İRAN DOSYASI : AMERİKA, NURİ MALİKİ’Yİ WASHINGTON’A NEDEN ÇAĞIRDI ?


İRAN ANALİZ / Nuri Maliki’nin Ekim ayı sonunda çağrıldığı ABD’ye gitmesi, havalimanında kendisine uygulanan en alt seviyedeki protokol, gerçekleştirilen görüşmelerde konuşulanlar, Beyaz Saray’ın tavrı ve aynı zaman diliminde Washington’da bulunan diğer Iraklı siyasilerin ne anlama geldiğini ele alan analiz yazısı.

ABD ve İran’ın ittifakı ile Irak toplumunun siyasi tercihlerinin aksine ikinci kez başbakanlık koltuğuna oturtulan radikal Şii Nuri Cevad Kamil el-Maliki, 2011 yılında gerçekleştirdiği ABD ziyaretinin ikincisini 2013 Ekim ayı sonunda tekrarladı. Maliki’nin mezhepçi siyaseti, Sünnilere yönelik etnik temizlik saldırılarında rol alması, yolsuzluk, rüşvet ve Irak’ta güvenlik başta olmak üzere her alanda bir çöküşe yol açması, siyasi ortaklarını tasfiye ederek, diktatoryal bir rejim kurmaya çalışması gibi nedenlerle Amerikan basınında genel olarak eleştirel yazılar, haberler ve görüşler yer almaktaydı. İran ve ilişik medyanın sözde ziyaret olarak servis ettiği görüşmenin gerçekte Amerikan idaresinin Maliki’yi çağırdığı, aynı zaman diliminde meclis başkanı Usame Nuceyfi ve el-Irakiyye listesi başkanı İyad Allavi’nin de bazı diğer Iraklı siyasilerin de Washington’da bulunduğu ortaya çıktı. Barzani ve Kürt siyasi liderlerin de çağrıldığı Amerika’da, Obama idaresinin Irak’taki siyasi süreci devam ettirmek ve uzun süredir yaşanan krizi aşmak için tarafları aynı masa etrafında toplamak ve bir uzlaşmaya varmak istediği yorumları yapılıyor.

Tüm dünyada devlet adamlarının gerçekleştirdiği ziyaretlerde uygulanması gereken diplomatik protokolların en alt seviyede Maliki ile heyetine uygulandığı görüldü. İran ve Maliki medyasının bir zafer edasında verdiği haberlerin tam aksine Amerika’ya inen uçakta başbakan Maliki ile heyetini kabul eden muhatapların içerisinde tek bir üst düzey yetkilinin olmaması Irak hükümetine verilen değeri gözler önüne sermekteydi. Gerek Temsilciler Meclisi ve gerekse Kongre’de Amerika’nın Maliki’yi desteklememesi yönünde ciddi eleştiriler getirdiği, ülkede İran’ın uydusu olan aşırı Şii mezhepçi bir hükümetin bulunduğu, şiddeti tetikleyen Şii milis güçlerin varlığı, bunlara hükümetin desteği, şiddet sarmalının arkasında İran-Maliki ve milislerin bulunduğu, mevcut durumun değiştirilmesi gerektiği yönünde tavsiyelerde ve görüşlerde bulunduklarına hatırlatmalar yapıldı. Maliki’nin ikinci kez seçtirilmesinin hata olduğu, Amerikan tipi bir demokrasinin Irak’ta bu tür siyasiler aracılığıyla gelmeyeceği yönündeki kanaatler güçlendi.

Maliki’nin çağrılmasının arkaplanında Amerika’daki bu genel hoşnutsuz ve Irak’taki durumdan memnuniyetsizliğin yattığı kaydediliyor. Maliki ile hükümetine bu çağrı ile açıkça mesaj veren Obama yönetiminin, Irak’ta yaşanan terörizm ve kaosun arkasında onun yer aldığı, ülke idaresinde tamamen başarısız olduğu, durumun bu şekilde devam etmeyeceğinin bir göstergesi olduğu belirtiliyor. Suriye, Türkiye ve komşu ülkelere Irak’tan terörist eylemler yapan grupların gitmesi, Maliki ve Şii ortaklarının bu ülkelerdeki terör gruplarını desteklemesi, kargaşayı sürdürecek tüm yollara başvurması, tıpkı Esed rejimi gibi Maliki’nin de Ortadoğu barışının önünde ciddi iki engel olduğu yönündeki yaygın kanaatlerin ABD yönetiminin gözünden kaçmadığı da biliniyor.

Amerikan işgal idaresinin bir projesi olan Irak’taki siyasi sürecin tamamen fiyasko ile sonuçlanması, yeni yeni yüzlerin ve aktörlerin piyasaya sürülmesine rağmen Irak’ta istenen mezhepçi-etnik temelli bir yapının kurulmaması, zayıf bir Irak isteyen İran, Esed rejimi ve batılı rejimlerin buradaki terör ortamını beslemesi içinden çıkılmaz bir tablo ortaya koydu. Maliki, Şii terör grupları, Hizbullah ve Türkiye gibi ülkelerdeki Şii-Alevi, sol tandansları terör örgütlerinin birçoğunun varlığının Suriye’deki Esed rejimi ile ilişki olduğuna değinen uzmanlar, Amerika’nın bu noktada Maliki dışında alternatif arayışlara gittiği, Irak’taki siyasi süreci sürdürmek için İran ile de anlaşarak bir çözüm yoluna ulaşmak istediği ifade ediliyor. Nuceyfi, Allavi gibi her ikisi de Maliki gibi İran kuklası hükümetin kurulmasına veya mezhepçi-etnik temellere dayalı siyasi süreci güçlendiren siyasi tarafları aynı zaman diliminde Amerika’da buluşturan Obama yönetiminin hedeflerini gerçekleştirdiği belirtiliyor. En alt seviyede hükümet görevlileri ile Maliki’yi karşılayan ABD yönetimi böylece ona ne kadar değer verdiğini ortaya koyarken, kendisinin tek adam olmadığı, Nuceyfi, Allavi, Barzani gibi yine ABD ile çalışabilecek, farklı kozları istediği takdirde kullanılabileceği mesajı verildi.

Basına böyle bir mesaj verilmekle birlikte, ABD’nin istediği bir Irak’ın varlığının mevcut siyasi sürecin devam etmesine bağlı olduğu biliniyor. Maliki veya başka bir ismin değiştirilmesi, siyasi partilerin veya yeni aktörlerin varlığından ziyade siyasi sürecin devamlılığına önem gösteren ABD’nin farklı senaryolar planladığı yorumları yapılıyor. Bunlardan birisi ise tamamen iflas eden hükümeti ve siyasi süreci güzelleştirerek, Irak ve dünya kamuoyunda ölüyü pudralayarak yeni bir sayfa açmak. Buna göre Maliki’yi değiştirerek İran’ın razı olacağı bir diğer Şii siyasi yine başbakanlığa getirilecek, yüzü eskiyen, rahatsızlanan Celal Talabani görevden alınarak, mevcut siyasi süreci doğru şekilde okumayan ve hala hatalarında ısrarcı olan, sahada ciddi varlığı/gücü/temsili olmayan sözde Sünni siyasilere oynayan Türkiye’ye de kırmızı boncuk verilecek. Bu noktada İran ile, ABD ile, Maliki ile ve farklı farklı aktörlerle kapalı kapılar ardından işler çevirdiği bilinen; ama Türkiye’yi de oynatan Usame Nuceyfi’nin Talabani yerine Cumhurbaşkanı olması sağlanacak! Tıpkı Haşimi gibi etkisiz ve yetkisiz, ama sözde Sünnileri temsil ettiği iddiasıyla Cumhurbaşkanlığı yardımcılığı gibi üst makamlara getirtilen şahıslar üzerinden ABD’nin siyasi süreci devam ettirdiğine hatırlatmada bulunuluyor. Sözde Sünniler, Kürtler, Şiiler, Türkmenler ve farklı azınlıkların temsilcilerinin hepsinin bulunduğu, temsil edildiği iddiasıyla şekillendirilen; ama Irak’ı mezhep-etnisite temelinde bölen siyasi süreç projesi böylece devam ettirilecek.

Maliki’nin ABD’ye çağrılması ve kendisiyle görüşülen maddeler ile ilgili özetle şu yorumlar dile getiriliyor:

İlk olarak: yüzbinlerce Iraklı masumun hayatını kaybettiği cinayetler, suikastlar, terör eylemleri ve katliamın direk sorumlusu olan, elindeki askeri-emniyet-istihbarat ve Şii milis terör örgütlerini kullanarak kaosu besleyen Maliki’nin kanuni olarak yargılanması veya koğuşturulmasının önüne geçmek. Gerek terör gerekse inanılmaz yolsuzluk, rüşvet ve iltimas olaylarına karışması, sözde başbakanlığı döneminde 900 milyar dolardan fazlasını kaçıran Maliki’nin bu noktada da yargılanmamasını temin etmek.

İkinci olarak: Maliki gibi aşırı Şii Solağ’ın onun yerine Başbakan seçilmesi de şartlar arasında yer alıyor. Solağ yeni bir yüz olacak, ancak selefi gibi o da İran’a hizmet edecek, ABD çıkarlarına ters düzmeyecek. Fuad Masum meclis başkanı yapılacak, anlaşılır ise Maliki yeni hükümette savunma bakanı veya içişleri bakanı yapılacak.

Maliki’nin çağrılmasının arkaplanına değinen uzmanlar Irak iç siyaseti dışında İran faktörüne de dikkat çekiyor. Ruhani ile müzakereleri başlatan, nükleer silah elde etme yönündeki çalışmalarını, ambargo ve diplomatik ilişkiler dahil diğer alanlardaki sıkıntıları hızla aşarak, ilişkilerini normalleştiren Amerikan yönetimi bu noktadaki çalışmaları tamamlamak istiyor.

Üç yıldan bu yana tüm desteğe rağmen devrimi bastıramayan, kimyasal silahlar ile toplu katliamlar işlemesine rağmen ülkenin tamamında kontrolü devrimcilere kaptıran Esed rejiminin varlığı da önemli bir mesele olarak ortada duruyor. Maliki başkanlığındaki Şii hükümetin, radikal Şii terör örgütlerin, Hizbullah, İran ve uydusu örgütlerin on binlerce militanıyla bulunduğu Suriye’de Esed rejiminin hala başarılı olmaması, er ya da geç çökecek olması İsrail’in güvenliği açısından ABD’yi ve Batıyı endileşelendiren önemli maddeler arasında yer alıyor. Maliki’nin ABD’den Apaçi helikopterler ve daha fazla destek istemesi, sözde Kaideyi ve diğer grupları gerekçe göstermesi de önemli bir gösterge olarak uzmanların not ettiği bir husus.

Yeşil Bölgede Maliki’nin ofisi dahil, tüm siyasileri ve hükümet mahfillerini gelişmiş casusluk araçları ile dinleyen, istediği an Irak’taki mevcut binlerce ağır silahlı askerini istediği yere operasyona gönderen ABD hükümeti, hala fiilen Irak’taki varlığını sürdürüyor. Elindeki istihbarat kozlarını kullanan ABD, farkı aidiyet ve kimlikleri kullandığını iddia eden siyasilerin tamamının yine kendisinin inşa ettiği siyasi sürece destek verdiğini, sözde şiddetle karşı çıktıklarını öne sürdükleri Maliki’yi öyle ya da böyle yine destekledikleri, kendileri ve partilerini kasalarını doldurduklarını iyi biliyor. Bu yüzden Maliki’nin de diğer siyasilerin de Irak’taki milyonlarca vatandaşı temsil etmediği, bunlara ciddi hiçbir hizmet götürmediği, buna karşı işgal ve işgal projesi olan siyasi sürece karşı olan silahlı, sivil, dini, bilimsel veya kültürel örgütlerin, teşkilat ve kuruluşların, yapıların sahadaki gerçek güç olduğunu, Irak halkının taleplerini dile getirdiğini Amerika çok iyi biliyor.

İsrail ve İran açısından en büyük tehlike olan güçlü-üniter bir Irak devletini uyduruk istihbarat raporları, İran-CIA destekli muhalif siyasilerin asılsız iddialarına dayanarak işgal ile yıkan idarenin inşa etmek istediği mezhepsel-etnik temelli bir Irak’ın hala oluşturulamamış olması farklı senaryolara başvurulacağı anlamına geliyor.

Etiketlendi:, , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İran Analiz

İran-Şii Jeostratejisi ve Dünya Genelinde İran Destekli Şii Örgütler, İran-Şii Lobisine Dair Bilgiler

İç Savaş

Strateji - Taktik - Savunma

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: