CİHAN YETKİN : Ne Uğruna Yaşıyoruz?


Genel bir tasvir yerine yani ‘insanın vazifeleri’ üzerinden değil de milliyetimiz üzerinden kendimle hasbıhâl etmek istiyorum.

Evren üzerinde bulunan canlı-cansız her şeyin bir vazifesi vardır. Bu vazifeler, onların varlık sebebidir. Allah’ın yarattığı canlı ve cansız her tür varlık muhteşem bir uyum içerisindedir. Bu denge sayesindedir ki insanoğlu varlığını muhafaza edebilmektedir.

Alexis Carrel, İnsan Bu Meçhul adlı eserinde ‘‘önemli olan insanların kalitesidir, sayısı değil’’ diyor. Bu cümleyle birlikte aklıma büyük ecdadım Kür Şad ve 40 yiğit Türk geliyor. Ne için canlarını feda etmişlerdi. İstiklal için değil 41 kişi, 41 bin kişi feda istiklâl denen o yüce kavramın yoluna feda olsun. Esaret zehrinden tatmayanlar, istiklal şerbetinin lezzetini bilmezler. Görünüşte bir avuç insan fakat istiklal uğruna savaşmaya azmetmiş 41 yürekli Türk!

Türk’ün istiklali uğruna çekirge sürüsü gibi karşılarına çıkan Çin ordusunun askerlerine karşı 41 kişi tereddüt etmeden ölüme yürüyebilmişlerdi.

Vatan şairi Mehmet Akif aklıma düşüyor:

Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz;

Gelmişiz, dünyaya milliyet nedir öğretmişiz!

Sonra Dilaver Cebeci;

‘‘Eyvah biz kaldık efsele safilinde!
Ahsen-i takvim üzre, onlar geçip gittiler…’’
diyerek bulunduğumuz yeri tarif ediveriyor.

Milli Mücadele dönemine bakıyoruz: Türlü imkânsızlıklarla boğuşa boğuşa istiklal mücadelesini kazanan ecdadımın şanlı hatırası önünde saygıyla eğiliyorum. Tarihimize baktığımızda, doğrularıyla-yanlışlarıyla fakat Türk’ün boynunu önüne eğdirmeyerek bugünlere kadar gelmemize vesile olan büyük ecdatlarımla kendimizi kıyaslama gafletine düşüyorum: Mirasyedi bir nesil olmuşuz hep sıfırdan yiyoruz. Boynumuzdaki yuların farkında mıyız? Ne yazık ki, hayır!

Üzerinde yaşadığımız her köşesi şehit kanlarıyla sulanmış şu gazi coğrafyanın değerini biliyor muyuz? Hayır!

Öyleyse ne yapmışız?

Faruk Nafiz araya giriyor: ’biz hatamızla kül ettik gül açan bahçeleri…’’

Öyleyse ne uğruna yaşıyoruz? Esareti yaşamak uğruna mı?

Mehmet Akif’in dizeleri tekrardan yüzlerde şamar olarak patlıyor:

‘‘Ey dipdiri meyyit, ‘İki el bir baş içindir.’
Davransana…

Eller de senin, baş da senindir!
His yok, hareket yok, acı yok…

Leş mi kesildin?
Hayret veriyorsun bana…

Sen böyle değildin.
Kurtulmaya azmin neye bilmem ki süreksiz?
Kendin mi senin, yoksa ümîdin mi yüreksiz?

Sağlıcakla kalınız…

Cihan Yetkin

İLK KURŞUN

About these ads

Etiket:, , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

İstihbarat Dünyası

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İran Analiz

İran-Şii Jeostratejisi ve Dünya Genelinde İran Destekli Şii Örgütler, İran-Şii Lobisine Dair Bilgiler

İç Savaş

Strateji - Taktik - Savunma

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 3.005 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: