IRAKLI KADIN MAHKUMLARA SİSTEMATİK TECAVÜZ VE İŞKENCE


İRAN ANALİZ / Milli İttifak Koalisyonundan Cafer el-Musavi ile Meha el-Devri adlı iki milletvekili Maliki’nin Adalet Bakanı Hasan el-Şemmeri hakkında tutuklama kararı çıkartılması talebinde bulundu. Yaptıkları basın açıklamasında cezaevlerindeki kadın mahkumlara yönelik tecavüz ve işkence skandalını soruşturmak için meclisin kendilerine yetki verdiğini kaydeden vekiller, bu karara rağmen bakanın yasaklaması nedeniyle cezaevine giremediklerini söyledi.

Meclis binasında miletvekili Meha el-Devri ile basın konferansı düzenleyen el-Musavi yaşadıkları durumu ve atacakları adımı kamuoyu ile paylaştı. Kendilerine yönelik üç gün öncesinde ıslah cezaevleri içindeki mahkumlardan 14 talebin geldiğini söyleyen el-Musavi buna göre mahkumlardan bazıları işkence ve tecavüzlere uğradıklarını tespit etmekteydi. Başsavcının kararı üzerine bu meseleyi araştırmak üzere Meha el-Devri’nin de katılımıyla bir yasal araştırma komisyonu oluşturuldu.

Basına konuşan el-Musavi bu karar üzerine komisyonun harekete geçtiğini söyledi. SaidFor Islah Cezaevine giden komisyonun Adalet Bakanı Hasan el-Şemmeri’nin kararı üzerine içeri alınmadığını kaydeden el-Musavi: “Madem tutuklulara içeride bir şey yapılmadığı iddia ediliyor, o zaman neden bakan araştırma komisyonunun girmesine izin vermiyor?” şeklinde soru yöneltti.

Yaşanan bu hadisenin “son derece tehlikeli bir durum” olduğunu kaydeden el-Musavi anayasaya aykırı hareket eden bakanın bu kararından duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Bu gelişme üzerine kendilerinin başsavcıdan adalet bakanı, mezkur cezaevi müdürü general Hamid Musavi ve kadınlar cezaevi müdiresi hakkında tutuklama kararı çıkartmasını talep etti. Bu tür ihlaller ve kanunu çiğnemesiyle ilgili olarak bakandan sebeplerini dinlemek için bazı parlamento üyelerinin ve insan hakları komisyonunun çağıracağını sözlerine ekledi.

Öte yandan fanatik Şii Sadr grubundan milletvekili olan bayan Meha el-Devri de cezaevlerindeki durumu gözler önüne seren ayrı bir iddiada bulundu. Buna göre Rusafa Tesfirat Cezaevinde isminin Şeyh Hamis olduğunu öne sürdüğü kişinin bomba ile kendisini cezaevi içinde patlattığını ileri sürdü. Bunun nasıl mümkün olduğunu sordu.

KISA KISA MALİKİ HÜKÜMETİNİN CEZAEVİ SİCİLLERİ29 Kasım 2012 – el Irakiyye grubu cezaevlerindeki kadın mahkumların tecavüze uğramasıyla ilgili olarak bunu savunan Şii Kanun Devleti Koalisyonunun suçladı. Gayri meşru bir şekilde soruşturmaların yapıldığı illegal cezaevlerin olduğunu söyledi. Birleşmiş Milletler temsilcisinin dönmesini ve hemen insan hakları heyetinin oluşturulmasını talep etti.

28 Kasım 2012 – Malikinin içişleri bakanı kadınların adli makamların emri olmaksızın tutuklandığı ve bulundukları yerde saldırıya uğradıkları yönündeki suçlamaları reddetti. Suçlamalarla ilgili olarak bunu soruşturmak için yerel ve uluslararası heyetlere çağrıda bulundu!

29 Kasım 2012 – Mecliste cezaevlerindeki mahkumlarla ilgili rapor okundu. el Irakiyye grubu liderlerinden Hamid Mutlak 26 Kasım 2012 tarihinde güvenlik güçlerinin Iraklı bayan mahkumlara işkence ve tecavüzde bulunduğu suçlamasını yaptı. Bunun “rezil” bir şey olduğunu, Ebu Gureyb cezaevinde Amerikalıların dahi bunu yapmadığını söyledi.

24 Kasım 2012 – el Irakiyye grubundan milletvekili Ahmet el-Alvani birçok cezaevinde yaşanan gelişmelerle ilgili olarak bazı bilgileri ifşaatte bulundu. Tecavüzlerle ilgili olarak bilgileri veren milletvekili bunun soruşturmacılarca itiraflarda bulunmaları için mahkumlara uygulandığını söyledi. Bu facia olayın korkusundan ötürü kadın mahkumlardan birçoğunun gerçeği gizlediğini sözlerine ekledi ve bununla ilgili olarak bir komisyon oluşturulmasını istedi.

21 Kasım 2012 – Malikinin adalet bakanı itiraflarda bulunmaları için tecavüz ve işkenceye uğrayan kadın mahkumlardan sorumlu olmadığını ilan etmişti. Gerekçe olarak da cezaevlerinin sorumluluğunun içişleri ve savunma bakanlıklarında olduğunu öne sürmüştü! Oysa Irak’ta bakanlar ve idarede bulunanların ezici çoğunluğu Şiilerden, farklı partilere de bağlı bulunsa aynı mercilere veya düşünceye sahip kesimlerden oluşuyor!

20 Kasım 2012 – Kürdistan İttifakı meclisin cezaevlerindeki kadın mahkumlara yönelik “ihlalleri”, Basra cezaevindeki güvenlik ihlalini araştırmak için iki komisyon kurduğunu ilan etmişti.

el-Irakiyye grubundan milletvekili Hamid Mutlak üç başkanlığı ve yargıyı cezaevlerinde yaşananlardan ötürü sorumlu tutmuştu. İşkence ve diğer şeylerin kadınları, erkekleri ve çocukları kapsadığını ifade etmişti.

15 Mayıs 2012 – İnsan Hakları İzleme örgütü Maliki hükümetinin Irak’ta tutuklulara işkence yapılan ülke genelinin baskı altında olduğu bir yer olmakla suçlamıştı. Sözde bir yıl öncesinde kapatıldığını iddia ettiği hükümete ait cezaevlerin hala açık olduğunu belgelemişti. Sayılarını örgütün de bilmediği çoklukta masum Irak vatandaşlarının isimlerinin, durumlarının ve nerede tutuldukları bilgilerinin ortaya çıkartılmasını talep etmişti. Maliki hükümeti ise kendisine kimsenin inanmadığı iddialarını dile getirerek inkar yoluna gitmişti.

12 Eylül 2011 tarihinde Uluslararası Af Örgütü yayımladığ raporunda 30.000′den az olmayan Iraklı mahkum aleyhinde yargıdan bir karar dahi çıkmadığını gözler önüne serdi. Bunların her masum tutukluya olduğu gibi kendilerine de yönelik işkence ve kötü muamele uygulandığını belirtti. Yine işkence altında hayatını kaybedenlerin olduğu bilgisi verildi.

Iraklı yerel kaynaklar ve insan hakları teşkilatlarının kaydettiğine göre hala Maliki hükümetine bağlı açık/gizli cezaevlerinde, Bedir Tugayları, Mehdi Ordusu ve Peşmerge gibi yapılara ait gizli cezaevlerinde yüz binlerce masum Iraklı korkunç şartlarda mahkum tutuluyor. Bunlara sistematik bir şekilde işkence, tecavüz ve dayak uygulanıyor.

Reklamlar

Etiketlendi:, , ,

3 thoughts on “IRAKLI KADIN MAHKUMLARA SİSTEMATİK TECAVÜZ VE İŞKENCE

  1. […] olayın zanlısı olan polis memurları kimler tarafından korunmuştur? Üç yıl devam eden sistematik tecavüzden, zanlıların sıralı amirlerinin haberlerinin olmaması mümkün müdür? Olaya göz yuman […]

  2. […] Tanrıkulu, İçişleri Bakanı’na, Diyarbakır’da üç yıl boyunca devam eden sistematik tecavüze, kaç polis memurunun karıştığını […]

  3. […] olayın zanlısı olan polis memurları kimler tarafından korunmuştur? Üç yıl devam eden sistematik tecavüzden, zanlıların sıralı amirlerinin haberlerinin olmaması mümkün müdür? Olaya göz yuman […]

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İran Analiz

İran-Şii Jeostratejisi ve Dünya Genelinde İran Destekli Şii Örgütler, İran-Şii Lobisine Dair Bilgiler

İç Savaş

Strateji - Taktik - Savunma

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: