Aylık arşivler: Ocak 2014

DES: Eğitim Sistemimizde Ayıklama Yapılmalıdır!


Eğitim Sistemimizde Ayıklama Yapılmalıdır!

Türkiye’nin kendi özgün ekseninde kimlik ve medeniyet duruşuna sahip demokratik bir eğitim sistemine sahip olması gerektiğini söyleyen Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, Milli Eğitim Bakanlığı’nın öncelikle ders kitaplarını ve müfredatı batının çoktan terk ettiği ağır ideolojik öğelerden ve bilimsel hurafelerden ayıklayacak bir çalışma başlatması gerektiğini kaydetti.

EĞİTİM SİSTEMİMİZ HURAFELERDEN KURTULMALI

Örgütlenme çalışmaları için bulunduğu Kütahya’da yaptığı konuşmada Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın entelektüel birikimi ve tecrübesi ile demokratik ve pratisyen yapısı ile özgün, milli, bilimsel ve çağdaş bir eğitim sisteminin inşası adına bir şans olarak görülmesi gerektiğini söyleyen DES Genel Başkanı Gürkan Avcı, Ders kitapları ve müfredat maharetiyle çocukların zihinlerine, bilim ve gerçeklik adına pozitivist, determinist, materyalist anlayışların ve bilimsel-dinsel hurafelerin enjekte edilmesine gönlünün razı olmadığını söyledi.

Değerli bir yatırım olarak gördüğü FATİH projesinin politikasızlık ve sahipsizlikten kurtulması için eğitim sendikalarının katkı ve katılımının önemsenmesi gerektiğini kaydeden Gürkan Avcı, şunları söyledi:

.

EĞİTİM SİSTEMİMİZ ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL OLMALI

Zihinsel işgal altındaki Türk eğitim sistemine özgürlük, demokrasi ve sivilleşme kazandırılmalıdır. Eğitimin ve okulların inanç ve insani değerleri yerle bir eden yapısına müdahale edilmelidir. Eğitim sistemimiz çocuklarımızın akademik gelişimine bakıyor, ahlaki ve etik gelişimini önemsemiyor. Çocuklarımız iyi ve doğru şeyleri okullardan öğrenemiyor. Derslerin ve müfredatın hurafelerine karşı panzehir olarak alternatif kaynaklardan sivil toplum kuruluşlarının oluşturduğu eğitim ve yayıncılık faaliyetlerinden öğreniyorlar. Bu manada özel eğitim kurum ve kuruluşları çok önemli bir görev ifa ediyorlar

EĞİTİM SİSTEMİNİN ACI MEYVELERİ…

Eğitim sisteminde derslerin ve müfredatın felsefi arka plana kavuşturulması ve eğitimle ruh, muhteva ve ideal verilmesi gerekir. Eğitim reformlarında biçimsel, şekilsel tedbirler öne çıkıyor. Marifet ve hikmet yerine kuru bilgileri kafaya yığıp duran ezberci sistem ile sınav-test çözme için eğitim yapma hakim oluyor. Okullarla testlerle öğretilenlerin temeline inerseniz -ilkel, kaba, çağdışı pozitivist hurafeler ve jakoben söylemleri görürsünüz. Eğitimin bu ruhsuz hali ne öğrenciyi motive ediyor ne de öğretmeni. Ortaokullarda, liselerde zıvanadan çıkan tütün, alkol, uyuşturucu kullanımı, çarpık cinsellik gibi ahlâkî çöküntüler bu eğitimin acı meyveleri değil mi? Bu ülkenin hırsızları, yolsuzları, darbecileri ve teröristleri kaba ve ilkel hurafeleri öğreten bu eğitim sisteminin yan ürünleri değil mi? Bu kabilde düşünce ve projelerimizi paylaştığımız MEB Müsteşarı Sayın Yusuf Tekin’in mevcut eğitim sistemine yeni bir ruh ve form kazandırma adına ifade ettiği çalışmalarının biran önce hayata geçirilmesine ihtiyaç vardır ki sendika olarak bu tür projelerin destekçisi ve katılımcısı olmaya hazırız.

EĞİTİM SİSTEMİMİZİN GENETİĞİ İLE OYNANMIŞ…

Türkiye’nin eğitim sistemi de, Türkiye’nin başına örülen çorapların tamamı da ithaldir. Dünyada Batı’ya anlamsız ve içi boş şekilde yüzünü dönüp yürüyen tek millet biziz. Kökünden ve kadim mecrasından koparılmış, ucube eğitim sistemimiz yüzünden ne yaptığını, nereye gittiğini bilmeyen bir millet haline getirildik. Şaşkın ördeğe çevrildik. Türkiye Türkler’indir deniliyor fakat işin aslı ne yazık ki öyle değil, hiç olmadı! O kadar savaşlar, şehitler, kan ve gözyaşı döktük, büyük sıkıntılar ve acılar çektik fakat Türkiye sadece kâğıt üzerinde bizim! Genetiği bozuk bu eğitim sistemi yüzünden bu asil ve nazif millet sadece kandırıldı. Tarih yazan bu toprakların aslan yürekli çocukları oyuncak haline getirildi.

EĞİTİM SİSTEMİMİZ TARİHİMİZİ ÖĞRETMİYOR!

Tarihimizi bile onlar yazdığı için gerçekleri dahi bilmiyoruz. Sağcı, solcu, muhafazakâr, ülkücü hiç fark etmedi çünkü farkına varmadan herkes onların senaryosunun figüranı oldu ve kim kazanırsa kazansın onların çıkarlarına hizmet etti. Bizim eğitim sistemimiz kendi çocuklarını hormonlayıp, kökünden koparan ve derin salahiyetten dışlayan bir rejim paratoneridir. Çok önemli koltukları verdiğimiz insanların ezici çoğunluğu dahi bu oyunu göremez ve bilmez. Silahla, kılıçla yenemedikleri, baş edemedikleri bizleri bu eğitim sistemiyle bloke ettiler. Adım attırmadılar. Bir olmamız demek onların yenilmesi demek. Eğer Türkiye tekrar bizim olacaksa eğitim sistemi de, para ve zenginlikte, inisiyatifte bizim olmalı. Bunun içinde yan yana, sırt sırta, el ele olmalıyız.

DES; Eitim Sistemimizde Ayklama Yaplmaldr!.doc

DES: Teftiş Sisteminde Çift Başlılık Kaldırılmalıdır!


Teftiş Sisteminde Çift Başlılık Kaldırılmalıdır!

Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, Milli eğitimde teftiş sistemindeki çift başlılık kaldırılmalı, denetim yeniden yapılandırılarak, etkililiği artırılmalıdır, dedi

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından mevcut denetim birimlerini merkeze bağlı olarak tek çatı altında ‘Eğitim Müfettişliği’ unvanıyla birleştirerek, denetim elemanlarının uygun görülen illerde kurulacak çalışma merkezlerinde istihdamını öngören kanun tasarısını memnuniyetle karşıladıklarını ve sendika olarak desteklediklerini söyleyen DES Genel Başkanı Gürkan Avcı, “Onlarca yılın ihmali ile bugüne kadar gelen kronikleşmiş eğitim denetimi sistemi sorununun çözülmesi için sendika olarak çeşitli platformlarda gayret ve çalışmalarımız oldu. Bakanlığın hazırladığı kanun tasarısının biran önce yasalaşamasını ve müfettiş arkadaşlarımızın beklentilerinin karşılanmasını bekliyoruz” dedi.

Kanun tasarısının yasalaşması ile uzmanlığı ön plana çıkaran, az sayıda ve donanımlı denetim elemanı ile yüksek verim odaklı bir denetim sistemi kurulması gerektiğini söyleyen Gürkan Avcı, “Yeni denetim sisteminin eğitim yönetimine ve eğitimin kalitesine olumlu katkılar sağlayacağına inanıyoruz” diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın yeni yönetim anlayışına ve kamuoyu beklentilerine uygun olarak yeniden yapılandırılması gerektiğini kaydeden Avcı, şunları söyledi:

Bakan Ömer Dinçer dönemiyle birlikte Milli Eğitim Bakanlığı’nın politika, amaç ve hedeflerinde yeni yöntem ve yaklaşımlar benimsenmiş, aynı işi yapan birimler tek elde toplanmıştı. Ortaya çıkan yeni yönetim anlayışı ve politikalar, denetim sisteminin de gözden geçirilmesini ve yeni anlayışa göre bütüncül bir yaklaşımla yapılandırılmasını zorunlu kılmaktaydı. Milli Eğitim Bakanlığındaki mevcut çok başlı denetim sistemi; Denetim birimleri arasında görev dağılımı kargaşasına neden olmaktadır. Denetim birimleri arasında yetki ve görev çakışmasına sebebiyet vermektedir. Ülke genelinde denetim elemanı kaynağının dengeli dağılımı, etkin ve verimli kullanımı sağlanamamaktadır.

İşlevsel olmayan denetim yöntemleriyle denetimlere halen devam edilmektedir. Denetim yapısının bu haliyle, etkin ve kaliteli denetim hizmetinin sunulmasına, sistemin uyum içerisinde işletilmesine imkân vermemekte, kaynak israfına ve çalışma barışının bozulmasına neden olmaktadır. Denetim birimleri arasında uygulama birliği bulunmamaktadır. Geleneksel, alışılmış müfettiş unvanı yerine getirilen ve daha çok şirketlerde holdinglerde kullanılan denetçi/denetmen unvanları denetim elemanlarınca ve eğitim kamuoyunda kabul görmemiştir.

15., 17., 18., Milli Eğitim Şura Kararları, Milli Eğitim Bakanlarının hazırladığı kanun tasarıları, eğitim bilimcilerin görüşleri, TBMM araştırma raporları, eğitim öğretim ve bilim iş kolundaki sivil toplum kuruluşlarının olumlu görüş ve talepleri denetimde bütünlüğü önermektedir. Her branştan donanımlı, alanında uzmanlaşmış denetim elemanlarınca denetim hizmetinin sunulabilmesi için çalışma merkezleri her ilde değil büyükşehir statüsündeki illerde kurulmalıdır.

DES; Tefti Sisteminde ift Ballk Kaldrlmaldr!.doc

DES: Türkiye Karne Sendromu Yaşamasın!


Türkiye Karne Sendromu Yaşamasın!

Demokrat Eğitimciler Sendikası’nın "Türkiye Karne Sendromu" raporuna göre veliler kırık karne getiren çocuklarına nasıl davranacağını bilmiyor. Kötü karne alan çocuğuna sert ve aşağılayıcı davranan anne babalar çocuklarında ciddi kişilik bozukluklarına neden oluyor.

Demokrat Eğitimciler Sendikası tarafından yapılan açıklamada; Türkiye’de her karne döneminde dayak, evden kaçma, sahtecilik, intihar teşebbüsü gibi birçok olumsuz karne kaynaklı olayın yaşandığı, Türkiye’ de "Karne Sendromu" nun aşılması için şu başlıkların tartışılması gerektiği belirtiliyor.

Türkiye’de anne babalar karneye gereğinden fazla önem veriyor. Karne, çocuğun geleceğinde belirleyici tek ölçüt değil. Karne kırık olsa da, çocuğunuzu kırmayın. Kırık karne yalnızca öğrencinin değil aynı zamanda da anne babanındır. Milli Eğitim Bakanlığının ivedi bir şekilde, bir sonraki karne dönemine yetiştirmek üzere daha sağlıklı, çağdaş ve nesnel değerlendirme sistemleri oluşturması gerekir.Karneye büyük anlamlar yüklemek çocuğun duygusal ve psikolojik gelişimine zarar veriyor.

Velilere ‘karne konusunda çocuklarınıza baskı yapmayın’ uyarısında bulunan DES raporuna göre, "Anne babaların hatalı davranışlarından dolayı zayıf karne getiren birçok çocuk bunalım ve depresyona girmekte, ‘başarısızlığı’ kişiliği ile özdeşleştirmektedir. Bazı öğrencilerin okulu ve öğretmenlerini sevmemesinin altında yatan nedenler, karne konusundaki yanlış tutumlarla oldukça ilgilidir", deniliyor.

Karnenin tek başına başarıyı göstermediği ve karnenin ölçütlerden sadece bir tanesi olduğu özellikle vurgulanıyor.

Çocuğa Nasıl Davranılmalı?

Baskının çocuğu başarısızlığa iteceği unutulmadan karneye çok fazla anlam yüklenmemeli. Kırık notların altında yatan asıl sebebi araştırmak gerekir. Anne baba bu işe, kendi çocukluklarından da başlayıp daha geniş bir çerçeveden bakmalı. Çocuklarına yüklenmemeli, onlarla ilgilenerek, sorunlarına yönelerek, düşük notları olduğu için yanlış yollara sapmasını engelleyebilirler. Zayıf notla karşınıza gelen çocuğunuzun sizden daha fazla üzüldüğünü unutmayın. Onu sevdiğinizi hissettirin, üzüntüsünü paylaşın. Her çocuk farklı becerilere sahip bir bireydir. Bir başkasıyla kıyaslamaya sakın kalkışmayın. Başarısızlığının nedenini birlikte konuşun. Yapılabilecekleri belirleyin. Eksik olduğu konuları belirleyin, bunları nasıl gidereceğine birlikte karar verin. Gelecek dönem için başarısız olduğu derslerle ilgili neler yapılabileceğini planlayın.

"Karne Sendromu" raporuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan DES Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Topal, hiçbir öğrencinin başarısız olmadığını belirterek:" Her öğrencinin farklı ilgi ve istidatları vardır. Dönem boyunca çocuğu ve problemleriyle ilgilenmeyip de yalnız karneyi eline alıp çocuğu sorgulamak ve karne sonucuna göre onu değerlendirmek ve kırık karneye ceza vermek çocuğun psikolojisi ve geleceği açısından tehlikelidir. Çocuğunuzu her haliyle sevdiğinizi, problemleri birlikte aşacağınızı ve ona güven duyduğunuzu hissettirin. Bir sonraki dönem başarısını artırabileceği konusunda ona güvenin ve onu yüreklendirin. Çocuğunuzun özelliklerini iyi tanıyın, özel yeteneklerini keşfedin. Çocuğunuzu kendi gelişim özellikleri içerisinde değerlendirin. Öğretmenleri ile iletişime geçin. Onlardan yardım ve işbirliği isteyin. Çocuğunuzun düzenli, planlı ve verimli ders çalışma alışkanlığı kazanması ve geliştirmesi çok önemlidir. Bu disiplini ona öğretip, kazandırmak için Rehberlik servislerinden yararlanın. En önemlisi de çocuğunuzla her gün baş başa oturup, onunla bir arkadaş gibi konuşun, günün değerlendirmesini yapın" diye belirtti.

DES; Trkiye Karne Sendromu Yaamasn!.doc

Nakşibendi tarikatı, iskenderpaşa dergâhı müridi olduğu bilinen; tarikatçı Recep Tayyip ERDOĞAN başta olmak üzere; çok sayıdaki AKP’ linin, başlarına ÇUVALLAR GEÇİRİLDİKTEN sonra, tercihen SİNCAN KAPALI CEZAEV İ’ ne tıkılmalarını talep eden ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı – Ankara 4 ncü SULH CEZA MAHKEMESİ ile bir likte, Yargıtay 2 nci CEZA DAİRESİ’ nde işlem gören ve işlem görmeye devam etmekte olan ISLAK İMZALI dilekçem örneğidir. Saygılarımla. 23. Ocak. 2014 Em. Öğrt. Timur EREN


ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

Sıhhıye / A N K A R A

Vatanımızın DOĞU ve GÜNEYDOĞU ANADOLU bölgeleri’ ni ABD. ve İNGİLİZ askerlerine İŞGAL ETTİRME TEZGÂHI’ nı kurabilecek ölçüde ALÇALABİLEN – en seçkin Subay ve Astsubaylarımızın başlarına çuvalları da, WOLFOWİTZ adındaki zibidi – rezil herif başta olmak üzere, ABD. yetkililerini kişisel ve partisel çıkar hesapları uğruna bizzat TAHRİK ve TEŞVİK EDEREK GEÇİRTTİRTTİRTME ALÇAKLIĞINI’ da gösterebilmiş; aynı zamanda Nakşibendi ve Nur tarikatları müridi de olan ; VATAN HAİNLERİ Recep Tayyip ERDOĞAN – Dengir Mir Mehmet FIRAT ( KÜRTÇÜ – BÖLÜCÜ – VATAN HAİNİ ŞEYH SAİT’ ) in torunu olduğu inancındayım – BÜLENT ARINÇ – HÜSEYİN ÇELİK – Mehmet Ali ŞAHİN başta olmak üzere; Anayasa Mahkememiz kararı ile görevden uzaklaştırılarak; yasama dokunulmazlıkları sona erdirilecek olan AKP. ileri gelenleri’ nin; dakika geçirilmeden IRAK – Süleymaniye’ de en seçkin subay ve astsubaylarımıza uygulattırdıkları muamelenin aynısı’ na MARUZ BIRAKILARAK; nerede yakalanır iseler, orada derhal başlarına çuvallar’ ın geçirttirttirtilip – ellerine kelepçe vurularak göz altına aldırılıp, yüksek güvenlikli F tipi ceza evlerinden bir tanesine ( tercihan SİNCAN CEZAEVİ’ ne ) tıkıldıktan sonra ; aşağıda bir kısmını açıklıyacağım işledikleri çok sayıdaki suç nedeni ile sorgulanıp; Atatürk Devrimlerine ve Cumhuriyet ilkeleri’ ne yürekten bağlı HÂKİM ve SAVCILAR’ dan teşekkül ettirilecek mahkemeler önüne çıkartılmalarının sağlanmasını arz ve talep ediyorum. Yasama dokunulmazlıkları kaldırıldıktan sonra bu şahısların YURT DIŞINA KAÇIRILMAMASI için; etkili ve yetkili makamlar’ ın bugünden itibaren, TÜRK KARA – HAVA ve DENİZ sahalarını sıkı şekilde kontrol altında tutmasını da talep ediyorum.

Yakalanmalarını talep ettiğim AKP. liler’ in işledikleri bazı suçlar :

1- TC. Devleti’ nin DOĞU ve GÜNEYDOĞU Anadolu bölgelerini ABD. ve İNGİLİZ askerlerine; İŞGAL ETTİRME TEZGÂHI KURMAK.

2- En Seçkin Subay ve Astsubaylarımız’ ın başlarına IRAK – SÜLEYMANİYE’ de; Wolfowitz başta olmak üzere, ABD. yetkilileri’ ni bizzat teşvik ve tahrik ederek, TURUNCU TULUMLAR GİYDİRİP, BAŞLARINA ÇUVAL GEÇİRTTİRDİKLERİ gibi; ELLERİNE KELEPÇE de VURDURUP EBU GARİP HAPİSANESİNE GÖTÜRÜLMELERİ İŞLEMİ’ ni TESİS ETTİRTMEK.

3- Kendilerine yandaş medya yaratma isteği uğruna; Türkiye’ deki işlerini – güçlerini bırakıp, devletimizin uçaklarını’ da kişisel ve partisel çıkar hesapları uğruna kullanmak suretiyle; hem devletimiz kesesinden BEDAVA tatil yapmak – hem de ÇALIK’ a kredi bulma uğruna 2 paralık körfez şeyhlerine devletimizin itibarını ve onurunu ayaklar altına aldırmak.

4- Devrim kanunlarımız gereği yasak olması geren; NAKŞİBENDİ ve NUR TARİKATLARI MÜRİDİ OLMAK.

5- TC. Devleti’ nin iç ve dış borçlarını 500.000.000.000 US. Doları’ nın üzerine çıkarıp; VATAN TOPRAKLARI’ nı – çok sayıdaki BANKA’ yı – TC. Devletine ait FABRİKA ve İŞLETMELER’ i de yabancı MÜSTEVLİLER’ le, yerli yandaşlarına hem peşkeş çekmeleri, hem de buralardan sağlanan kaynakları da çarçur etmeleri. 14. Temmuz. 2008 TİMUR EREN

Islak imza

Gönderen : Timur EREN ( Emekli öğretmen )

Paris caddesi, Şimşek sokak 20/ l8

Tel : 0543 274 90 22

Kavaklıdere / A N K A R A

D A Ğ I T I M

G E R E Ğ İ İ Ç İ N B İ L G İ İ Ç İ N

1- İçişleri Bakanlığı. 1- Genelkurmay Başkanlığı

2- Ankara Cum. Başsavcılığı. 2- Kara Kuvvetleri Komutanlığı.

3- İstanbul Cum. Başsavcılığı. 3- Hava Kuvvetleri Komutanlığı.

4- Deniz Kuvvetleri Komutanlığı.

5- Jandarma Genel Komutanlığı.

6- 1 nci Hava Kuvvet Komutanlığı.

7- 2 nci Hava Kuvvet Komutanlığı.

8- Sahil Güvenlik Komutanlığı.

9- Kara Havacılık Okulu Komutanlığı.

10- Mürted Hava üs Komutanlığı.

11- Bandırma Hava Üs Komutanlığı.

Gözcü gazetesi köşe yazarı sayın KEMAL BAYTAŞ 30. Mayıs. 2004 Pazar günkü yazısı’ nda benim de duygu – düşünce ve fikirlerimi yansıtmıştır. Arzettiğim yazı’ nın bir bölümünü bu yazılı dilekçem’ e, değerlendirilmesi dileklerimle aynen alıyorum.

“ Değiştiğini iddia eden AKP. hakkında genel kanaat şudur: AKP. Milli Selâmet Partisi’ nin torunudur. Erbakan da büyükbabaları’ dır. Milli görüş bunların alfabesidir. Geçen 1,5 yıl içinde verdikleri görüntüler, AKP. hakkında mevcut kuşku ve tedirginliği gideremiyor. Durup, durup bilinçaltı niyetlerini ortaya koyuyorlar. Kendilerini frenliyemiyorlar. Esas kimliklerini gizlemede açmaz’ a düşüyorlar. Şimdi yanlış olduğu’ nu itiraf ettikleri, ( Atatürk ve Lâik Cumhuriyet karşıtı fikir ve düşünceleriyle, beyinlerinin yıkandığı ) İmam – Hatip okullarını ülke’ ye ve devlet’ e egemen kılmak istiyorlar. Avrupa ülkeleri TÜRBAN’ ı ( kadın hak ve özgürlüğüne aykırı bularak ) yasaklıyor. Bunlar, molla ve bedevi kültürü’ nden vazgeçmiyorlar. Son seçimde görev’ e gelen Belediye Başkanları’ nın çoğunluğu’ nun milli görüşçü olduğu belirleniyor. Başta Başbakanlık olmak üzere, MÜSTEŞARLAR, GENEL MÜDÜRLER, KAYMAKAM’ lar, GÜVENLİK GÖREVLİLERİ, ÇOĞUNLUKLA, LÂİK CUMHURİYET’ İ İÇLERİNE SİNDİREMİYEN, TÜRKLÜĞÜ’ YLE DEĞİL, ÜMMETÇİLİĞİ ile ÖVÜNEN, ŞERİAT USULÜ ÇOK KADINLA EVLENEN, KADIN ELİ’ ni SIKMAYAN KİŞİLER’DEN SEÇİLİYOR. AB’yi “ GÂVUR – HIRISTİYAN KULÜBÜ “ Batı’ yı,” ahlâksızlık – kâfirlik ” olarak niteliyen, Batı’ dan gelen turistler’in ahlâk götürdüğüne inanan bu muhteremler’ in amaçları, D 8 ler adıyla başlattıkları İslâm ülkeleri ile bütünleşmek değilmiydi? Peki ne oldu da şimdi AB’ ye girmek için ulusal onurumuzu bile göz ardı edecek kadar yalvar – yakar oluyorlar. Tüm bunları çağdaş uygarlık ve batılılaşma uğruna mı yapıyorlar?.

MÜRTECİLER’ in TEK KORKULU RÜYASI ASKERDİR. AB’ ye girilirse, ASKERİ MÜDAHALE’ ler HAYAL OLUR DİYE DÜŞÜNÜYORLAR. YOKSA AB’ yi AĞIZLARINA BİLE ALMAZLARDI. Amaçladıkları sistem ve bu zihniyetle, dünyada bir yere varmış toplum ya da ülke mevcutmudur?.

Hava Tümgeneral ( E ) sayın YAŞAR DEMİRBULAK ; 25. Aralık. 2002 çarşamba günü, ULUSAL tv. Kanalı’ nda saat 20.00 de yayınlanan haber programı’ na telefonda canlı olarak katılmış ve aynenAKP. IRAK HAREKÂTI BAŞTA OLMAK ÜZERE, AMERİKAN ÇIKARLARI’ nın KORUNMASI’ nda KULLANILMAK AMACI İLE, ABD. TARAFINDAN KURDURULDU ve TEK BAŞINA İKTİDAR YAPILDI. “ demişti.

Ankara Cumhuriyet Basavclna.doc

Nakşibendi tarikatı, iskenderpaşa dergâhı müridi olduğu bilinen; tarikatçı Recep Tayyip ERDOĞAN başta olmak üzere; çok sayıdaki AKP’ linin, başlarına ÇUVALLAR GEÇİRİLDİKTEN sonra, tercihen SİNCAN KAPALI CEZAEV İ’ ne tıkılmalarını talep eden ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı – Ankara 4 ncü SULH CEZA MAHKEMESİ ile bir likte, Yargıtay 2 nci CEZA DAİRESİ’ nde işlem gören ve işlem görmeye devam etmekte olan ISLAK İMZALI dilekçem örneğidir. Saygılarımla. 23. Ocak. 2014 Em. Öğrt. Timur EREN


ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

Sıhhıye / A N K A R A

Vatanımızın DOĞU ve GÜNEYDOĞU ANADOLU bölgeleri’ ni ABD. ve İNGİLİZ askerlerine İŞGAL ETTİRME TEZGÂHI’ nı kurabilecek ölçüde ALÇALABİLEN – en seçkin Subay ve Astsubaylarımızın başlarına çuvalları da, WOLFOWİTZ adındaki zibidi – rezil herif başta olmak üzere, ABD. yetkililerini kişisel ve partisel çıkar hesapları uğruna bizzat TAHRİK ve TEŞVİK EDEREK GEÇİRTTİRTTİRTME ALÇAKLIĞINI’ da gösterebilmiş; aynı zamanda Nakşibendi ve Nur tarikatları müridi de olan ; VATAN HAİNLERİ Recep Tayyip ERDOĞAN – Dengir Mir Mehmet FIRAT ( KÜRTÇÜ – BÖLÜCÜ – VATAN HAİNİ ŞEYH SAİT’ ) in torunu olduğu inancındayım – BÜLENT ARINÇ – HÜSEYİN ÇELİK – Mehmet Ali ŞAHİN başta olmak üzere; Anayasa Mahkememiz kararı ile görevden uzaklaştırılarak; yasama dokunulmazlıkları sona erdirilecek olan AKP. ileri gelenleri’ nin; dakika geçirilmeden IRAK – Süleymaniye’ de en seçkin subay ve astsubaylarımıza uygulattırdıkları muamelenin aynısı’ na MARUZ BIRAKILARAK; nerede yakalanır iseler, orada derhal başlarına çuvallar’ ın geçirttirttirtilip – ellerine kelepçe vurularak göz altına aldırılıp, yüksek güvenlikli F tipi ceza evlerinden bir tanesine ( tercihan SİNCAN CEZAEVİ’ ne ) tıkıldıktan sonra ; aşağıda bir kısmını açıklıyacağım işledikleri çok sayıdaki suç nedeni ile sorgulanıp; Atatürk Devrimlerine ve Cumhuriyet ilkeleri’ ne yürekten bağlı HÂKİM ve SAVCILAR’ dan teşekkül ettirilecek mahkemeler önüne çıkartılmalarının sağlanmasını arz ve talep ediyorum. Yasama dokunulmazlıkları kaldırıldıktan sonra bu şahısların YURT DIŞINA KAÇIRILMAMASI için; etkili ve yetkili makamlar’ ın bugünden itibaren, TÜRK KARA – HAVA ve DENİZ sahalarını sıkı şekilde kontrol altında tutmasını da talep ediyorum.

Yakalanmalarını talep ettiğim AKP. liler’ in işledikleri bazı suçlar :

1- TC. Devleti’ nin DOĞU ve GÜNEYDOĞU Anadolu bölgelerini ABD. ve İNGİLİZ askerlerine; İŞGAL ETTİRME TEZGÂHI KURMAK.

2- En Seçkin Subay ve Astsubaylarımız’ ın başlarına IRAK – SÜLEYMANİYE’ de; Wolfowitz başta olmak üzere, ABD. yetkilileri’ ni bizzat teşvik ve tahrik ederek, TURUNCU TULUMLAR GİYDİRİP, BAŞLARINA ÇUVAL GEÇİRTTİRDİKLERİ gibi; ELLERİNE KELEPÇE de VURDURUP EBU GARİP HAPİSANESİNE GÖTÜRÜLMELERİ İŞLEMİ’ ni TESİS ETTİRTMEK.

3- Kendilerine yandaş medya yaratma isteği uğruna; Türkiye’ deki işlerini – güçlerini bırakıp, devletimizin uçaklarını’ da kişisel ve partisel çıkar hesapları uğruna kullanmak suretiyle; hem devletimiz kesesinden BEDAVA tatil yapmak – hem de ÇALIK’ a kredi bulma uğruna 2 paralık körfez şeyhlerine devletimizin itibarını ve onurunu ayaklar altına aldırmak.

4- Devrim kanunlarımız gereği yasak olması geren; NAKŞİBENDİ ve NUR TARİKATLARI MÜRİDİ OLMAK.

5- TC. Devleti’ nin iç ve dış borçlarını 500.000.000.000 US. Doları’ nın üzerine çıkarıp; VATAN TOPRAKLARI’ nı – çok sayıdaki BANKA’ yı – TC. Devletine ait FABRİKA ve İŞLETMELER’ i de yabancı MÜSTEVLİLER’ le, yerli yandaşlarına hem peşkeş çekmeleri, hem de buralardan sağlanan kaynakları da çarçur etmeleri. 14. Temmuz. 2008 TİMUR EREN

Islak imza

Gönderen : Timur EREN ( Emekli öğretmen )

Paris caddesi, Şimşek sokak 20/ l8

Tel : 0543 274 90 22

Kavaklıdere / A N K A R A

D A Ğ I T I M

G E R E Ğ İ İ Ç İ N B İ L G İ İ Ç İ N

1- İçişleri Bakanlığı. 1- Genelkurmay Başkanlığı

2- Ankara Cum. Başsavcılığı. 2- Kara Kuvvetleri Komutanlığı.

3- İstanbul Cum. Başsavcılığı. 3- Hava Kuvvetleri Komutanlığı.

4- Deniz Kuvvetleri Komutanlığı.

5- Jandarma Genel Komutanlığı.

6- 1 nci Hava Kuvvet Komutanlığı.

7- 2 nci Hava Kuvvet Komutanlığı.

8- Sahil Güvenlik Komutanlığı.

9- Kara Havacılık Okulu Komutanlığı.

10- Mürted Hava üs Komutanlığı.

11- Bandırma Hava Üs Komutanlığı.

Gözcü gazetesi köşe yazarı sayın KEMAL BAYTAŞ 30. Mayıs. 2004 Pazar günkü yazısı’ nda benim de duygu – düşünce ve fikirlerimi yansıtmıştır. Arzettiğim yazı’ nın bir bölümünü bu yazılı dilekçem’ e, değerlendirilmesi dileklerimle aynen alıyorum.

“ Değiştiğini iddia eden AKP. hakkında genel kanaat şudur: AKP. Milli Selâmet Partisi’ nin torunudur. Erbakan da büyükbabaları’ dır. Milli görüş bunların alfabesidir. Geçen 1,5 yıl içinde verdikleri görüntüler, AKP. hakkında mevcut kuşku ve tedirginliği gideremiyor. Durup, durup bilinçaltı niyetlerini ortaya koyuyorlar. Kendilerini frenliyemiyorlar. Esas kimliklerini gizlemede açmaz’ a düşüyorlar. Şimdi yanlış olduğu’ nu itiraf ettikleri, ( Atatürk ve Lâik Cumhuriyet karşıtı fikir ve düşünceleriyle, beyinlerinin yıkandığı ) İmam – Hatip okullarını ülke’ ye ve devlet’ e egemen kılmak istiyorlar. Avrupa ülkeleri TÜRBAN’ ı ( kadın hak ve özgürlüğüne aykırı bularak ) yasaklıyor. Bunlar, molla ve bedevi kültürü’ nden vazgeçmiyorlar. Son seçimde görev’ e gelen Belediye Başkanları’ nın çoğunluğu’ nun milli görüşçü olduğu belirleniyor. Başta Başbakanlık olmak üzere, MÜSTEŞARLAR, GENEL MÜDÜRLER, KAYMAKAM’ lar, GÜVENLİK GÖREVLİLERİ, ÇOĞUNLUKLA, LÂİK CUMHURİYET’ İ İÇLERİNE SİNDİREMİYEN, TÜRKLÜĞÜ’ YLE DEĞİL, ÜMMETÇİLİĞİ ile ÖVÜNEN, ŞERİAT USULÜ ÇOK KADINLA EVLENEN, KADIN ELİ’ ni SIKMAYAN KİŞİLER’DEN SEÇİLİYOR. AB’yi “ GÂVUR – HIRISTİYAN KULÜBÜ “ Batı’ yı,” ahlâksızlık – kâfirlik ” olarak niteliyen, Batı’ dan gelen turistler’in ahlâk götürdüğüne inanan bu muhteremler’ in amaçları, D 8 ler adıyla başlattıkları İslâm ülkeleri ile bütünleşmek değilmiydi? Peki ne oldu da şimdi AB’ ye girmek için ulusal onurumuzu bile göz ardı edecek kadar yalvar – yakar oluyorlar. Tüm bunları çağdaş uygarlık ve batılılaşma uğruna mı yapıyorlar?.

MÜRTECİLER’ in TEK KORKULU RÜYASI ASKERDİR. AB’ ye girilirse, ASKERİ MÜDAHALE’ ler HAYAL OLUR DİYE DÜŞÜNÜYORLAR. YOKSA AB’ yi AĞIZLARINA BİLE ALMAZLARDI. Amaçladıkları sistem ve bu zihniyetle, dünyada bir yere varmış toplum ya da ülke mevcutmudur?.

Hava Tümgeneral ( E ) sayın YAŞAR DEMİRBULAK ; 25. Aralık. 2002 çarşamba günü, ULUSAL tv. Kanalı’ nda saat 20.00 de yayınlanan haber programı’ na telefonda canlı olarak katılmış ve aynenAKP. IRAK HAREKÂTI BAŞTA OLMAK ÜZERE, AMERİKAN ÇIKARLARI’ nın KORUNMASI’ nda KULLANILMAK AMACI İLE, ABD. TARAFINDAN KURDURULDU ve TEK BAŞINA İKTİDAR YAPILDI. “ demişti.

Ankara Cumhuriyet Basavclna.doc

dusunce_firtinasi HASAN KORKMAZCAN // EK: DOSYA


“KOCA REİS” Dr. SADETTİN BİLGİÇ
http://www.kriter.org/index.php?option=com_content&task=view&id=2301&Itemid=5

ÜÇ İNSANADAM
http://www.kriter.org/index.php?option=com_content&task=view&id=2342&Itemid=5

YER DEMİR GÖK BAKIR DEĞİLMİŞ
http://www.kriter.org/index.php?option=com_content&task=view&id=2296&Itemid=5

From: Mustafa Nevruz SINACI <gercek.demokrat@hotmail.com>
To: ANAYURT GAZETESİ <anayurtgazetesi@gmail.com>
Cc: A_C_A_O GRUP <a_c_a_o@yahoogroups.com>; ALTINMİRAS GRUP <altinmiras@yahoogroups.com>; ANAYOL GRUP <anayol@yahoogroupes.fr>; auudplatformu GRUP <auudplatformu@gmail.com>; CESURYORUM GRUP <cesuryorum@gmail.com>; CİDDİYİZBİZ GRUP <ciddiyizbiz@googlegroups.com>; “Digi.Security@isnet.net.tr” <digi.security@isnet.net.tr>; DP2010YENİDEN GRUP <dp2010yeniden@yahoogroups.com>; dumanol. UNITED-TURKS GRUP <dumanol@hotmail.com>; DÜNYA TÜRK BİRLİĞİ GRUP <dunyaturkbirligi@googlegroups.com>; DÜŞÜNCE FIRTINASI GRUP <dusunce_firtinasi@googlegroups.com>; ENGİN KÜLTÜR GRUP <enginkultur@gmail.com>; ERDEM GRUP <erdemmithat@gmail.com>; FGN0606 GRUP <fgn0606@gmail.com>; genelsekreter. LDP GRUP <genelsekreter@ldp.org>; GRUPPOSTASI GRUP <gruppostasi@gmail.com>; HABERCİLERR GRUP <habercilerr@gmail.com>; HABERPOSTA GRUP <haberposta@googlegroups.com>; HABERVER GRUP <haberver@yahoogroups.com>; harbiyeli63 GRUP <harbiyeli63@gmail.com>; Heddam .Heddam <heddam@gmail.com>; info. TC-america GRUP <info@tc-america.org>; “info.uetd TDB, KÖLN” <info@uetd.nl>; KOTANLAR TR GRUP <kotanlartr@googlegroups.com>; KOTANLAR. TR GRUP <kotanlartr@gmail.com>; METİN ASLIM GRUP <metinaslim@hotmail.com>; NİHAL GÜLBAHAR GRUP <nihalgulbahar@gmail.com>; NİMET KÖSE GRUP <nimetks@googlemail.com>; ÖZEL BÜRO MAIL GRUBU (YAHOOGROUPS) <ozel-buro@yahoogroups.com>; ÖZEL BÜRO MAIL GRUBU WORDPRESS (İSTİHBARAT SAHASI) <>; özel-büro GRUP <>; ÖZGÜR GÜNDEM GRUP <ozgur_gundem@yahoogroups.com>; SEFA DOĞANAY GRUP <sefa.doganay@googlemail.com>; SEVGİ YEŞİLMEN MERSİN.BC <sevgiyesilmen@gmail.com>; TÜRKÇÜTAVIR GRUP <turkcutavir@googlegroups.com>; TÜRKİYE İÇİN EL ELE GRUP <turkiye-icin-el-ele@googlegroups.com>; UNİTED-TURKS GRUP <united-turks@yahoogroups.com>
Sent: Tuesday, January 21, 2014 12:48 PM
Subject: [dusunce_firtinasi] HASAN KORKMAZCAN // EK: DOSYA

SEVGİLİ VE DEĞERLİ HALKIMIZ
BİLSİN Kİ !..

Cumhuriyet tarihinin en ağır bunalımlarından birini yaşamaktayız.
Türk milleti bu süreci de elbette sonlandıracaktır. Şimdilik sorumluları ve suçlarını tespit dönemindeyiz. Tedip ve tazmin dönemleri de gelecektir.
Şafak yakındır.
Yeni şafak, en az 1946’daki kadar demokrasiye, en az 1955’deki kadar kalkınmaya, en az 1966’daki kadar sanayileşmeye dönük bir heyecanla sökecektir.
Bunalımın ağırlığı ve bağlantıları, milli atılımın, inkılâpçı ve sosyal adaletçi bir programla yürütülmesini zorunlu kılmaktadır.
Gücümüz; 19 Mayıslarda, 7 Ocak 1946 şafaklarında denediğimiz birikimlerdedir.
Aşağıda 7.1.2014 tarihli bir değerlendirmeyi sunuyorum:
Hasan KORKMAZCAN
20. Dönem TBMM Başkan Vekili

46 Şafağı’nda Demokrat Parti
İki yüz yıllık bunalımlı arayış dönemlerinin sonunda, 7 Ocak 1946 tarihinde Türk siyaset tarihinin en önemli adımlarından biri atıldı. Demokrat Parti kuruldu.
Altmışlı yıllardan seksenli yıllara kadar, benim çok dinlediğim “Biz 46 Şafağı’nda Yola Çıkanlar” tanımlaması, merkez- merkez sağ siyasetin ortak kimliği oldu. Bu söylemi, demokrasi döneminin önemli hatiplerinden Talat Asal, Ali Naili Erdem ve Cevat Önder’in davudi seslerinden hâlâ duyar gibiyim.
Demokrasi, milli değerler, hukuk devleti, halka hizmet bilinci, faziletli yönetim, Cumhuriyetin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, egemen ve bağımsız bir toplum olarak dünya milletleriyle yarışmak, dünya barışına katkı, evrensel kültürü halkı Müslüman ve laik yönetimi benimsemiş bir millet olarak zenginleştirmek, dayanışma ruhuyla kalkınmasını bir arada gerçekleştirerek huzur ve refah toplumuna uzanmak hepimizin ortak hülyasıydı….
Her dara düştüğümüzde, her rehavete kapıldığımızda “46 Şafağı’nı” hatırlamak bize yeni bir başlangıç yapmanın enerjisini verirdi. Yeni başlangıçlar için hiçbir koşul bizi yılgınlığa ve bezginliğe itemezdi.
“1946 Şafağı’nda Yola Çıkanlar” bilinci, millet hizmetinde üç-dört kuşağı kozmik bir eylem bulutu gibi sarmıştı.
1957 Seçimleri’nin sonuçlarını Isparta Demokrat Gazete’nin matbaasında şafak vaktine kadar izlemiştim. O yıllarda Celal Bayar’ı, İsmet İnönü’yü, Tevfik İleri’yi, Said Bilgiç’i, Suphi Baykam’ı, Fethi Çelikbaş’ı salonlarda ve meydanlarda dinlemiştim. Adnan Menderes’le şafak vakti yollara düşüp temel atma törenlerinin haberlerini yazmıştım. “Kıbrıs Türk’tür, Türk Kalacaktır” sloganlarıyla mitinglerde konuşanlardan biri olmuştum.
27 Mayıs darbesi bu coşkuyu durdurdu. Adeta ırmağın yatağını değiştirdi. Daha önce halktan yönetime, partilerden halka geçen enerji akımı kesildi.
Büyük şairimiz Yahya Kemal Beyatlı’nın “Süleymaniye’de Bayram Sabahı” şiiri, içinde her sınıftan Türk insanının bulunduğu bu sinerji yumağının en güzel tasviridir.
İşte, 27 Mayıs’ta kaybedilen bu ruh olmuştur.
Anadolu’nun büyük ozanı Homeros da her destan bölümüne güzel Anadolu’nun şafaklarını anlatarak başlar: “Toprakların üstünde uyanan Şafak kızı, gül parmaklarıyla ufukları boyarken kahramanlar yola koyulur.”
Bu Anadolu Şafakları, bu binlerce yıllık yurdumuzun hep taze başlangıçlara yönelten çağrıları, atalarımızı “Uzak Asya’dan” İstanbul’a, Roma’ya, Viyana’ya koşturmuştur.
1946 Şafağı da, Milli Mücadele kahramanlarını elbirliğiyle demokratik rejimi kurma görevine ulaştırmıştı.
Zamanın Milli Şefi de, zamanın muhalefet liderleri de TBMM’nin İstiklal Madalyası’yla onurlandırdığı gazilerdi. Onlar, Mustafa Kemal Atatürk’ün silah, siyaset ve dava arkadaşlarıydı.
1950-1960 arasındaki kavgaları da sert oldu. Kırıcı oldu. Fakat bugüne kadar her kalite erozyonunda dönüp örnek aldığımız, devlet yönetiminin faziletli uygulamalarını da Türk tarihine onlar yazdılar.
1961 sonrasında bizler yine 46 Şafağı’nın ilhamlarıyla demokrasiyi yeniden inşa etmeye koyulduk.
1971 sonrasında yeni darbe saldırılarına 46 Şafağı’nın bilinciyle karşı koyduk. Bu yıllarda, demokrasinin yaralarını sarma konusunda İnönü-Bayar yakınlığına tekrar tanık olduk. Milli Mücadele’de yorgun vatanı kurtarmada birbirlerini tamamlayan rollerindeki gibi demokrasi görevi üstlendiklerini gördük.
7 Ocak 1946’da atılan demokrasi adımı tıpkı Kuvay-ı Milliye gibi, halkımızın tarih boyunca bağımsız ve egemen bir millet olarak “kendi iradesini devlet hayatına hâkim kılma” arzusuyla başlamıştır.
Biz, “1946 Şafağı’nda Yola Çıkanlar” her zor dönemeçte yeniden fazilet yolculuğuna çıkacak enerji, umut, kuvvet ve kudrete sahip olduk.
Yeniden oluruz.

Türk turizmi kalitesini yitiriyor m u?


İlhan Karaçay Utrecht Turizm Fuarı’nın ardından yazdı… ilhan_karacay.png
pattern.gif

Türk turizmi kalitesini yitiriyor mu?

pattern2.gif
*Değerlendirmelerde kalite düşüklüğünden şikayet edilirken,
Uluslararası Kalite Değerlendirme Vakfı Zoover, Avrupa’nın en
temiz 10 plajı değerlendirmesinde Dalaman’ı birinci ilan etti.
5 plajımız da ilk 10’daki değerlendirmeye girdi.

*Avrupalı turistler, otellerde, çarşıda ve eğlence yerlerinde kalitenin
düşüklüğünden şikayetçiler.

*Mersin’e yatırım yapmakta olan Hollandalı turizmciler, Çukurova
Havalimanı ve Kazanlı bölgesindeki ‘Yeni Belek’ için bir çivi bile
çakılmamış olmasından şikayetçiler.

*Turizm yörelerimizden diğer şikayetler.(Altta)

UTRECHT/AMSTERDAM,- Hollanda’nın Utrecht Kentinde açılan Uluslararası Turizm Fuarı’na büyük ilgi gösteren Hollandalı yatırımcılar ve turistler, Türkiye’deki turizm gelişmelerinde kalite düşüklüğünden şikayet ediyorlar.

Otellerde, çarşıda ve eğlence yerlerinde kalitenin her geçen yıl düşmekte olduğuna işaret eden Hollandalı turistler ve yatırımcılar, ”Böyle giderse turizminiz derin yara alır” diyorlar.

Değerlendirmelerde, kalite düşüklüğü şikayet edilirken, Uluslararası Kalite Değerlendirme Vakfı Zoover, Avrupa’nın en temiz 10 plajı değerlendirmesinde Dalaman’ı birinci ilan etti. Belek, İçmeler, Alanya, Antalya ve Side’ye ait 5 plajımız da ilk 10’da yer aldı. (Değerlendirme listesini en alttaki Hollandaca haberimizde görebilirsiniz.)

Turizm Müşavirimiz Enis Tataroğlu, Ataşe Kıvılcım Neşe ve Hilal Can, Zoover’in ödülünü Genel Müdür M.Tabak’tan alkışlar arasında aldılar.

Her yıl Utrecht kentinde açılan Uluslararası Turizm Fuarı’nda, Türkiye pavyonlarının çok büyük ilgi görmesi, Hollandalılar’ın bu yıl da Türkiye’ye büyük ilgi göstereceğinin işareti oldu. Utrecht Turizm Fuarı, her yıl ziyaretçi eksilmesi yaşarken, bu yıl 14 bin artış ile 117.000 bin ziyaretçi topladı. Ziyaretçilerin büyük bir çoğunluğunun, ‘daha lüx bir tatil’ arayışı oldukları da saptandı.

Fuar’ın açılış gününde, Kültür ve Turizm Müşavirliği’miz, fuar alanında bir resepsiyon düzenlendi. 1000 metrekareyi aşkın bir alanda, katılımcı Türk firmalar ve turizmde öne çıkan şehirlerimizin temsilcileri, çeşitli etkinlikler ile kendilerini tanıtma fırsatı buldular. THY’ın da Rotterdam ve Amsterdam olarak temsil edildiği alanda kültür gösterileri yapıldı. Hollanda’da ünlenen Müge Alpay, kanunda Mert Demircioğlu, ritimde Oray Yay eşliğinde hergün program yaptı.

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Abdurrahman Arıcı, Rotterdam Başkonsolosumuz Togan Oral, Lahey Kültür ve Turizm Tanıtma Müşaviri Enis Tataroğlu, DEİK Avrupa Başkanı Turgut Torunoğulları, Bursa Vali Yardımcısı Samet Ercoşkun, HOGİAF İkinci Başkanı Vecih Er ve STK temsilcileri fuarda göze çarpan isimlerdi.

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Abdurrahman Arıcı, “Hollanda’dan ülkemize gelen misafirlerin sayısını artırarak belirli bir yere geldik. 2013 yılında Hollanda’dan ülkemize bir milyon iki yüz seksen bin turist geldi. 2012 yılına göre yüzde beş oranında bir artış oldu. Bu yıl verilerine göre, sayının artacağı sanılıyor. Yüzde 8 ile yüzde 13 arasında artış bekliyoruz. Türkiye standımıza olan ilginin hayli fazla olması bizi mutlu etti. Lahey Turizm Müşavirliğimizin gayretleri ile çalışmalarımız artarak devam edecek.” dedi.

Lahey Kültür ve Turizm Tanıtma Müşaviri Enis Tataroğlu, 2013 yılı ayı itibariyle Hollanda’dan Türkiye’yi ziyaret eden yabancıların sayısında geçen yılın aynı dönemine göre % 4,25’lik bir artış olduğunu söyledi. Tataroğlu, “Bir önceki yıl Türkiye’yi ziyaret eden Hollandalı sayısı 1.195.106 iken, geçen yıl bu sayı 1 Milyon 280 bin oldu.” dedi.

Sorunlar çözüm bulmuyor
Fuar’da turistik yörelerimizi tanıtan pavyonlar arasında en çok ilgi görenler arasında yer alan Mersin Pavyonu, özellikle Mersin’de yatırım yapmakta olan Hollandalılar tarafından yoğun bir şekilde ziyaret edildi.

Sadece Mersin’de değil, Türkiye’nin dört bir yanında turizme gösterilen ilgisizliği yerinde saptamak için, Hollandalı yatırımcılar ve turist adayları ile bu kez özel söyleşiler yaptık.
Fuar’ı ziyaret eden turist adaylarının pek çoğu, Türkiye’ye defalarca gitmiş olan Hollandalılardır. Turist Hollandalılar, başlangıçta süper kalitede olan otel ve restaurantların, son yıllarda tatmin edici hizmet veremediklerine işaret ettiler. Otellerdeki hizmet kalitesinin çok düştüğünü, eskiyen otellerin restorasyondan geçirilmediğini, alış-veriş konusunda da şikayetlerin arttığını öne süren Hollandalı turistler, bu konuların sıkı bir şekilde kontrol edilmemesi halinde, turistlerin Türkiye yerine Yunanistan, Mısır, Bulgaristan ve İspanya’yı tercih edeceklerini belirttiler.
Mersin Pavyonu’nda karşılaştığımız Hollandalı turistler ise, bu kentimize uçmanın çok zor olduğunu, aktarmalı uçuşların çok zaman aldığını, All In sitemi olmadığı için de bu yöreye gitmenin çok pahalı olduğunu belirttler.

Mersin’e yatırım yapmakta olan Hollandalı işadamları ile Mersin Pavyonu’nda yaptığımız görüşmelerde, Türk develetinin turizm konusunda Mersin’e gereken ilgiyi göstermediğni dile getirdiler. Yapımına başlanan Çukurova Havalimanı’nın yakın bir tarihte açılacağına inanmadıklarını belirten Hollandalı yatırımcılar, Kazanlı bölgesine yapılacak olan, sözümona ‘Yeni Belek‘e tek çivi bile çakılmadığını belirten yatırımcılar, ‘Mersin’de oteller çoğalmazsa ve havalimanı açılmazsa, bu kente turizm çok geç girer. Biz de yaptığımız cılız tesislerle ortada kalırız.’ dediler. Mersin-Silifke arasında her yıl yükselen otel sayısının artmakta olduğunu, ne var ki bu otellerin kapasite bakımından yığınsal turizme hizmet veremeyeceğini belirten Hollandalı yatırımcılar, ‘Mersin’de yeni bir Belek yaratılmaya çalışılıyorsa, 5 yıldızlı otellerin biran önce yapılması gerekir’ dediler.

Hollandalı yatırımcıların ve turistlerin ileri sürdükleri bu şikayetleri aktardığımız, Mersin Pavyonu’nun her yılki temsil müdavimleri olan Mersin Turizm Platformu Başkanı Numan Olcar ile Mersin Ticaret Sanayi Odası Meclis üyesi ve ÇUKTOB Genel Sekreteri Murat Demir Hollandalılar’ın şikayetlerinde haklı olduklarını dile getirdiler.

Mersin Turizm Platformu Başkanı Numan Olcar, konuyla ilgili olarak verdiği yanıtta,

“Mersin’e gelmekte olan Hollandalılar genellikle konut satın alarak, yaşamlarının bir bölümünü burada geçiriyorlar. Turistik amaçlı yatırım yapan Hollandalılar ise dikkatle izledikleri Mersin Turizm projelerinin gidişatından memnun değiller” diye konuştu.

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Abdurrahman Arıcı Mersin pavyonunda (solda). Mersin Turizm Platformu Başkanı Numan Olcar (oratada) ile Mersin Ticaret Sanayi Odası Meclis üyesi ve ÇUKTOB Genel Sekreteri Murat Demir (solda), İlhan Karaçay’a açıklama yaptılar. (sağda)

Başkan Numan Olcar, dünyada süregelmekte olan ekonomik krizin etkisiyle, 2014’te de ülke ekonomileri için turizm gelirlerine kurtarıcı gözüyle bakıldığını hatırlatarak, Turizm geliri ve yatırımlarının önemini vurguladı. Başkan Olcar; “ Turizm verilmeden alınan bir sektör değildir. bu konudaki en önemli fedakarlık ise ürünlerin doğru tanıtılması ve talep yaratılmasıdır. Bu sebeple tanıtıma önem vermek ve bunu destekleyecek meteryallerlere para harcamak gerekiyor.” dedi.

Olcar, 2007’den bu yana aralıksız devam eden ve Mersin’i, bir destinasyon olarak tanıtan çalışmaların hedefine ulaştığını, Mersin’nin artık önemli tur operatörlerince iyi tanınmakta olduğunu ve hatta bazı tur operatörlerinin de küçük çaplı bölge opersyonlarına devam ettiğini ifade etti, asıl zorluğun da bundan sonra başladığını vurguladı.

Olcar, ”Mersin, 5 yıl öncesine kadar yerinin nerede olduğu ancak harita üstünde gösterilmesi geren bir yerdi. Bugün ise, artık böyle bir tarife gerek duyulmamaktadır. Utrecht Fuarı’ndaki Mersin Pavyonu’na gelen sektör profesyonelleri, Mersin’i ve bölgeyi artık bir yatırımcı gözüyle mercek altında takip etmektedirler. Mersin’in son yıllarda vaat edilen turizm yatırımlarında yol alamamış olması, bu konudaki çalışmaları olumsuz etkilemekte ve artık bu konu yabancı yatırımcılar arasında da dillendirilmektedir.” diye konuştu.

Kazanlı projesi hakındaki görüşünü sorduğumuz Numan Olcar şöyle konuştu: ”Bu konu bölgemizde artık bir kangren vakkası olmuştur. 2007’den bu yana ‘yapıldı yapılacak’ denen konaklama tesisleri için, yatırımcı tarafından halen tek bir çivi çakılmamış olması, imajımıza zarar vermektedir. Hatta sırf bu yüzden yeni yatırımcılar da Mersin için ‘bekle gör’ mantığı ile projelerini askıya almaktadır. Bu sürede kaçırılan yeni yatırım projeleri ise, yatırımcılar tarafından başka yerlere kaydırıldıkları için, Mersin bu imkanları göz göre göre kaybetmektedir.”

Numan Olcar, Mersin Pavyonunu ziyaret eden Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Abdurrahman Arıcı’ya söylediklerini bize de aktardı: ” Kazanlı bölgesindeki yatırımcılara yapılan tahsisler için, ya derhal yatırım başlatılması ile ilgli yaptırım uygulanmalı veya bu tahsisler iptal edilip yeni yatırımcılara imkan tanınmalıdır. Mersin’in kimin yatırım yaptığına değil, yatırımın yapılmasına ihtiyacı vardır.”

Mersin’in, turizm gelirlerinden daha büyük pay almak için mutlaka turzim sezonunu uzatacak projeleri kovalaması lazım geldiğini belirten Olcar, konuşmasını şöyle tamamladı: ”Bugün bölgede sadece 2,5 ay süren bir turizm sezonu var. Yatırımcı, bu kısa sürede tüm bir yılın masrafını karşılama durumundadır. Bu nedenle ortaya çıkan yüksek maliyetler de, Mersin’ni rekabette geri bırakan etkenlerdendir, Oysa sezon uzadığında, bu maliyetlerin de aşağıya düşeceği ve daha rekabetçi stratejileri ortaya çıkaracağı muhakkaktır.Turizm sezonunun uzatılması da kuşkusuz Turizm ürünlerimizin çeşitlendirilmesi ile mümkündür, Spor Turizm, Kayak Turizmi, Eko Turizm, 60 yaş üstü turistlere yönelik 3. Yaş turizmi, Sağlık Turizmi, Kurvaziyer Turizmi bu çeşitlemelerden sadece bazılarıdır. Hollandalı sektör temsilcileri ve Turizm yatırımcıların Mersin’e olan ilgisi zamanında ve doğru olarak değerlendirilmeli ve Mersin için vaad edilen yatırımlara ait endişeler süratle giderilmelidir.”

Numan Olcar, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nın, turizm konusuna çok önem verdiğini, bu nedenle de turizm sektörü olarak MTSO’ya müteşekkir olduklarını sözlerine ekledi.

Fotoğraflarla katılım (Fotoğraflardan sonra, altta diğer bölegelerimizin sorunlarını okuyabilirsiniz.)

Türkiye’ye en çok Hollandalı turist gönderen Corendon’un sahipleri Yıldıray karaer (solda), Atilay Uslu (sağda) ve müdür Berk Güden (ortada), Turizm Fuarı’ndaki pavyonları ile en çok ziyaretçi toplayan ev sahibi oldular.

Corendon’dan sonra Türkiye’ye en çok turist gönderen Türk tur operatörleri içinde, Corendon’dan sonra gelen Calsedon ve Nuhr’un sahibi Ahmet Karacadal, bu yıl Türkiye’ye beklenenin üstünde bir sayıda turist göndereceklerini belirtti.

Hollanda’da ünlenen Müge Alpay, kanunda Mert Demircioğlu, ritimde Oray Yay eşliğinde hergün program yaptı.

Mersin Pavyonunu ziyaret edenler sadece turistik enformasyon isteyenler değildi. Reklam amaçlı ziyaretler de vardı. İşte, Hollanda ve Belçika Güzelleri, (üstte) Lüksemburg Güzeli ise (altta) kendilerini gazetesinde yayınlayan İlhan Karaçay’ı Mersin Pavyonunda buldular.

Amsterdam’da faaliyet gösteren, Türkler’in medarıiftiharı konumunda olan Bir Bey Restaurant’ın hizmet verdiği alanda ise, lahmacun ve döner izdihamı yaşandı. Bir Bey Restaurant’ın sahibi Sami Sarıcan, fuarın açık olduğu 6 gün içerisinde rekor derecede lahmacun ve döner tüketildiğini belirtti.

Turizm Fuarına katılan Türk firma ve kuruluşları

Ulustan Muhluoğlu- TUROB Üyesi ve Richmond Hotel, Hülya Şahin- Long Beach, Sabri Karakaş- Ayma Hotels Group-Grand Emin Hotel, Alican Ozan ve Ramazan Budak- Kuum Hotel &Spa, Uğur Aybatan- Ay Yachting, Durali Külahlı- Hotel Delta Beach Resort, Derya Gencer- Salmakis Resort&Spa ve Salmakis Yachting, İsmail Abidin- Akmina Travel Club, Nilüfer Balan ve Kurtuluş Dağlı- MediaSa, Erman Yakar- Paloma Hotels, Ufuk Arslan- Mina Hotel ve ÖZBİ, Şenol Öztürk- Erbil Hotel ve ÖZBİ, Cengiz Fison-Hotel Nuans, Süleyman Kaya-Light Tours,Meral Tuncer Argül-Pisagor Tourism, Vedat Somer-AVS Travel, Işık Saral-Saphir Hotel, Dinçer Oraklı-Club Hotel Phaselis Rose, Serdar Köroğlu-Charisma De Luxe Hotel, Ş.Sadun Alp-Sürmeli Hotels &Resorts, Banu Arat Timuçin- Altın Yunus, Oğuzhan Cebeci-Güral Sapanca, Ferbal Yaman-TUROB, Ali Kaygısız ve Mehmet Aydın-Turquoise Hotel, Emine Funda Aydoğan, Mehmet Halis Aydoğan ve Kubilay İkiz-Voyager Ballon, S.Gökhan Şanoğlu-Liberty Hotels An Leus- Sentido LykiaResort &Spa, Ekrem Usta-Fez Travel, Yelda Yüksel Karaca-AKTOB, Suat Çelen-Aurum Hotel, Murat Demir-Altın Orfoz ve Martı Hotel Mersin, Kadir Kaya-Treehouses, Hilmi Selimoğlu-Asos Hotel, Hilal Öztürk-Orka Homes, Güliz Yaman-Sağlık bakanlığı Sağlık Turizmi, Özlem Dushi-ELP Britania, Öznur Kaya-Stonegrouphotels, Hakan Ataç-Osmangazi,MEDİ CE, Aritmi, Emin Çakmak ve Cahit yaşar Karamanlı THTC Travel, Mert Demirsöz-Anadolu Hasatanesi Sağlık Turizmi, Atlantique Holiday Club, Çağla Güçlüsoy ve Latif İnce- Kuzey Kıbrıs Turizm tanıtma Dairesi, Houssem Belleum-Side Tur Kuzey Kıbrıs, Numan Olcar-Olcar Tur.

SEKTÖR TEMSİLCİLERİ HOLLANDA PAZARINI DEĞERLENDİRDİ

Hollanda’nın Utrecht kentindeki Uluslararası Turizm Fuarına katılan turizmciler, pazar ve sezon için ne dediler?…

Hollanda’nın Utrecht kentinde 14-19 Ocak tarihleri arasında bu yıl 43’üncüsü düzenlenen Uluslararası Turizm Fuarı’na, Türk turizm sektörü de yoğun ilgi gösterdi.

Almanya, Rusya, İngiltere gibi büyük pazarların hemen sonrasında, önemli pazarlar arasında yer alan Hollanda pazarı için nabız yoklanılan Utrecht Fuarı, bu yönüyle de sektör temsilcilerinin önem verdiği bir fuar.

Fuara katılan sektör temsilcileri, Hollanda pazarı ve 2014 yılına ilişkin görüş ve beklentilerini turizmgazetesi.com’a anlattılar.

İşte Türk turizmcilerin Utrecht fuarından izlenimleri…

Saray Regency Otel Genel Müdürü Yaşar Sunal:

Bu yıl büyük hayaller kurmayalım

“Utrecht fuarı geçmiş yıllara göre alan olarak daha daraltılmış çok boş yer kalmış bir fuar. Umarım bu tüketiciyi etkilemeyecektir. Tüketici gelirse fuar şenlenir. Şu anki görüntüye göre şekil olarak güzel bir fuar olmamış. 2014 yılı için çok iyimser bir tablo çizemiyorum. Şu ana kadar aldığımız bilgilere baktığımızda da maalesef gelişmelerin olmadığını görüyoruz. Herkesin ortak görüşü geçen yılı yakalarsak iyidir. Antalya bölgesinde yeni tesislerin devreye girmesi faktörü de var. Bu nedenle en iyimser şekilde geçen yılı yakalayacağız diye düşünüyorum.

Utrecht fuarı turizm sezonunun nasıl geçeceğini biraz olsun belirler. Çünkü Avrupalının tatil programlarını yaptığı dönem geçen aydan bu yana başladı. Dolayısıyla bu fuar tüketicinin eğilimini özellikle de Hollanda pazarı için belirleyici olacaktır. Turizmde bu yıl büyük hayaller kurmamamız gereken bir sezon gibi görünüyor.’’

Türkiye Sağlık Turizmi Geliştirme Konseyi (THTC)
Termal Turizm Grup Başkanı Yunus Gürkan:

Fuar bu yıl daha aktif

“Fuarı geçen yıla göre çok daha aktif. Bölgesel dağılımlar güzel olmuş. Eskiden tek bir ada iken şimdi değişik adalardan oluşmuş. Daha bir hareket sağlanmış. Katılımcılar 2014 yılına çok çok değişik bakıyorlar. Hollanda pazarı bizim için her zaman aktif olmamız, içindeki dinamikleri korumamız gereken bir pazar.

2014 yılı beklentileri geçen yıldan başladı. 2014 yılı beklentileri biraz tereddütlüydü ancak yaptığımız görüşmelerde rakamlar kendisini koruyacak gibi gözüküyor. Bu da güzel bir başarıdır. Hollanda’nın Türkiye’deki oluşumunu, Türkiye’deki katılımlarını, Türkiye’ye bakış açılarını korumak en güzel hazinedir.’’

Güral Afyon Termal Otel Müdürü Kadir Ay:

Hollanda pazarında artış bekliyoruz

“Fuar hareketli olacak. Bize zaten Belçika, Hollanda, Almanya’dan misafirlerimiz geliyor. Geçen yıl 2 ay içinde 4 bin 500 geceleme yaptık. Bunu daha da artırmak için Belçika’dan gelen turizm acenteler ve Hollanda’daki turizm acenteleri ile görüşmeler yapıyoruz. Faydalı bir fuar oluyor.

2014 yılında biz otel olarak satışlarımızda yüzde 14’lük bir artış bekliyoruz. Bunu artıracağımız bu aydan belli oldu. Daha fazla misafirle kucaklaşmayı bekliyoruz. 2014 yılından umutluyuz.’’

Terrace Hotel Genel Müdürü Ahmet Çevik:

Pazardaki daralma uçak fiyatlarını etkileyebilir

“Utrecht Fuarı hareketli geçti. Türkiye’ye ilgi iyi oldu. Tesis olarak geçen yılın üzerine çıkacağımızı umut ediyoruz. Pazarda bir daralma olduğu söyleniyor. Bu uçak fiyatlarını etkileyebilir. Uçak fiyatlarının artacağı ve rekabetin yoğun olacağı söyleniyor. İnşallah 2014 yılını 2013 yılından daha yukarıda kapatırız. Bütün beklentimiz bu.’’

Side Stars Otelleri Genel Koordinatörü Oğuz Karadayı:

İzlenimler olumlu

“Utrecht Fuarına 15 yıldır geliyoruz. Umarım fuar iyi geçer. Olumlu bir izlenim var. Biz kendi adımıza Hollanda pazarında artıştayız. Hollanda pazarı bizim çok önemli bir pazarımız. Umarım beklentilerimizde iyi olur.

2014 yılı iyi geçecek. Eski, oturmuş, müşterisine bakan, müşterisini memnun eden oteller için sezon iyi geçecektir. Ama her şey gün geçtikçe zorlaşıyor. Yeni açılan oteller zorluyor. Pasta aynı pasta. Pastada artış yok ama paylaşan çoğalıyor. Bu da sektörü her geçen gün daha da zora sokuyor. Bu nedenle otellerin ortalama doluluklarında düşüş olacak.’’

Club Nena Yönetim Kurulu Başkanı Nevin Akçelik:

Hollanda pazarı küçük ama belirleyici bir pazar

“Utrecht Turizm Fuarı 2014 yılının ilk fuarıdır. Londra ve Almanya’dan sonra önemli bir fuar. 2014 yılının 2013 yılından farklı olacağını düşünmüyorum. 2014 yılı 2013 yılının takipçisi olabilir. Ancak rezervasyonlara baktığımızda yüzde 3-5 artış görebiliyoruz. Zaman neyi gösterir bekleyip göreceğiz. Fuar, geçen yıla nazaran daha kalabalık gözüküyor. Hollanda pazarı diğer pazarlara göre biraz daha küçük ve ekonomisi biraz daha zayıf bir pazar. Ama piyasayı belirleyecek pazarlardan biri. Herkese bol şans diliyorum. Bu fuar turizm sezonu için bir fikir verebilir.’’

Kadir’in Ağaç Evleri’nin Sahibi Kadir Kaya:

Utrecht fuarı geçen yıla göre daha iyi

“Yeni bir yıl, yeni bir umut, yeni bir başlangıç. Umutlarımızı yitirmeden Utrecht Fuarı ile Türkiye turizmi için kolları sıvadık. İyi bir yıl olacağını umut ediyorum. Çünkü Hollanda müşterisinin Türkiye’ye girişi çoğaldı. 1 milyondan fazla Hollandalı Türkiye’ye geliyor. Bunun yüzde 60’dan fazlası Antalya bölgesine gelmekte. Önümüzdeki yıllarda bu artacaktır. Umutlarımızı yitirmeyelim.

Utrecht Turizm Fuarı geçen yıldan daha iyi. Stant dizaynları da geçen yıldan daha iyi yapılmış. Fuarın başlangıcı da iyi oldu. Önemli olan halk katılımı var. Halk gününde müşterinin gelmesi bizim için çok önemli.’’

Aska Otelleri Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Aslan:

Hava olumlu

“Fuarın ilk izlenimlerine baktığınızda olumsuz bir şey yok. 2014 yılında Türkiye’de turizm ile ilgili anormal bir şey yaşanmadığı sürece iyi bir sezon geçireceğiz. Şu andaki ilk veriler geçen yıla kıyaslandığında geçen yılın biraz üzerinde görünüyor. Ancak bunu konuşmak henüz erken. Benim şahsi düşüncem 2014 yılının 2013 yılından daha iyi kapanacağıdır. Utrecht Fuarında olumlu bir hava var. Türkiye’de olumsuz bir şey yaşanmadığı sürece olumlu bir havanın yaşanması bizim için pozitiftir. İyi sezon anlamındadır. Ülkemiz adına anormal bir şey yaşanmadığı takdirde iyi bir sezon geçireceğiz.’’

Tantur Operasyon Direktörü Koray Çavdır:

E-vize sorun yaratır

“2014 yılı için şu andaki gidişat geçen yılki seviyelerde. Önemli bir hareketlenme veya geriye gidiş yok. Geçen yılki seviyelerde devam ediyor. Pazarlarda çeşitlilik olmaz. Almanya pazarında biraz artı olur. Nording pazarlarında biraz gerileme olabilir. Ancak bütün pazarlara baktığımda geçen yılla aynı görülüyor.

Utrecht Fuarında en önemli şey gündeme gelmeyen e – vize olayı var. Türk hükümeti e-vize uygulamasına başladı. Bu Hollandalıları direk etkiliyor. 10 Nisan’dan sonra havaalanlarında vize verilmeyecek. Herkes Nisan’dan sonra e-vize almak zorunda kalacak. Tabii bu olumlu karşılanmadı. Çünkü Hollanda pazarında çok last Minute satışı var. Last Minute sattığın zaman kalkıp müşteriyi e-vizeye yönlendiremezsin. Hollanda’nın yaşlı nüfus çok. Bu yaşlı nüfus internette, kredi kartı ile uğraşamaz. Beğenelim veya beğenmeyelim. Belli bir bütçenin altındaki insanların kredi kartları yok. E-vizeyi ancak kredi kartı ile ödeyebiliyorsun. Bütün bunlar bir araya geldiğinde satışlar frenleyebilir. Bütün sektörün isteği havaalanlarında vizelerin satışlarına devam edilmesidir. Hem e-vize kalsın. Bu çok doğru bir uygulama. Ama e-vize alamayanlarda havaalanlarında alsın. ‘’

Asteria Hotels & Resorts Genel Koordinatörü Hikmet Arabacı:

Artan yatak kapasitesi sektörü zorlayacak

“Utrecht Fuarına tur operatörleri geçen yıla yakın rakamlarla geliyorlar. Geçen yıldan çok büyük fark yok. Daha önce iyi başlayanların satışları ağırlaşırken kötü olanlar toparlamaya başlıyorlar.

2014 yılı sezonu için Antalya bölgesi için söyleyebileceğimiz dikkatli olmamız gereken bir sezon. Antalya bölgesinde artan yatak kapasitesi bizleri biraz daha zorlayacak gibi gözükmekte. Şu anda hiç kimse bu yıl içinde açılacak 30 bin yataktan bahsetmiyor. Bu 30 bin yatak bize yük getirecek. Özellikle ön ve arka sezonda, yatak kapasitesinin artması sebebiyle misafir sayısının aynı oranda artmaması nedeniyle sorunlar olabilir. Geçen yıl Mısır’daki olaylar nedeniyle Türkiye’deki satış patlaması bu yıl büyük ihtimalle olmayacak. Dolayısıyla yataklarımızın ciddi anlamda boş kalma riski var. Bu da sektör içinde ciddi anlamda fiyat hareketleri yaratacak. Otellerin panik anında yaptıklarını bu yıl daha sert göreceğimizi düşünüyorum.

**************************************

Top 10 beste Europese strandbestemmingen:

Dalyan op nummer één

Dalyan is voor de tweede keer uitgeroepen tot beste strandbestemming van Europa. De Turkse strandbestemming kwam als beste uit de bus op basis van 50.000 beoordelingen van de afgelopen twee jaar. Rethymnon op Kreta staat op de tweede plaats gevolgd door het, wederom Turkse, Side.

Gemiddeld scoort de plaats Dalyan een 8.64. Het strand wordt zelfs met een 8,9 gewaardeerd. Op Zoover wordt lovend gesproken over de prachtige stranden in het natuurreservaat van Dalyan. Ook de laagbouw in de badplaats wordt als zeer positief ervaren. De plaats ligt aan de Lycische kust en staat bekend om schitterende rotsgraven en de vele schildpadden die Dalyan uitkiezen als broedplaats.

Volgens Enis Tataroğlu, directeur van het Turks verkeersbureau, is de uitkomst begrijpelijk: “Dalyan is een pareltje qua bestemming, het combineert cultuur, natuur met een strandvakantie. We zijn ontzettend trots, want maar liefst 6 van de 10 beste strandbestemmingen zijn Turkse badplaatsen”.

Om tot de nummer één te komen werd gekeken naar de gemiddelden op basis van de algemene waardering van de bestemming, het gemiddelde weercijfer van weeronline.nl, de strandwaardering én de waardering van de accommodaties in de buurt van het strand. Zoover houdt de verkiezing van beste stranden om de twee jaar. Twee jaar geleden won Dalyan ook al de Zoover Awards voor beste strandbestemming.

Top 10 beste stranden

Plaats Gemiddelde Weer Bestemming Accommodaties Strand
1 Dalyan (TR) 8.6 8 8.9 8.5 8.9
2 Rethymnon (GR) 8.6 9 8.5 8.4 8.5
3 Side (TR) 8.5 9 8.2 8.4 8.5
4 Antalya (TR) 8.5 9 8.0 8.7 8.4
5 Içmeler (TR) 8.4 9 8.6 7.9 8.3
6 Albufeira (PT) 8.4 9 8.1 8.1 8.4
7 Belek (TR) 8.4 9 7.6 8.8 8.3
8 Maspalomas / Playa del Inglés (ES) 8.2 9 8.2 8.4 8.1
9 Alanya (TR) 8.2 9 8.2 7.9 8.1
10 Playa de las Americas (ES) 8.2 9 8.4 8.1 7.7
www.ilhankaracay.com
If you no longer wish to receive our newsletter, please click here to unsubscribe.
İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İran Analiz

İran-Şii Jeostratejisi ve Dünya Genelinde İran Destekli Şii Örgütler, İran-Şii Lobisine Dair Bilgiler

İç Savaş

Strateji - Taktik - Savunma

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: