ARAŞTIRMA DOSYASI : İslamabad – Washington Hattı ve Tehrik-i Taliban Pakistan


Gökçen Oğan

ORSAM Avrasya Danışmanı

Kırılgan bir yapıya sahip olan ABD Pakistan ilişkileri geçtiğimiz hafta yaşanan önemli gelişmeler nedeniyle en kritik dönemeçlerinden birisine girdi. Bir dargın bir barışık devam eden ikili ilişkilerde Pakistan Başbakanı Navaz Şerif’in Ekim ayının sonunda gerçekleştirdiği Washington ziyareti, sıcak rüzgârların esmesine neden olmuş ve ilişkilerde iyileşme sürecinin işareti olarak kabul edilmişti. Ziyaretin sona ermesinden çok kısa bir süre sonra “Pakistan Taliban’ı” olarak bilinen Tehrik-i Taliban Pakistan’ın liderlerinden Hekimullah Mesud’un ABD’nin düzenlediği insansız hava aracı saldırısı neticesinde öldürülmesi iki ülke arasındaki gerginliğin tırmanmasına neden oldu.

11 Eylül 2011 terör saldırınsın ardından Washington İslamabat ilişkilerinin seyrinin en önemli belirleyicisi Afganistan operasyonu oldu. Afganistan’da ve tüm dünyada terörle mücadelede ABD’nin en yakın müttefiklerinden biri haline gelen dönemin Pakistan Devlet Başkanı Pervez Müşerref, askeri darbe ile göreve gelmiş olmasının yarattığı olumsuzlukları aşarak Washington ile ilişkilerin bahar havasına kavuşmasına ve askeri ve ekonomik yardımların başlamasına imkân sağladı. Ancak özellikle Afganistan konusunda masa başında yapılan hesaplar pratiğe geçirilemedi. Bu durumu yaratan en önemli faktör Afganistan ile Pakistan arasındaki sınırın geçişkenliğinin kontrol altına alınamaması oldu. Pakistan yönetimi Afganistan’daki terörist gruplara lojistik ve militan desteğini kesemediği gibi kendi sınırları içerisinde de bu grupların etkinliğini azaltamadı. Taliban bu bakımdan yalnızca Afganistan’da değil Pakistan’da da önemli bir aktör olarak sosyal ve siyasi hayata etki etme kabiliyeti süren güçlü bir yapı olarak mevcudiyetini korudu.

Bu dönemde Pakistan Hükümeti’nin Afganistan’da devam eden “terörle mücadele” sürecine yeterince destek olmadığı hatta bir adım daha ileriye giderek Pakistan istihbarat servisi ISI’nin Taliban ile sıkı bağlantıları olduğu iddiaları Washington’un Pakistan algısının yeniden şekillenmesinde etkili oldu. Anlaşıldığı kadarıyla ABD, bu algının ilişkilere hâkim olmasından sonra kendi güvenliği ya da terörle mücadele kapsamında atması gerektiğini düşündüğü adımlar konusunda Pakistan yetkili makamları ya da siyasi iradesiyle bilgilendirme dahil olmak üzere hiçbir paylaşımda bulunmadı. Bu süreç Mayıs 2011’de Usama Bin Ladin’in Pakistan topraklarında yakalanması ile kopma noktasına geldi. Zira Pakistan, “müttefikinin” uluslararası hukuk kurallarını çiğnediği ve egemenlik alanına müdahale ettiği gerekçesiyle Washington yönetimi ile ilişkilerini gözden geçirme kararı aldığını açıklamıştı.

İslamabad-Washington hattında bugün durumun daha iyi olmadığı görülüyor. İlişkilerin normal seyrine dönebilmesi için üzerinde uzlaşmaya varılması gereken temel sorunlar olduğu açık. Bu sorunların başında Afganistan konusu geliyor. Zira iki ülkenin karşılıklı güven bunalımının temelinde bu konu yatıyor. Washington’un Afganistan’da 2014 sonrasında yaşanacak çekilme nedeniyle Pakistan ile bir uzlaşma zemini bulması iki ülke menfaatleri bakımından öncelikli konu olarak görülüyor. Zira Afganistan’da oluşması muhtemel bir güç boşluğu en çok radikal akımların ve terör gruplarının işine yarayacak. Bu bakımdan Pakistan’ın sosyal, siyasi ve ekonomik etki alanı olarak kabul ettiği komşusu ve kendi güvenli ve istikrarı ile ilgili sürece dâhil edilmesi gerekiyor.

Üzerinde durulması gereken bir başka husus ABD’nin Pakistan sınırları içerisinde gerçekleştirdiği insansız hava aracı saldırılarıdır. Söz konusu saldırılar Pakistan Başbakanı Navaz Şerif’in Washington ziyaretinde de gündeme geldi. Geçtiğimiz haftalarda BM tarafından açıklanan bir rapor durumun ciddiyetini ortaya koyuyor. ABD’nin özellikle Pakistan’ın Afganistan sınırında yer alan aşiret bölgelerinde sıklıkla kullandığı insansız hava araçlarının saldırılarında BM Özel Raportörü Ben Emmerson’un raporuna göre 2004 yılından bu yana 400 sivil hayatını kaybetti. Yapılan saldırılarda pek çok hak ihlallerinin yapıldığı da yayınlanan raporda ayrıntılı olarak ele alınıyor. Washington, havadan gerçekleştirilen ve önceden tespit edilen hedeflere yönelik düzenlendiğini iddia ettiği saldırılarda Taliban’a karşı göreceli bir başarı sağlamakla birlikte sivil kayıplar nedeniyle bir anlamda bölgede Amerikan karşıtlığını derinleştiriyor. Üstelik bu tepki bölgenin daha da radikalleşmesine neden oluyor. Sivil kayıplar nedeniyle oluşun hava Pakistan güvenlik güçlerinin de aşiret bölgelerinde zaten zayıf olan hâkimiyetini daha da zayıflatıyor.

Son olarak Pakistan Taliban’ının en önemli liderlerinden Hekimullah Mesud’un insansız hava aracı saldırısında öldürülmesi Pakistan açısından ciddi sonuçlar doğuracak niteliktedir. Öncelikle, Mesud’un öldürülmesi Tehrik-i Taliban Pakistan ile yapılması planlanan barış görüşmelerini tehlikeye attı. Bilindiği gibi Başbakan Navaz Şerif, ülkesinde terörün son bulması için barış görüşmelerine başlanacağını duyurmuş, Tehrik-i Taliban Pakistan bu çağrıya olumlu yanıt vermişti. Başbakan, görüşmelerin sekteye uğramasına müsaade etmeyeceklerini ifade etse de sürecin sekteye uğraması yüksek bir ihtimal olarak ortaya çıkıyor. Barış görüşmeleri Pakistan için kritik niteliktedir, zira silahlı grupların masaya çekilmesi ülkede güvenlik ve istikrar açısından umut verici ve denenmemiş bir yol olarak görülüyor.

Pakistan’ın Afganistan sınırında yer alan aşiret bölgelerinden Afganistan’daki terörist gruplara lojistik destek sağlandığı açık. Bu akışın kesilebilmesinin ön şartı öncellikle Pakistan sınırları içerisinde güvenliğin sağlanmasıdır. Bu bakımdan Taliban ve Pakistan Yönetimi arasındaki muhtemel barış görüşmeleri desteklenmeli ve bu süreci sabote edebilecek yaklaşımlardan kaçınılmalıdır. Zira Afganistan ve Pakistan hattını yakından takip eden pek çok uzmanın ortak görüşü hem Pakistan hem de Afganistan için Taliban’la masaya oturma seçeneğinin kaçınılmaz olarak devreye gireceği şeklindedir.

Etiketlendi:, , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İran Analiz

İran-Şii Jeostratejisi ve Dünya Genelinde İran Destekli Şii Örgütler, İran-Şii Lobisine Dair Bilgiler

İç Savaş

Strateji - Taktik - Savunma

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: