ERGENEKON DAVASI /// KAZIM GÜLEÇYÜZ : Kemalizmin darbeci versiyonu “out”


Kazım Güleçyüz

irtibat

Ergenekon ve Balyoz gibi davalarda tasfiye edilenlerin, dünyadaki ve Türkiye’deki değişimi anlamayan veya anlamak istemeyen eski tarz müdahaleci zihniyete sahip kadrolar olduğunu yeri geldikçe yazmıştık.

Bunlar 27 Mayıs ihtilâliyle başlayan klasik darbeler zincirine 21. yüzyılda da yeni halkalar eklemekte ısrar edip bunun için hazırlık yapmaktan vazgeçmeyen ceberrut anlayışın takipçileri.

Balyoz davasında mahkûm olan Deniz Kuvvetleri eski Komutanı Özden Örnek’in günlükleri ile kamuoyuna mal olan Sarıkız, Ayışığı, Yakamoz, Eldiven… darbe planları bunun bilinen örneklerinden birkaçı. 1. Orduda yapılan ve Balyoz davasının ana konusunu oluşturan plan semineri de.

27 Mayıs 1960’ta, halkın oylarıyla işbaşına gelen bir iktidar silâh zoruyla devrilmiş; Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar, milletvekilleri itilip kakılarak zindana tıkılıp düzmece bir mahkemede yargılanmış; Başbakanla iki bakan asılmıştı.

60’lı yılların ilk yarısında yeni darbe girişimleri oldu, ama bunlar iktidarı elinde tutan 27 Mayıs darbecileri tarafından sert şekilde cezalandırıldı.

12 Mart 1971’de komuta kademesi, yine seçimle gelen bir iktidara muhtıra verdi. Hükümet istifa ederek, muhtıranın Meclisi de hedef alan daha kapsamlı bir darbeye dönüşmesine engel oldu.

12 Eylül 1980 darbesi hem demokratik hükümeti devirdi, hem Meclisin kapısına kilit vurdu.

28 Şubat, zamana yayılarak, önce iktidar ve Meclis üzerindeki etkilerini dolaylı şekilde gösteren, sonra da toplumun geniş kesimlerine yönelen bir müdahale süreci şeklinde gerçekleşti.

Klasik darbeden müdahale sürecine dönülmesinde rol oynayan en önemli etken, dünya ve ülke şartlarındaki değişimdi. Dışarıda özellikle AB süreci, içeride darbe karşıtı kamuoyunun giderek güçlenmesi ve ilaveten TSK bünyesinde dahi “Darbeler herşeyden önce orduyu yıpratıyor” yorumunun ağırlık kazanması, belirleyici oldu.

Öyle ki, Özden Örnek’in günlüklerinde bahsi geçen darbe planlarının konuşulduğu günlerde dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman, ülke genelindeki askerî birlikleri gezerek darbe için TSK tabanında nabız yoklamış ve buna uygun bir atmosfer olmadığını tesbit etmişti.

Yine Yalman’ın, Balyoz sanıkları ve yakınları tarafından kendisine yöneltilen yoğun eleştiri ve tepkilerden bunalarak yaptığı “Artık yeter” çıkışını seslendirirken kullandığı bir ifade çok ilginç.

Balyoz davasının esasını teşkil eden seminer için “Emre aykırı olarak yapılan, amacını ve haddini aşan bir kahramanlık gösterisinden başka birşey değil” nitelemesinde bulunan Yalman diyor ki:

“Silahlı Kuvvetler içinde zaman zaman yaşanan bir sorun olan ‘Ben daha çok vatanseverim, cumhuriyetin değerlerini, özellikle laikliği ve Atatürk’ün mirasını en iyi ben koruyabilirim’ kompleksi, bu seminerde, askerî muaşeret kurallarını da hiçe sayarak uygulandı.” (Milliyet, 4.11.13)

Yalman’ın bu ifadesi, TSK içinde “M. Kemal’in mirası”nı korumanın yolunu darbe yapmakta gören kadroların, yani Kemalizmin darbeci versiyonunun tasfiyesindeki arkaplanına ışık tutuyor.

Etiketlendi:, , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İran Analiz

İran-Şii Jeostratejisi ve Dünya Genelinde İran Destekli Şii Örgütler, İran-Şii Lobisine Dair Bilgiler

İç Savaş

Strateji - Taktik - Savunma

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: