TÜRBAN DOSYASI /// EMEKLİ SAVCI İLHAN CİHANER : ‘Yargıda, eğitimde türban olmaz !’


Cihaner, "Kamuda türban sadece temsil yeri olan Meclis’te olabilir, ancak türban eğitimde pedagojik, yargıda ise laiklik açısından sorunlara yol açar" dedi

Sami Menteş / Yurt – Erzincan Başsavcısı iken İsmailağa Cemaati hakkında bir soruşturma yürütürken, Gülen Cemaati’yle ilgili bağlantılara ulaşan ve Gülen Cemaati’ne dokunan pek çok kişi gibi Ergenekon davasına dahil edilip dört ayını parmaklıklar arkasında geçiren CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner, yargılandığı davayı, yargıdaki sorunları ve gündemi YURT’A anlattı.

Sadece Meclis’te değil haksızlığın, hukuksuzluğun olduğu her yerde gördüğümüz Cihaner’in gündemdeki çeşitli konulara ilişkin açıklamaları ana başlıklarıyla şöyle:

DURUŞMALARA GİTMEM:

Hakkımda açılan dava hukuksuzluklarla dolu. Dosyadaki tüm deliller hukuka aykırı. Ayrıca milletvekilliği dokunulmazlığı söz konusu. Anayasa’ya göre ben vekil seçildikten sonra başlayan bir soruşturma için Meclis’ten soruşturma izni alınmalı. Böyle bir izin yokken süren davayı yasama dokunulmazlığına ağır bir saldırı olarak görüyorum. Bu koşullarda duruşmalara gitmek bu hukuksuz sürecin parçası olmak demektir. Bu koşullarda duruşmalara gitmem.

‘KIZLI ERKEKLİ’ SUNİ GÜNDEM DEĞİL:

AKP artık sokağı bırakın insanların özel hayatlarının çelik çekirdeği olan konutların içine dahi müdahale eder hale geldi. Bu suni gündem falan değil çok ağır bir saldırı. Bunu yapan iktidarın demokratikleşme paketi hazırlaması mümkün değil. 18 yaşını bitirmiş insanlara nasıl yaşadığını, evde kimlerle kaldığını kimse sorgulayamaz. Çok absürt bir şey. Doğrudan doğruya yaşam tarzına yönelik kendisine yoğun eğmeyen gençlere yönelik bir saldırı olarak görülüyor. Ancak ters tepecek, bir eşik aşıldı artık.

BARZANİ ÇÖZÜMÜ:

Anladığım kadarıyla AKP Kürt sorununun çözümünde bu toprakların Kürtlerinden umudunu kesti Barzani’yle sorunu çözmeye çalışıyor. Çözüm sürecini Diyarbakır’da taçlandıracağız diyorlar bu nasıl bir çözüm sürecidir ki Barzani’yle barışıyorsun bizim Kürt sorunundan anladığımız böyle bir şey değildi.

ALİ ÇÖZÜMÜ:

Alevi sorununu çözmek için ise torununa Ali adını vereceğini söylüyor. Toplumda en yaygın isimlerden birini torununa vermeyi Alevi sorununun çözümü olarak ‘taviz, özveri’ olarak görmek Alevilere, küfürdür hakarettir. Çok patolojik bir zihne işaret ediyor. Öyle bir şey varsa bile samimiyse bu söylenmez. Bu Alevilere küfürdür hakarettir. O zaman bir torununa da Öcalan koysun Kürt sorununu çözelim. Ermeni sorunu için de bir torununa Hrant adını koysun. Ne kadar sorunumuz varsa hepsini böyle halledelim.

YARGIDA CEMAAT-AKP KAPIŞMASI:

Gülen Cemaati yargıda, güvenlik bürokrasisinde ciddi anlamda örgütlendi, kadrolaştı. Bu kadrolaşma nedeniyle bu yapının önceliklerine göre bir yargı pratiği oluşturuldu. Bu boş bir spekülasyon değil. Cemaat’in yaptığı açıklamada kendilerinden olanların emniyetten ve yargıdan tasfiye edildiğini söylüyordu. Hükümet HSYK’nın yapısını yüksek yargıçların seçilme koşullarını yine değiştirmek istiyor. İlk kez Danıştay uzun bir süre başkanını seçemedi. Bunları üst üste koyunca şimdiki sorunumuzun yargının eski sorunlarından biraz farklı dinamiklerle beslendiğini gösteriyor. Balyoz’da Ergenekon’da özellikle Başbakan’ın MİT krizinde söyledikleri de bunu gösteriyor.

YARGI İKTİDARIN SOPASI:

Yargının iktidarla ilişkisi hep sorunlu. Dünyanın hiçbir yerinde iktidarla bağımsız bir yargı yok. Ama Türkiye’de olan şey yargının iktidarın sopası haline gelmiş olması. Oysa bu ilişkilerin makul seviyede geliştiği birçok ülkede hak ve özgürlükler konusunda yargıda iktidara bir fren olması beklenir ve yargıda bunu az çok yerine getirir. Dünyanın hiçbir yerinde bir vali yurttaşa bu kadar ağır hakaret ederse yargı buna tepkisiz kalmaz. Yurttaşların evlerine baskınlar yapılıyorken yargı buna tepkisiz kalmaz bunu yapanlarla ilgili işlem yapar. Yasa dışı dinlemelerden faili meçhullere kadar gider. Türkiye’deki sorun, aradaki göreceli özerk ilişki tamamen bozulmuş yargı doğrudan iktidarın parçası haline gelmiştir.

TÜRBAN SADECE MECLİS’TE OLUR:

Burada herkesin özeleştiri yapması ve cesaretle konuşması lazım. Meclis’e girmeden önce okullara girdi. Avukatlar türbanlı olarak mahkemelere girmeye başladı. En önemlisi ise 4+4+4 yasasıyla laikliğe çok ağır bir saldırı zaten yapıldı. Geçmişte zaten laik olmayan bir ülke iyice hukuki anlamda da laiklikten uzaklaştı. Bu süreçlerde hiç tepki vermeyip belki de türbanın tek serbest olabileceği temsil makamına odaklanmayı çok doğru görmüyorum. Meclis temsil yeridir Meclis’te türbanlı vekil olabilir bunun bir sorun yaratmaması gerekir. Bu arada öğretmenler türban takmaya başladı hem uluslararası hukuk hem pedagoji bilimi bunun sakıncalarına işaret ediyor. Önümüzde yargıçların savcıların türban takmasından bahsediliyor buna bakmalıyız, asıl önemli olan bu. Eski türban yasaklarıyla ilgili de hepimizin kendimizi sorgulaması lazım.

"BALYOZ KARARI İLK GÜN VERİLDİ"

Çeşitli başvurulara rağmen Yargıtay Başsavcılığı niye devreye girmiyor?

Giremez. Yargıda AKP’nin oluşturduğu yeni hegemonyanın en kritik parçasıdır. Burada oluşacak tek bir gedik bu sistemi paldur küldür çökertir. Yargıtay’ın onama kararı aslında bir karar değil, Mahkeme’nin verdiği bir karar da değil. Bu davanın kararı iddianamenin yazıldığı gün verildi. Bunun siyasi sonuçlarını göze alacak cesarette bir hukukçu zaten oralara gelemezdi. Bu kadar çetrefilli bir davada alınan kararların hiçbirinde tek bir karşı oy yok. Bu karar gözaltılar yapıldığında verilmişti. Balyoz ve Ergenekon davaları hakkında devasa bir söylem inşa edildi.

Etiketlendi:, , , , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İran Analiz

İran-Şii Jeostratejisi ve Dünya Genelinde İran Destekli Şii Örgütler, İran-Şii Lobisine Dair Bilgiler

İç Savaş

Strateji - Taktik - Savunma

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: