ARAŞTIRMA DOSYASI /// Prof. Dr. Yücel Acer : Dinlemek Ayıp mı ?


Prof. Dr. Yücel Acer

yucelacer

30 yaşında, Hawaii’de kız arkadaşı ile yaşamaktayken, onaylamadığı şeylerin yapıldığı bir ülkede yaşamak istemediği gerekçesi ile 23 Haziran 2013’de Çin Özel Yönetim Bölgesi olan Hong Kong’a “kaçan”, ABD ile Hong Kong arasındaki iade anlaşması gereği iadesi istendiği sırada aslında Ekvator’a sığınmaya çalışırken Moskova’ya yönelmek durumunda kalan ABD Ulusal Güvenlik Ajansı (National Security Agency-NSA) eski ajanı Edward Snowden’ın sızdırdığı dokümanlardan ortaya sansasyonel yeni bir bilgi daha çıktı.

İfşa edilen gizli belgelerden çıkan bilgilere göre, Ulusal Güvenlik Ajansı’nın yürüttüğü küresel istihbarat bilgi toplama programı kapsamında ABD’nin kendi müttefiki ülkelerin liderlerinin de telefon konuşmalarını gizlice dinlediği ortaya çıkmış durumda. Telefon konuşmaları dinlenen liderlerden en çarpıcı olanının Almanya Başbakanı Merkel olduğu gözüküyor. Merkel’in cep telefonunun 2002 yılından beri dinlendiği Alman basınında yer aldı. NSA’nın 35 devlet liderinin cep telefonlarını ve ayrıca 38 farklı ülkenin ABD’de bulunan büyükelçiliklerini dinlendiği de iddia edilmekte. İddialar ayrıca Fransa, İspanya ve İtalya’da çok sayıda kişinin telefonlarının da dinlendiği, benzeri faaliyetlerin Çin’de de yapıldığı noktasına kadar gidiyor. Büyükelçilikleri dinlenen ülkeler arasında Fransa, İtalya, Yunanistan gibi Avrupalı ülkeler ile Japonya, Brezilya, Meksika, Güney Kore ve Hindistan gibi Avrupalı olmayan ülkeler de var. Ayrıca NSA’nın Avrupa Birliği ofislerini de dinlediği belirtilmekte. Sızan bilgilerin ötesinde oluşan intiba odur ki ABD, dünyanın birçok ülkesinde bu tür faaliyetle yürütebilmekte ve yürütmekte.

Uzmanlara göre, istihbarat kuruluşları günümüz dijital dünyasında belirli yöntemlerle bilgi toplayabilmekteler. İstihbarat kuruluşları:

– İnternet servisi sağlayıcısı veya internet üzerinden faaliyet gösteren teknoloji firmalarının kişisel veri tabanlarına girmekteler. Bu firmalar arasında çok geniş abone kitlesine sahip Facebook, Google, Microsoft ve Yahoo da var. NSA’nın bu biçimde yürüttüğü programın adının ise “Prism” olduğu belirtilmekte. Söz konusu firmalar yaptıkları açıklamalarda bu tür girişlere izin verilmediğini ifade etseler de bunun gizlice yapılabilen bir faaliyet olduğu belirtilmekte.

– Fiber optik kablolara gizlice sızmaktalar. Bu yöntemle çalışan İngiltere’nin istihbarat ve güvenlik kuruluşu Devlet İletişim Başkanlığı’nın (Government Communications Headquarters-GCHQ), 200 farklı fiber optik kablo ağına girerek günde 600 milyon iletişime ulaşabildiği belirtilmekte.

– Cep telefonlarını gizlice uzaktan dinleyebilmekteler. Bu yöntem, cep telefonlarına gelen ya da giden radyo sinyallerinin tespit edilerek analiz edilmesi ile yapılmakta. Bu türden faaliyetlerin, ABD’nin diğer ülkelerdeki elçiliklerinde oluşturulmuş dinleme birimlerince yapıldığı iddia edilmekte.

Peki bir devletin başka ülkelerin liderlerinin ya da vatandaşlarının konuşmalarını dinlemesi ya da haklarında onların izni olmadan bilgiler toplaması “ayıp” mı? Ulusal güvenlik ya da istihbarat kuruluşları görevleri gereği bunları yapmak durumunda değiller mi? Eğer bu tür faaliyetler “ayıp” ise, hemen her ülkenin sahip olduğu istihbarat kuruluşları içinde bulunduğumuz dijital çağda nasıl bilgi toplayacaklar? Bu kuruluşların bütün faaliyetleri ayıp ya da yasadışı mı sayılması gerekmekte?

ABD istihbarat şefi James Clapper, yabancı liderlerin niyetlerini bilmek istihbaratta önemli bir amaçtır diyerek bu tür faaliyetlerin ABD istihbaratının asıl maksatlarından birisi olduğunu belirtmekte. Temsilciler Meclisi’ne yaptığı açıklamada, ABD’nin diğer ülkeler üzerinde yaptığı istihbarat çalışmalarında ayrım gözetmeden hareket etmediğini, diğer müttefik ülkelerin de ABD resmi görevlileri ve istihbarat unsurları üzerinde benzeri çalışmalar yaptıklarını belirtmekte. ABD Senatosu İstihbarat Komitesi başkanı Dianne Feinstein, bu iddialar ortaya çıktıktan sonra yaptığı açıklamada sadece, yabancı müttefik liderlerin dinlenmesine son verilmesi çağrısında bulunabilmiştir. Obama’nın açıklamaları, dinleme faaliyetlerini yalanlamaktan ziyade, kendisinin bu dinleme faaliyetlerinin boyutlarından haberdar olmadığı ve NSA’nın artan teknik kapasitesinin kontrol altında tutulması gerektiği ve bu nedenle bir gözden geçirme niyetinin olduğu noktalarında odaklanmakta. Bazılarının belirttiği gibi, şayet ortaya çıkan bu dinleme iddiaları ile ilgili ABD yetkililerinden herhangi bir özür bekleniyorsa ancak hayal kırıklığı yaşanacaktır.

Bir devletin diğerini ya da vatandaşlarını izinsiz dinlemesi teknik olarak mümkün ve istihbarat faaliyetleri açısından gerekli ise de, bu tıpkı kişiler arasında olduğu gibi her şeyden önce etik (ahlaki) sayılmaz. Bir başka deyişle etik kuralların pek fazla geçerli olmadığı uluslararası ilişkilerde dahi devletlerin birbirlerini gizli dinlemesi pek de olağan hatta ahlaki kabul edilmemektedir.(1)

Yasal açıdan bakıldığında, gizli dinlemelerin hukuki olmadığı da görülmekte. Gizli dinlemelerin ya da haberleşmenin gizliliğinin bozulmasının uluslararası hukuk kurallarınca yasaklandığını birçok uluslararası sözleşmeye bakarak anlamak mümkün.

189 ülkenin onayladığı 1961 Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi, bir devlete görevlendirilmiş diplomatik temsilcilerin görev yaptıkları devlet, bu temsilcilerin her türlü resmi amaç için serbestçe haberleşmesine izin verecek ve bu haberleşmeyi koruyacaktır.(2) Sözleşme ayrıca bu temsilcilerin resmi yazışmalarının ihlal edilemeyeceğini hatta temsilcilerin üçüncü bir devlet üzerinden geçmek durumunda olan kodlu veya şifreli haberler dahil olmak üzere, transit geçiş halindeki resmi yazışma ve diğer resmi haberleşmelerini serbestçe yapmalarını ve himaye etmelerini sağlama yükümlülüğü altında olduklarını belirtmekte.(3) Yukarıda geçen haberleşmenin korunması ya da yazışmanın ihlal edilmemesi ifadelerinden kasıt şüphesiz ki gizliliğinin sağlanması ve korunmasıdır. Burada “yazışma” ifadesini de bütün haberleşme türlerini kapsayacak şekilde anlamak gerekir.

ABD kendi ülkesinde bulunan yabancı devlet temsilciliklerini ya da burada bulunan görevlileri gizlice dinlemekle, diğer 189 taraf devletten birisi olarak kendisinin de onayladığı Viyana Sözleşmesi’nin bu hükümlerini ihlal etmiş gözükmekte.

ABD’nin kendi ülkesi dışında diğer devlet liderlerinin ve vatandaşlarının haberleşmelerini dinlemesinin de uluslararası hukukunun açık ihlali olduğunu gösterir kurallar mevcuttur. Öncelikle, devletin kendi ülkesi üzerinde ve kendi ülkesinde bulunan kişi ve eşyalar üzerindeki yetkisi uluslararası hukuka göre “münhasırdır”. Dolayısı ile, uluslararası antlaşmalarla önceden düzenlenmiş durumlar hariç olmak üzere, ülke devleti izin vermedikçe, diğer devletler ülke içerisinde dinleme de dâhil herhangi bir faaliyette bulunamazlar. Hatta öyle ki, 1982 Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne göre,(4) bir devletin karasularından geçiş yapan yabancı gemiler “sahildar devletin savunmasına veya güvenliğine zarar verecek şekilde bilgi” toplayamazlar.

Belki bütün bu kuralların yanısıra, mesele kişi hakları temelinde ele alındığında, temel insan hakları prensiplerinin de bu dinlemelerin yasadışı olduğunu açıkça ortaya koyduklarını söyleyebiliriz. 167 ülkenin ve bu arada ABD’nin 1992 yılından beri taraf olduğu BM Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi, hiç kimsenin özel ve aile yaşamına, konutuna veya haberleşmesine keyfi veya hukuka aykırı olarak müdahale edilemez; onuru veya itibarı hukuka aykırı saldırılara maruz bırakılamayacağını öngörmekte. Herkes bu tür saldırılara veya müdahalelere karşı hukuk tarafından korunma hakkına sahiptir.(5) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi de, özel ve aile hayatına saygı hakkı bağlamında herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir hakkını içermektedir.(6)

Bütün bu nedenlerle, ABD Dışişleri Bakanı Kerry bazı örneklerde ABD istihbaratı çok aşırıya kaçmıştır demekte. Almanya, Brezilya ile birlikte, şu sıralar yılık olağan toplantılarını yapan BM Genel Kurulu’na bir karar taslağı sunmak üzereler. Kararın dijital çağda gizlilik hakkını ve gizli dijital bilgi toplama faaliyetlerine son verilmesi çağrısını içeren bir karar taslağı olacak gibi gözüküyor. BM Genel Kurulu’ndan alması beklenen kararın iletişimin ülke dışından dinlenmemesini, bu iletişime müdahale edilmemesini ve kişisel bilgilerin toplanmamasını öngörmesi bekleniyor. Karar taslağının bu ay içerisinde oylamaya sunulması belirtiliyor.

Yukarıda belirtilen hukuk kurlarına ve BM Genel Kurulu’nun alabileceği ve aslında bir tavsiye niteliğinde olacak karara rağmen, devletler birbirlerini dinlemeye devam edecekler. ABD gibi ülkelerde teknolojik imkânların yarattığı gücün, kişi haklarının ihlal edilmemesi için kontrol edilmesi gerektiği açıktır. Ancak ülkeler arasında ise bu durum, kedi-fare oyununa benzemekte. Birileri dinlemeye, birileri de dinletmemeye çalışacaklar. Ama yasadışılığın neredeyse oyunun kuralı olduğu istihbarat dünyası, bu ayıp ve yasadışı faaliyetlerini yapmaya hep devam etmek durumunda. Marifet, ifşa olmamayı başarmakta.

[1] – Kısa bir süre önce Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül’ün gazetelerde yer alan demecinde “müttefikler arasında bunun olması çok utandırıcı ve mahcup edici bir durum” ifadelerini kullanmıştır. Hürriyet, 3 Kasım 2013.

2 – Madde 27.

3 – Madde 40.

4 – Madde 19.

5 – Madde 17.

6 – Madde 8.

Etiketlendi:,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İran Analiz

İran-Şii Jeostratejisi ve Dünya Genelinde İran Destekli Şii Örgütler, İran-Şii Lobisine Dair Bilgiler

İç Savaş

Strateji - Taktik - Savunma

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: