atama, terfi ve görevde yükselmelerin tamamen liyakat ve ehliyet prensiplerine göre tanzim edilmesidir. Şube müdürlüğü üstündeki makamların siyasi tercihlerle belirlenmesi ve bu makamlardakilerin bakanlarla ve iktidarlarla birlikte gelerek, bakan ve iktidarlarla birlikte makamlarını terk etmesi bizce de makul karşılanmaktadır. Sorumluluk ve sağlıklı yönetişim kriterleri doğrultusunda Bakanlar istediği ekiple çalışmalı ve başarı-başarısızlık adına mazerete matuf bırakılmamalıdır. Lakin bu selahiyet kadrolaşma ve kurum hafıza ve kültürünü yok saymaya, yok etmeye sebebiyet vermemelidir.

TALİM TERBİYE, TERBİYE EDİLMELİ!
Talim ve Terbiye Kurulu’nda tanınmış eğitimci, çevirmen, pedagog, şair, yazar ve bilim insanları görev almalıdır. Öğrenci, öğretmen ve veli temsilcileri de yönetimde bulunmalıdır. Bugün Talim ve Terbiye Kurulu’nun eğitime yön verebilecek yeterliliğe sahip olmadığını ve Türkiye’deki eğitimin geleceği açısından ciddi endişe duyduğum bir yapı, birikim, donanım ve fonksiyona sahip olduğunu itiraf etmeliyim.

BEKLENTİLERİMİZİN KARŞILANMASI SEVİNDİRİCİ!

Özür grubu atamalarının yarıyıl ve/veya yaz tatilinde yapılacağı maddesini oldukça sevindirici buluyorum. Ve yine uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik unvanlarını mahkeme kararıyla elde edenlerin, mahkeme kararının aleyhlerine kesinleşmesi halinde bu kişilere unvanlarının iptal edildiği tarihten önce yapılan ödemelerin geri alınamayacağına dair hükümde tasarıdaki çok olumlu bulduğum hususlardar birisidir. Bütün devlet okullarında, özel okullarındaki kurslarında, halk eğitim merkezlerindeki kurslarında ücretsiz olacak olmasını önemli ve değerli bir düzenleme olarak görüyorum.

EŞİTLİK, ŞEFFAFLIK VE ADALET HERŞEYDEN DAHA ÖNEMLİ
Özel okul ve etütlere teşvik verilirken zengin fakir, başarılı başarısız ayrımı yapılmaması da ayrım gözetmeksizin her çocuğun desteklenmesi de önemli bir adım olarak görülmelidir. Lakin tasarıyla ilgili en önemli beklentimizi tekrar ifade etmem gerekirse; öğretmen ve öğrenci merkezli tüm hususlardaki kıstaslarda kim ve ne olursa olsun “bu AKP’li, bu CHP’li, bu MHP’li, bu Kürt, bu Ermeni, bu Alevi, bu Sünni” denme ve fişlenme korkusu yaşamadan, ayrım yapılmayacağının garantisi olacaktır. Tüm herkesin haklarının eşit, adil ve şeffaf bir şekilde korunacağının garantisini sağlamak ve bu hususta vatandaşı samimiyetle ikna etmeye çalışmak her şeyden daha değerli olacaktır.

DES, Beden Eğitimi Dersini Geri İstiyor!


DES, Beden Eğitimi Dersini Geri İstiyor!

DES, Meslek, Anadolu Meslek, Teknik ve Anadolu Teknik liselerinde Beden Eğitimi derslerinin kaldırılmasına itiraz etti

BEDEN DERSİNİN KALDIRILMASI EĞİTİM BİLİMİNE AYKIRI

Yapılan yanlış uygulamanın getireceği olumsuz sonuçlara dikkat çeken Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Sekreteri İshak Çelebi, “Milli Eğitim Bakanlığı Meslek ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü’nün, 28.01.2014 tarihli ve 390264 sayılı “Haftalık Ders Çizelgelerinde Yapılan Düzenlemeler” konulu yazıyla Meslek liseleri ve Anadolu Meslek liselerinin 10. sınıflarında 2 saatlik Beden Eğitimi dersini; Teknik Lise ve Anadolu Teknik liselerinin 10. sınıflarındaki 2 saatlik Beden Eğitimi dersini; Anadolu Sağlık Meslek liselerinin Acil Sağlık Hizmetleri, Anestezi ve Reanimasyon, Çevre Sağlığı, Diş Protez, Sağlık Hizmetleri Sekreterliği, Tıbbi Laboratuvar ve Radyoloji alanlarının 10. sınıflarındaki 1 saatlik Beden Eğitimi dersini; Anadolu Sağlık Meslek liselerinin Ortopedik Protez ve Ortez alanının 10. sınıflarındaki 1 saatlik Beden Eğitimi dersini; Anadolu Sağlık Meslek liselerinin Hemşirelik alanının 10. sınıflarındaki 1 saatlik Beden Eğitimi dersinin kaldırılması; eğitim bilimine, pedagojik ilkelere, milli eğitim temel kanunu ve birçok mevzuat ile birlikte başta hukuka aykırılık teşkil etmektedir” dedi.

OKULLARDAKİ OBEZİTE, ŞİDDET VE MADDE BAĞIMLILIĞI ARTAR

Uygulamanın, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın ortaöğretim beden eğitimi dersi 9-12. sınıflar öğretim programıyla da çeliştiğini kaydeden DES Genel Sekreteri İshak Çelebi, “Bizim eğitim sistemimizin en temel sorunlarından birisi de çocuklarımızın yalnızca akademik gelişimini önemsemesidir. Hâlbuki çocuklarımızın bedensel, ruhsal, sosyal, duygusal ve etik gelişimi de en az akademik gelişimleri kadar önemlidir. Beden eğitimi dersi çocuklarımızın sağlıklı gelişimini sağladığı gibi tüm çağdaş dünya eğitim sistemlerinde de örgün eğitimin önemli bir süreci ve çok değerli bir parçası olarak görülmektedir. Beden eğitim dersi diğer tüm derslerin bütünleyici bir parçası olarak anlaşılmalıdır. Beden eğitimi dersi, çocuklarımızın psikomotor, bilişsel, duyuşsal ve sosyal, psikolojik gelişimine katkıda bulunan önemli bir derstir. Obezite, madde bağımlılığı ve şiddet gibi olumsuz davranışların sıkça yaşanmaya başlandığı okullarımızdan beden eğitimi dersini kaldırmak başta eğitim disiplinine ve milli eğitimin temel amaçlarına savaş açmak demektir” diye konuştu.

AKSİNE, BEDEN EĞİTİMİ DERSİNİN SAYI VE NİTELİĞİ ARTIRILMALI

Türk eğitim sisteminin ana sorunlarından birisinin de beden eğitimi, müzik, resim gibi derslerin önemsiz ve baştan savılacak dersler olarak algılanması olduğunu söyleyen İshak Çelebi, konuşmasına şu sözlerle son verdi;

Eğitim sistemimizin açmazlarını çözme konusunda bağımsız ve demokratik bir ses olarak irade gösteren sendikamızın böylesi önemli bir husustaki uyarısınınMilli Eğitim Bakanımız Sayın Nabi Avcı ve Müsteşarımız Sayın Yusuf Tekin tarafından dikkate alınacağına inanıyorum. Aslına değil beden eğitim derslerinin kaldırılması, tam aksine; okullarda beden eğitim dersinin daha kaliteli ve derinlikli bir şekilde işlenerek sporun tüm ülkede yaygınlaşarak, uluslar arası yarışmalara temel oluşturması sağlanmalıdır.Beden eğitimi dersi sözde değil özde olarak, Milli Eğitimin temel ilkelerine uygun ve çağdaş hale getirilerek çocuklarımızın beden, ruh ve fikir gelişimine hakkıyla katkı verecek standarda yükseltilmelidir. Beden eğitimi, sanal ortamlara saplanıp kalmış gençliğimizin sosyalleşebilmesi ve kişiliğini geliştirebilmesine büyük katkıları olmalıdır. Beden eğitimi dersi faaliyetleri çeşitli branşlarda somutlaşmış, üst düzeyde planlanmış, fizyolojik psikolojik, estetik, teknik özellikleri gerekli kılan yarışmaya dayalı ve kurallarla çevrili bir etkinlik haline getirilmelidir.

DES, Beden Eitimi Dersini Geri stiyor!.doc

DES, Yıpranma Payı Yasasına İtiraz Etti!


DES, Yıpranma Payı Yasasına İtiraz Etti!

Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ve Çalışma-Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’e gönderdiği mektupta ‘Engelli çocuklara eğitim veren Özel Eğitim Öğretmenlerine ve bu alanda görev yapan ilgili personele yıpranma payı verilmesini istedi.

BİR YILA KARŞILIK 3 AY FİİLİ HİZMET ZAMMI İSTİYORUZ

Mektupta, TBMM’de görüşülmekte olan 546 sayılı Kanun teklifine münhasıran; çeşitli meslek mensuplarına verilmekte olan fiili hizmet zammı yani yıpranma payı hakkının zihinsel, işitme, görme ve ortopedik engelli çocuklara eğitim veren özel eğitim öğretmenlerini ve bu alanda çalışan ilgili personeli de kapsaması gerektiğini ifade eden DES Genel Başkanı Gürkan Avcı, engelli çocuklarla fiilen çalışan öğretmenlerin bir yıllık hizmetlerine karşılık 3 ay fiili hizmet zammı verilmesini talep etti.

ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENLERİNE HAKSIZLIK YAPILMAMALI

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve bu kanuna ilişkin olarak çıkarılan Fiili Hizmet Süresi Zammı Uygulamasının Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte yer alan ilgili maddelerde, fiili hizmet tazminatını hak eden kurum ve personelin belirtildiğini söyleyen Gürkan Avcı, Engelli çocuklarla çalışan eğitim personelinin bu haktan ayrı tutulmasının eşitlik, adalet ve hakkaniyet prensiplerine aykırı olduğunu söyledi.

YIPRANMA PAYI HAKKINI MİLLİ EĞİTİM ŞURASINDA ÇIKARTTIK

Mektupta; Özel eğitim öğretmenlerinin yıpranma payı hakkından mahrum bırakılmasının AB ve İLO kriterlerine ve çalışma mevzuatına da aykırılık teşkil ettiğini kaydeden Gürkan Avcı, Sendikalarının 18. Milli Eğitim Şurasında çıkarttıkları şura kararlarından “Birçok meslek grubuna tanınan yıpranma payı uygulamasının engelli çocuklara eğitim veren özel eğitim öğretmenlerine de verilmesi” maddesinin bu haklı ve meşru taleplerinin hayata geçirilmesinde dayanak ve ivedilik oluşturacağını söyledi.

YIPRANMA HAKKI MİLLETVEKİLİNE VAR ENGELLİLER ÖĞRETMENİNE YOK!

Avcı mektupla ilgili şunları söyledi; “Gerçekten yıpratıcı ve zor şartlar altında çalışan özel eğitim öğretmenlerimize fiili hizmet zammı acilen verilmelidir. Sayın Başbakan ve Bakanlarımızdan en kısa zamanda fiili hizmet süresi zammına yönelik adım atmalarını bekliyoruz. TBMM’deki torba kanun tasarılarına bu değişikliğin eklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Engelli yavrularımıza eğitim vererek ailelerini memnun ve mutlu eden özel eğitim öğretmenlerimizin de memnun ve mutlu edilmesi ve haklarının verilmesi gerekir. Basın Kartı Yönetmeliği’ne göre çalışan gazeteciler ve TRT personeli ile milletvekilleri ve dışardan atanan bakanlara 90 gün yıpranma payı hakkı verilen Türkiye’de engelli yavrularımızı hayata hazırlamak ve bir harf öğretmek için aylarca çırpınan özel eğitim öğretmenlerimizi bu haktan dışlamak büyük bir haksızlık ve insafsızlık olacaktır.”

DES, Ypranma Pay Yasasna tiraz Etti!.doc

DES, 50 Bin Öğretmen İçin ‘Tütün, Alkol ve Madde Bağımlılığı Çalıştayı’ Düzenliyor!


DES, 50 Bin Öğretmen İçin ‘Tütün, Alkol ve Madde Bağımlılığı Çalıştayı’ Düzenliyor!

Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) 2014 yılı boyunca 50 bin öğretmene Antalya, Muğla ve Nevşehir illerinde düzenleyeceği ‘Tütün, alkol ve madde bağımlılığıyla mücadele çalıştayları’ maharetiyle bağımlılıklarla ilgili öğrenci ve ebeveynlerle nasıl iletişime geçecekleri ve ilişkileri ne yönde yürütmeleri gerektiği konusunda eğitim vermeyi hedefliyor.

EĞİTİMLER ÜCRETSİZ OLACAK!

Konuyla ilgili düzenlediği basın toplantısında;, katılımcılardan, verilecek eğitimden hiçbir ücret talep edilmeyeceğini söyleyen DES Genel Başkanı Gürkan Avcı, “Belirleyeceğimiz tarihlerde ve sendikamız internet sitesi ve www.saglikligenclik.org adresinde yayınlanacak programlara göre öğretmenler ve eğitim çalışanlarına ders ve çalışmalarını aksatmayacak şekilde, görevlendirmelerin valiliklerce yapılıp yolluk ve yevmiyelerinin genel bütçeden karşılanarak vermeyi hedeflediğimiz ‘Çocuklarda ve Gençlerde Tütün, Alkol ve Madde Bağımlılığı Çalıştayları’ sayesinde çocuklarımızın ve gençlerimizin sağlıklı ve güvenli ortamlarda eğitim alması devletin görevi olduğu kadar, sendikalarında yerine getirmesi gereken bir sorumluluk olduğunu göstermek istiyoruz” dedi.

MÜCADELEDE ÖĞRETMENLER ÇOK ÖNEMLİ

Tütün, alkol ve madde bağımlılığının dünyada olduğu gibi Türkiye’de de başta çocuk ve gençler arasında olmak üzere herkesi etkileyebilen biyolojik, ruhsal ve sosyal boyutları olan bir sağlık sorunu olduğunu söyleyen Gürkan Avcı, basın toplantısında şunları söyledi;

Son yıllarda tütün, alkol ve madde bağımlılığı ile mücadele konusunda büyük başarılara imza atan Türkiye’nin bu mücadelesini sürdürülebilir ve kontrol edilebilir kılmasının en efektif yolu öğretmenleri ve eğitimcileri bu mücadelenin en proaktif sorumlulurı haline getirmesi olacaktır.

KURUMLAR ARASI İŞBİRLİĞİNİ ESAS ALIYORUZ

Yeşilay ve benzeri sorumluluk sahibi kuruluşlarıımız Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere Gençlik ve Spor Bakanlığı gibi kurumlarımızla ortak çalışmalar düzenleyerek ‘Tütün, alkol ve madde bağımlılğı ile mücadele’ konusunda çocuk ve gençlerimiz ile ailelerine dönük çeşitli çalışmalar organize etmişti. Fakat bu sorunla mücadelenin başarıya ulaşma konusunda en önemli aktörün öğretmenler ve eğitim çalışanları olduğuna inanıyoruz. Bu itibarla düzenleyeceğimiz çalıştayların çok faydalı ve etkili olacağını düşünüyoruz.

ÇALIŞTAYLARIN AMACI ÖNEMLİ!

Düzenleyeceğimiz çalıştaylarda tütün, alkol ve madde bağımlılığının boyutlarına yönelik ülkemizin en etkin ve tanınmış bilim insanı ve hocalarımız maharetiyle durum tespiti yapmak, önlenmesine yönelik uygulama metotlarını ortaya koymak, mücadele konusunda eğitimcilerimizin bilinçlenmesini sağlamak, sağlıklı gençlik hedefinde tüm tarafları harekete geçirmek, eğitim camiası içeresinde iletişimi artırıp, bu iletişimi canlı tutarak sorunun çözümüne anne ve babaların katılımını sağlamak, öğretmenlerimize gençleri tütün, alkol ve madde bağımlılığından uzak tutmanın yollarını göstermek ve sağlık bilinci gelişmiş toplumsal bir altyapı hazırlamaktır.

Eğitim sisteminin sorunlarının çözümüne katkıda bulunarak doğru bilgilendirme sağlamayı amaçlayan sendikamız birçok farklı konuda eğitimcilerimize yol göstermeye çalışmaktadır. Bu itibarla bir çok nitelikli toplantı ve etkinlikler düzenleyerek, kurumlar arası işbirliğini öne çıkaran bilimsel, pedagojik organizasyonlara Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere bir çok bakanlık, resmi ve özel kurum, kuruluş ile sivil toplum örgütlerinin katkı ve destekleriyle imza atmıştır.

YASAKLAR VE KANUNLARLA OLMUYOR!

Ülkemizde madde kullanımı birçok ülkeyle karşılaştırıldığında düşük oranlardadır. Fakat ülkemizdeki genç nüfusu göz önüne aldığımızda bu düşük oranların ne kadar büyük rakamlar oluşturacağını unutmamak gerekmektedir. Yapılan onca mücadeleye rağmen sigara ve alkol ile tüm maddelerde kullanım sıklığında bir artış söz konusudur. Türkiye’de bağımlılıkla mücadele konusunda yürütülen faaliyetlerin daha çok önleme, yasak getiren düzenlemeler ve yasa uygulamaları konularında yoğunlaştığını düşünüyoruz. Bu durum, bağımlılığın halk arasında salt bir asayiş ve sağlık sorununa indirgendiği algısının doğmasına da yol açmaktadır. Bağımlılıkla mücadelede tekelci bir yaklaşım sergilemek yerine özel sektör, devlet ve sivil toplumu çözüm ortağı olarak oryante etmeyi planlıyoruz.

LAF DEĞİL İŞ ÜRETİYORUZ!

Bu nedenlerle, 2014 yılında, geçen yıl düzenlediğimiz kongre, sempozyum ve seminerlerin ikinci toplantılarını da düzenleyecek olan sendikamız, bu yıl boyunca 50 bin eğitimcinin katılmasını hedeflediği ‘Çocuklarda ve Gençlerde Tütün, Alkol ve Madde Bağımlılığı Çalıştayları’ düzenliyor.

2014 yılı boyunca 50 bin eğitimciye vermeyi hedeflediğimiz ‘Çocuklarda ve Gençlerde Tütün, Alkol ve Madde Bağımlılığı Çalıştayları’ mahareti ile eğitimcilerin bağımlılıklarla ilgili öğrenci ve ebeveynlerle nasıl iletişime geçecekleri ve ilişkileri ne yönde yürütmeleri gerektiği konusunda bilgilendirilecektir.

İdeoloji ve ücret sendikacılığı yerine eğitimin tüm paydaşlarına hitap eden bilimsel, çağdaş ve pedagojik projeleri hayata geçiren DES, demokratik vizyonuyla sendikacılığın en elzem ve en güzel örneklerini sergilemeye devam ediyor.

DES, nitelikli projeleriyle, bilimsel çalışmalarıyla, çağdaş vizyonuyla, örnek ve lider sendika bayrağını daha ileriye doğru taşıyor. 2013 yılında ‘Ulusal Çocuk ve Ergen Obezitesi Sempozyumu ve Ulusal Afet ve Afet Eğitimi Kongresi’ ile birlikte onlarca seminer, çalıştay ve yuvarlak masa toplantısı düzenleyen DES, bu yıl çıtayı daha da yükseltiyor.

DES, 50 Bin retmen in ‘Ttn, Alkol ve Madde Bamll altay’ Dzenliyor!.doc

DES, Hükümete Eğitime Hazırlık Ödeneğini Hatırlattı!


DES, Eğitime Hazırlık Ödeneğini Hatırlattı!

Her eğitim yılı başında yalnızca öğretmenlere verilen ve bu yıl 740 TL olarak ödenen ‘Eğitim Öğretime Hazırlık Ödeneği’nin tüm eğitim çalışanlarına verilmesi gerektiğini söyleyen Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Zülfikar Kotanlı, “18. Milli Eğitim Şurasında sendikamızın müzakere, öneri ve gayretleriyle ‘Eğitim Öğretime Hazırlık Ödeneği’nin tüm eğitim çalışanlarına verilmesi hususu şura kararı haline gelmişti. Kimi eğitim reformlarını Milli Eğitim Şura kararlarına dayandıran hükümetin, eğitim öğretime hazırlık ödeneği konusundaki şura kararını da hayata geçirmesini istiyoruz” dedi.

DES’in eğitim çalışanlarına kazandırdığı şura kararlarından birisi olan ‘Eğitim öğretime hazırlık ödeneği’nin tüm eğitim çalışanlarına verilmesi ile birlikte eğitim çalışanları arasında yıllardır süregelen adaletsiz uygulamanın son bulacağını söyleyen DES Genel Başkan Yardımcısı Kotanlı, “Sendikamız 18. Milli Eğitim Şurasında “Eğitim ordusunun gizli kahramanları olan hizmetli, şoför, bekçi, hademe, memur ve şeflerden oluşan eğitim çalışanlarına da Eğitim Öğretim Tazminatının verilmesi ve tayin, terfi ve görevde yükselme sistemlerinin adaletli ve objektif kriterlere göre yeniden belirlenmesi” yönünde bir teklif sunmuş, bu önerisini kulis çalışmalarıyla şura kararı haline getirmiştik. Şimdi hükümetin bu öneriyi mevcut torba kanun düzenlemelerinden birisine eklemesini bekliyoruz” diyerek hükümet üyelerine seslendi.

DES’in Erzurum şubesinde konuyla ilgili yaptığı basın açıklaması yapan Kotanlı, Eğitim çalışanlarının sorunlarına acil ve kalıcı çözümler bulunmasını ve bir maaş düzeyine yükseltilmiş eğitime hazırlık ödeneği düzenlemesi maharetiyle atılacak adımla hükümetin ustalık dönemine yakışır bir iş yapmış olacağını söyleyerek sözlerine son verdi.

DES, Hkmete Eitime Hazrlk deneini Hatrlatt!.doc

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İran Analiz

İran-Şii Jeostratejisi ve Dünya Genelinde İran Destekli Şii Örgütler, İran-Şii Lobisine Dair Bilgiler

İç Savaş

Strateji - Taktik - Savunma

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: