ARAŞTIRMA DOSYASI /// S. FİGEN ÖZEN : “Artık Kirlenmeyeceğim !”


Aslında polemikler üzerine yazı yazmak adetim değildir. Ancak TBMM’ne artık siyasal bir simge olduğu tescillenen türbanla giren bir AKP’li kadın milletvekilinin sarf ettiği bir cümle beni, af edin ama zıvanadan çıkardı.

“Bir daha başımı açarak kirlenmeyeceğim.” Bu hakareti bir Türk kadını olarak kabul etmem elbette mümkün değildir.

Benim dinim de milliyetim de uludur. Ben 29/Ekim/2004’de Türk ve Müslümanlık aleminin düşmanı, Papa X.İnnocent’in heykeli önünde Birleşik Hıristiyan Devleti’nin (AB) Anayasası’nı imzalayıp, milletin egemenliğini Hıristiyan Avrupa’ya devredenlerin yanında saf tutmadım.

Ya sen?

Büyük İsrail Projesi (BOP) Eşbaşkanlığı’nı görev kabul edip, Yahudi Cesaret Madalyası’nı alan bir liderin önünde diz çökmedim.

Sevr Antlaşması’nı hazırlayan İngiliz Kraliyet Ailesi’ne bağlı Chatham House’n madalyasını yakasına takan kişinin de önünde el pençe divan durmadım.

Hele, hele Ekümenik Patrikhane’ye bağlı ve görevi Hıristiyanlığı yaymak olan Aziz Havari Andrew Tarikatı’nın madalyasını sırıtarak Brüksel’de göğsüne takan bir bakanı hiç alkışlamadım.

Milli devletlerin baş belası Türk ve İslam düşmanı W.Wilson Kamu Hizmetleri Madalyası’nı da övünçle kabul eden, adamın arkasında el bağlamadım.

“Ey iman edenler, Yahudi ve Hıristiyanları dostlar (veliler) edinmeyin; onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden onları kim dost edinirse, kuşkusuz onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna hidayet vermez.” (Maide, 51)

Şimdi soruyorum sana bacım; Bakara ve Maide surelerindeki ayetlerde belirtilen ALLAH’ın emirlerine uymayan sen mi temizsin, yoksa başı açık olan ben mi?

Dedim ya, “Benim dinim de cinsim de uludur.” Dini alet ederek yabancılarla işbirliği yapanların yanında işim yoktur benim.

Ben yandaş ihalelerden nemalanların Amerikan malı ciplerine de binmem be bacım. Bizim çocuklarımızın düğünlerinde takılmış (!) altınlarla alınmış gemiciklerimiz, holdinglerimiz de yoktur.

Senin sadece yemin ederken kürsüye çıktığın milletvekili maaşını da üstelik verdiğim vergilerle ben öderim. Senin kirlenmiş saydığın başı açık avukat, doktor, öğretmen, mühendis, sera işçisi ve daha nice üreten kadın helal paralarıyla sayarlar binlerce lirayı senin cebine…

Ve sen emek dolu o parayla sadece oturduğun koltukta, düğmeye basarak biat ettiğin liderin, küresel çetelerin “kopyala-yapıştır” yöntemiyle Türkiye’nin çıkarlarını gözetmeyen yasalarına oy verirsin.

Ben “İkiz Yasalar” bölücülüktür derim, sen amenna dersin. Vakıflar Yasası, Türkiye’nin birliğine Hıristiyanlar tarafından indirilen balyozun adıdır diye çırpınırım. Sen türbanının arkasına sığınırsın.

TBMM’de yasalaşan Vakıflar Yasası’nın, Türkiye’deki patrikhane, kilise ve azınlık vakıfları tarafından hazırlandığı gerçeğini, görmezden gelirken sen, çok mu temizdin?

Ülkemizdeki Tarih Vakfı’na para vererek Osmanlı dönemi azınlık tapularının araştırmasını yaptıran Rockefeller Vakfı mutludur…

ABD’deki Evangelist Protestanların egemenliği altında olan, Asya’nın Hristiyanlaşması için Türkiye’nin işgal edilmesi gerektiğini açık, açık söyleyen Dünya Kiliseler Birliği ve Yahudi para sihirbazı George Soros’un vakfı memnun..

Hele, hele resmi paraları avronun üzerinde Türkiye’yi bölünmüş gösteren AB çok mutlu..

15-Mayıs-1919 da ” Elen çocukları!.. Bugün İsa’nın en büyük mucizesini göstermiş oluyorsunuz. Bu uğurda ne kadar Türk kanı içerseniz, o kadar sevaba
girersiniz.”
diyen İzmir Metropoliti Hrisostomas artık mezarında, sadece ve sadece başındaki türbanla Müslüman olduğunu zanneden senin sayende, rahat uyuyacaktır.

Satılan vatan toprakları, Kalkınma Ajansları, yok edilen tarım alanları, kapatılan veya yabancılara satılan fabrikalar, limanlar, özelleştirme nedeniyle işten çıkarılan insanlar seni hiç mi rahatsız etmedi başı türbanlı kadın vekil?

Benim yüreğim yandı, isyan ettim.

Hele, hele dinimizde günah kabul edilen zina, senin biat ettiğin efendilerin tarafından suç olmaktan çıkarılınca hiç mi yüzün kızarmadı?

Sadece ibadet ederken başını örten benim utançtan içim karardı..

Şimdi söyle sen mi temizsin, ben mi?

İmralı’daki terörist başı Öcalan’la, PKK ile mensubu ve vekili olduğun parti mütareke masasına oturup, şehitlerimizin mübarek kanı üzerinden pazarlık yaparken, ekmeğini yediğin, suyunu içtiğin bu vatana arkanı dönmek, hiç mi içini sızlatmadı?

Peygamber Ocağı’m TSK, esarete mahkum edilirken, neden bir kadın, anne olarak savunmadın onları?

Sırf Cumhuriyet Bayramı’nı kutlamak için 29/Ekim/ 2012’de alanlarda polis benim gözüme biber gazı sıkarken, neden benim yanımda olmadın? Hani özgürlükten yanaydın?

Gezi Olayları’nda gencecik delikanlılarımız öldürülürken, neredeydin? Başbakan’ı gurup toplantısında avuçların patlarcasına alkışlarken, gözü yaşlı analar hiç gelmedi mi aklına?

Benim yüreğim o hiç tanımadığım yiğitler için kan ağladı. Sen kilise açılışlarını alkışlarken, ben onların arkalarından FATİHA’lar gönderdim.

Sen mi kirlisin, ben mi?

Ben tertemizim. Harama el uzatanları alkışlamam, yetim, dul hakkı yemem.Dışı kalaylı, içi vayvaylı türbeye benzemem ben. Cumhuriyetten, bu milletin bütünlüğünden, haktan, hukuktan, adaletten, eşitlikten yanayım.

Tam istiklalciyim. Yabancı efendilerin kölesi olamam. Rızam yoktur buna. Senin gibi önüme getirilen her şeye bir milletvekili maaşı uğruna eyvallah ta demem.

Benim dinim de milletim de uludur. “Ben Türk milliyetçiliğini ayaklarımın altına aldım.” Diyen Başbakan’ı gurup toplantısında alkışlarken, ettiğin milletvekili yemininden de mi utanmadın?

Türk milletini ALLAH’la, Müslümanlıkla, türbanla aldatanlar hesap verecektir. Bu hesaptan, saçı bitmemiş yetimin hakkından kaçamayacaksın.

Keşke benim verdiğim vergilerle aldığın maaşla gittiğin kutsal topraklardan, gerçekten hacı olup da döneydin.

İşte o zaman beni kirlenmekle suçlamaz, milyonlarca başı açık Türk kadını “KİRLİ” olmakla suçlamazdın. Yüce RABB’imin bile af edemeyeceği bir günaha girdin. Kul hakkı aldın. Hakaret ettin bana. Başkalarını bilmeyeceğim ama, ben hakkımı asla helal etmeyeceğim sana ve senin gibilere..

Bu nedenle hamamda kırk kere şartlansan bile, yüreğindeki kirliliği asla temizleyemezsin.

Ben temizim. Ya sen?

Unutma, en büyük mahkeme insanın vicdanıdır. Varsa eğer vicdanında, yargıla kendini. Aynanın sırlı yüzündeki kirliliğini görürsün. Belki af dilemek gelir aklına. Ama Cumhuriyet’e baş kaldıran seni, kadını köleleştiren zihniyeti ben asla af etmem.

Ben temizim, kirli olan sensin.

Etiketlendi:,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İran Analiz

İran-Şii Jeostratejisi ve Dünya Genelinde İran Destekli Şii Örgütler, İran-Şii Lobisine Dair Bilgiler

İç Savaş

Strateji - Taktik - Savunma

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: