Etiket arşivi: illuminati

KOMPLO TEORİLERİ : Boston Saldırısı Ve İlluminati


Amerika’nın Boston eyaletinde bir maraton koşusu sırasında yapılan bombalı saldırı aklıma direk illuminati faaliyeti olabilir mi sorusunu getirdi.

Ve araştırmam sonucunda yine şok edici şeyler buldum.

Facebook’ta bu saldırıyı bildiren bir sayfa açılmış, hem de saldırıdan saatler ÖNCE.

THE BOSTON BOMBING & FACEBOOK: ILLUMINATI FALSE FLAG ?

VİDEO LİNK :

https://www.youtube.com/watch?v=sMMoE2t01ns

Ve ikiz kule saldırısı örneğindeki gibi illuminati kartları bu maraton koşusu olayınıda bizi 1992′de zaten uyarmış.

İlluminati’nin baskı ve korku salma politikası tam hız sürüyor. Bakalım yakın zamanda daha neler göreceğiz.

http://inanilmazgercekler.blogspot.com/2013/04/boston-saldrs-ve-illuminati.html?utm_source=feedburner&utm_medium=feed&utm_campaign=Feed%3A+InanlmazGerekler+%28%C4%B0nan%C4%B1lmaz+Ger%C3%A7ekler%29

ARAŞTIRMA DOSYASI : İlluminati New World Order ve İlluminati Hedefleri !!!


İlluminati New World Order

İlluminati örgütüne üye olabilmek için mason olmak zorunluğu yoktu, zira Weishaupt ve Von Knigge’nin oluşturdukları sistemde, 4., 5. ve 6. dereceler zaten simgesel Masonluğun ilk üç derecesini içermekteydi.

Von Knigge on dereceden oluşan bir sistem oluşturduklarını belirtmiştir ancak, son iki dereceye, küçük ve büyük gizemler derecelerine ulaşan hiçbir üye olmamamıştır.

Açıkça politika yapan ve kraliyet karşıtı olan İlluminati örgütü, Mavi Dereceleri tamamlayan masonlara, yüksek derecelere ulaşma olanağı tanımaktaydı. İlluminati örgütünün gizli Büyük Üstadı "Eski Üstün İskoç" unvanına sahipti.

William Bramley, The Gods od Eden

Alt derecelerdeki üyeler, örgütün nasıl yönetildiği ve dünyayı ne yolla özgürleştirecekleri konularında tamamen bilgisizdiler. Yükseldikçe, örgüte hizmet etmek için, mali ve siyasigüç kazanmak ve elde edilen bu gücü örgütün emrine vermek gereği ortaya çıkıyordu.

Üyelerin gayretli bir mason olmaları ve Masonluğun mali kaynaklarını da kontrol altına almaları isteniyordu. Ancak, onuncu dereceye ulaşan ve "rahip" unvanını kazanan üyelere bir takım kesin bilgiler verilmekteydi.

Bu bilgiler arasında, İlluminati örgütünün tüm dünyadaki kralları ve din adamlarını yok etmek istediği ve ancak böylelikle insanların zihinlerinden milliyet düşüncesinin silinebileceği aktarılıyordu. Bu amaçlara ulaşmanın yolu ise basın, eğitim ve hükümette yüksek mevkileri ele geçirmekti.

Üst dereceler, örgütü kuran ve geliştiren materyalist kişilerin asıl amaçlarının dinsel inançları yok etmek olduğunu açıkça ortaya çıkarmaktaydı. Üyelere, Tanrı ve dinsel inançların insanlarca uyduruldukları ve gerçekte değersiz oldukları öğretiliyordu.

Sonuçta örgüt içinde en üst dereceye (kral derecesi) ulaşan üye, kendini bir krala eşit buluyor, tüm insanların bu dereceye yükselebileceklerini ve bu nedenle de insanları yönetmek için krallara gerek duyulmasının bir safsata olduğu sonucuna varıyordu.

Arkon Daraul, Secret Societies

Bavyera’da başlarına gelenlerden sonra, İlluminati örgütü, değişik isimlerde etkinlik göstererek yer altına çekildi. "Fransız Devrim Klübü" bu durumun bir örneğidir. Bu örgüte radikallerin hızla katılması sonucunda daha geniş bir toplantı salonuna gerek duyuldu ve "Jacobin Birliği" salonu kiralandı. Artık, örgüt "Jacobin Klübü" olarak bilinecektir.

Gizli toplantılar düzenleyen Jacobin Klübü hızla gelişti ve sayıları 1300′e ulaşan üyeleri arasına Fransa’nın en iyi eğitim görmüş ve en etkin kişileri katıldı. Jacobin’lerin ülküsü, tüm kurumları ve krallığı ortadan kaldırarak, adına "Yeni Dünya Düzeni" ya da "Evrensel Cumhuriyet" dedikleri bir düzen kurmaktı."

Ünlü büyücü ve okült uzmanı Cagliostro, 1783 yılında İlluminati’lere katılmıştı. Yıllar sonra, kendi katılma törenini katolik rahiplere anlattığında, törenin Frankfurt yakınlarında bir yeraltı sığınağında yapıldığını söyledi.

William T. Still, New World Order

İçi evrak dolu demir bir sandık açıldı. Töreni yöneten kişi sandıktan el yazması bir kitap aldı ve ilk sayfasını okudu: "Bizler, Tampliyeler’in Büyük Üstadları…" sözlerini kanla yazılmış bir and izliyordu. Söz konusu bu kitap "İlluminizm"in aslında tüm monarşilere ve kiliseye karşı bir nifak olduğunu, ilk saldırının Fransa tahtına yöneleceğini ve Fransa’da krallığın çökertilmesinden sonra sıranın Roma’ya geleceğini belirtmekteydi."

Gerçekten de, 1789 yılı Mart ayında, Fransa Büyük Doğusu’na bağlı 266 locanın tümü İlluminati denetimi altına girmişti bile. Aslında masonların hepsi kendilerini gizlice yöneten bu örgütün farkında değildi; yalnızca pek az sayıda mason bu sırrı bilmekteydi…Ertesi ay ihtilâl başladı.

Nesta H. Webster, Secret Societies and Subversive Movements

Cagliostro bir Tampliye ajanıydı. Yazdığı bir mektupta, Londra’daki masonlara "ezelî mabed"in yeniden yapımına başlama zamanının geldiğini bildirmişti. Cagliostro, Masonluğa "Memphis ve Misraim" adı altında yeni bir rit getirmiş ve böylece İsis’e gizemli tapınma törenlerini canlandırmaya kalkışmıştı.

Cagliostro’nun armasında bulunan LPD harfleri "Lilia Pedibus Destrue" (Zambağın Ayakları Altındaki Tehdit) sözlerini ifade etmekteydi (bilindiği gibi zambak Fransa Krallığının simgesidir). Ayrıca, Cagliostro’ya ait 16. yüz yıldan kalma bir madalyonun üzerinde bir zambak demetini kesen bir kılıç kabartması ve bunun altında "Talem Dabit Ultio Messem" (Böyle bir Hasat Öç Alır) sözleri kazılıdır.

General Albert Pike, Morals and Dogma

1797-1798 Yılları arasında üç cilt halinde yayınlanan "Mémoires Pour Servir l’Histoire du Jacobinisme" (Jakoben Tarihine Hizmet için Anılar) adlı eserinde, bir cizvit olan Barruel, tüm kötülüklerin Mani ve Manicilik’ten türediğini yazar ve tarih boyunca süren gizli bir komplonun varolduğunu savunur.

Edward Burman, The Assassins – Holy Killers of Islam

Barruel ile birlikte "Le Tombeau de Jacques de Molay" (Jacques de Molay’ın Mezarı) adlı bir kitabın yazarı olan Cadet de Gassincourt’un düşünceleri sürekli bir komplo inancına saplanmıştır. Onlara göre Manicilik’ten kaynaklanan ve doğudaki Haşhaşîler ile batıdaki sapkın mazheplerden Tampliyeler’e aktarılan bu yıkıcı nifak, de Molay’ın 1314 yılındaki ölümünden sonra varlığını sürdürmeyi başarabilen dört Tampliye locası sayesinde 18. yüz yıla kadar ulaşabilmiştir.

Peter Partner, The Murdered Magic

O günden beri, en başta Cromwell ve Fransa Kralı IV. Henri’nin katili olmak üzere, Portekiz, Brezilya ve İsveç’teki tüm komplocular ve elbette Robespierre ve Danton dahil tüm caniler ve devrimciler aynı Tampliye locasının üyesidirler.

Edward Burman, The Assassins – Holy Killers of Islam

Eliphas Levi, Fransız Devrimi’nin Tampliyeler’in 14. yüz yılda çektikleri acıların intikamı olduğunu ileri sürmüştür.

David Conway, Ritual Magic

Rousseau’nun da desteği ile kurulan bir mason locası, o dönemde Fransa’daki devrim hareketinin merkezi oldu ve ne gariptir ki, bu locanın üstadı olan ve kraliyet kanı taşıyan Orleans Dükü, Jacques de Molay’ın mezarı üstüne, IV. Philip ve ardıllarından Tampliyeler’in öcünü almak için and içti.

Tampliyeler’in tahta ve tiara’ya (Papa’nın tacı) karşı giriştikleri entrikaları herkese açıklamaları olanaksızdı. Bunu yapmak, İsis’in peçesini kaldırmak ve üstadların gizlerini kalabalıklara yaymak anlamını taşıyacaktı. …XVI. Louis giyotinde can verince işin yarısı tamamlanmış oldu. Artık Tapınak Ordusu tüm gücünü Papa’ya karşı yöneltebilecekti.

General Albert Pike, Morals and Dogma

ilkbahar ve yaz aylarında İlluminatilerin tahıl piyasasında gerçekleştirdikleri manipulasyonlar sonucunda yapay bir buğday darlığı yaratıldı. Bu durum o denli geniş bir açlığa yol açtı ki, tüm ülke kısa zamanda ayaklandı. Olayların başını çeken kişi, Fransa Büyük Doğusu’nun Büyük Üstadı Orleans Dükü idi.

İlluminatiler, halkın çektiği acıları bir araç olarak kullanarak yarattıkları huzursuz ortamın devrimci eylemlerine yararlı olacağını planlamışlardı. Gerçekten de, besin stoklarını bloke ederek ve Ulusal Meclis’te tüm reform girşimlerini engelleyerek, durumu iyice kötüleştirdiler ve halkı tam anlamıyla açlığa mahkum ettiler.

14 Temmuz günü Bastille yağmalandı. Özgür bırakılan tutuklu sayısı yalnızca yedi idi. Fransız tarihçiler bugün, eylemin asıl amacının Bastille’i yıkmak ve tutukluları kurtarmak olmadığını belirtiyorlar; asıl amaç Bastille’de saklanan barut ve silâhları ele geçirmekti.

Böylece silâhlanan Jakobenler, 22 Temmuz günündenbaşlayarak o güne dek eşi görülmemiş ve titizlikle planlanmış bir ihtilâl girişimini sahneye koydular. Bu dönem tarihte "Büyük Korku" diye adlandırılacaktır.

Öncelikle tüm ülkede eşzamanlı bir panik duygusu yaratıldı. Köyden köye, kentten kente giden atlılar, yurttaşlara "haydutların !" yaklaşmakta olduğunu ve kendilerini korumak istiyorlarsa silâha sarılmaları gerektiğini bildirdiler. Ayrıca, tüm bu olayların sorumlularının malikânelerde ve şatolarda gizlendikleri, bizzat Kralın buraları ateşe vermelerini buyurduğu yurttaşlara söylendi. Fransa Kralına bağlı olan halk bu emirlere uydu. Artık alevlerin denetlenmesi olanaksızdı, yağma ve yıkım sürerken, anarşi gittikçe yaygınlaşıyordu.

William T. Still, New World Order

1789 Yılında Krallığın yıkılması ile birlikte, 10 Ağustos gününden başlayarak üç renkli Fransız bayrağı devrimin kızıl bayrağı ile değiştirildi. "Yaşasın Kral Orleans" çığlıkları ile masonların "Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik" seslenişi sokakları kapladı.

Nesta H. Webster, Secret Societies and Subversive Movements

Paris sokakları teröre teslim olmuştu…1793 Kasım’ında tüm Fransa’da rahiplerin öldürülmeye başlanması, dine karşı bir kampanyanın yürürlüğe girdiğini ortaya koyuyordu. Tüm mezarlıklara, İlluminatilerin ünlü sloganı olan "Ölüm Sonsuz bir Uykudur" sözlerini içeren yazılar asılmaya başlandı.

Paris’teki kiliselerde "Akıl Bayramları" adı altında eğlentiler düzenleniyor, fahişeler tanrıça gibi tahta çıkarılıyorlardı. Bu törenlerin bir adı da "Exoterion"du ve Weishaupt’un kaleme aldığı "Aşk Tanrıçasının Kutsanması" adlı bir şiiri örnek alıyorlardı."

İlluminati Hedefleri !!!

İlluminati Hedefleri

1. Birleşik para birimi ve birleşik ibadet yerleri olan Tek Dünya Hükümeti / Yeni Dünya Düzenini kurmak.

2. Milli kimlik ve Milli gururu yıkmak.

3. Uydurdukları Siyonist-Ateist din hariç bütün dinleri yıkmak.

4. Gelişmiş yazılım ve donanımlı robotlarla insanların zihinlerini kontrol altına alabilmek.

5. Bilgisayar ve hizmet sektröleri hariç bütün sanayi sektörlerini durdurup ucuz işgücü olan üçüncü dünya ülkelerine kaydırmak.

6. Uyuşturucu kullanımını teşvik edip sonunda yasallaştırmak. Pornografiyi yaygınlaştırıp sanat olduğunu kabul ettirmek.

7. Büyük şehirlerin nüfuslarını azaltmak.

8. İlluminati tarafından onaylananlar hariç tüm bilimsel çalışmaları bastırmak.

9. Gelişmiş ülkelerde savaşlar çıkararak, gelişmemiş ülkelerde ise kıtlık ve hastalıklar yayarak 2050′ye kadar 3 milyar insanı yoketmek.

10. Ahlak değerlerini zayıflatmak ve kitlesel işsizlik yaratarak işçi sınıfının demoralize etmek. Gençleri rock-müzik ve uyuşturucu aracılığıyla isyan ettirip sonunda aile birliğini yok etmek.

11. Arka arkaya krizler oluşturup onları yöneterek insanların kaderlerini belirleyememelerini sağlamak. Büyük miktarlarda insanları apatiye sürüklemek.

12. Müzik sektöründe yeni yıldızlar yaratmak ve olanları daha da desteklemek.

13. Siyonist İsrail Devletini destekleyen "Tanrı’nın seçilmiş halkı" fikrini savunan Hıristiyan tarikatına destek sağlamak.

14. Müslüman Fundamentalizm gibi tarikatları yaygınlaştırmak ve zihin kontrol deneyleri yürütmek.

15. Varolan tüm dinleri zayıflatmak

16. Dünya ekonomilerini tamamen çökertmek ve siyasi kaos meydana getirmek.

17. ABD’nin tüm iç ve dış politikalarını kontrol altına almak.

18. Uluslararası Para Fonu (IMF), Birleşmiş Milletler gibi uluslar üstü kurumlara tam destek vermek. Yerel kurumların yetkisini azaltmak veya BM altında toplamak.

19. Tüm hükümetleri yıkmak, ulusların egemenlik bütünlüklerini yok etmek.

20. Dünya çapında bir terör örgütü düzenlemek ve terör faaliyetleri yer aldığı zaman teröristlerle müzakere etmek.

21. ABD’nin ve tüm Dünyanın eğitim sistemini ele geçirmek ve tamamen yıkmak.

ARAŞTIRMA DOSYASI : İlluminati !!!


İlluminati

Aydınlıkçılık, tanrıya ulaşmanın en akılcı yolu olarak düşünüldü.

İbrahimi dinleri yorumlarken de bu yolu kullanıldı.

Bazıları başarılı oldu.
Bazıları yolundan saptı.

Daha sonra Musa’nın dininden türeyerek Modern Aydınlıkçılık oluştu.

Aydınlıkçılık, Luciferizm’i doğurdu, Kabbala’yı yarattı.
Aslında gerçek adı Illuminati bile olmayan o yıldız örgütü destekledi.

Hepsi aynı yolun yoldaşıdır.
Masonluk, Kabbala, El Kaide, Siyonizm…
Onlar gerçekten de güçlerini ışık ve ateşten alıyorlardı.
Gücünü karanlıktan ve sudan alan bizler, onları yenemedik.

Bizim sosyal yönetimlerimize karşı kapitalizmi ürettiler.
Işığımız onların ışığının altında kaldı.
Karanlığımız onların gölgesi oldu.
Artık piramitten tek bir taş bile parçalayamıyoruz.

Illuminati sahip olduğu en ihtişamlı felsefe olan Yedi Işık ile,
Sahip olduğu en büyük plan olan Yeni Dünya Düzeni’ni yaratmaya karar verdi.

Bu yolda, kendine düşman yaratmamak için gizlendi.
Yeni Düzen’in Aydınlıkçı versiyonunu dünyaya yaydı.
İnsanlar sandı ki, Illuminati’nin tek amacı dinlerin kaldırılması ve tek dünya devletiydi.

Bu vesileyle bile yanına kolayca bir çok insan çekti.
Ama onların karanlık amacını sadece gerçekten tanrının yolunda yürüyen insanlar bilebilir.

Illuminati kötüdür.
Çünkü öldürür, çalar, yalan söyler, tanrıya karşıdır ve manipüle eder.
Illuminati güçlüdür.
Çünkü korkutur, yanıltır, gizlenir, paraya hükmeder ve manipüle eder.

Illuminati gerçekten ihtişamlı bir örgüttür.
İnsanoğlunun gözlerini yanıltarak, aklını çelerek,
911 ile İslam’a darbesini indirmiş,
Önündeki ciddi düşmanı saf dışı bırakmıştır.
Çünkü Hıristiyanlık asırlar öncesinde yok olmuştur.
Çünkü Yahudilik asırlar öncesinde teslim olmuştur.

Planlar bunlarla sınırlı değildir.
Lider İslam ülkesine bir lider getirmek, onu Orta Doğu lideri yapmak ve herkesin gözü önünde;
Yedi Işığı yakmak, Illuminati’nin zekasını ispatlamıyor mu?
Mum, kandil, alev, şamdan, ampül ve Menorah…
Ne kadar da birbirlerinin eşi gibiler?

Örgüt planlarını yüzyıllar öncesinden hazırlamıştı.
Aydınlanma’nın desteklediği karşıtlığı aldılar, anti-tez, tez felsefesini yarattılar.

İkisi de ellerinde olmasına rağmen önce Almanya ile Batı’yı savaştırdılar.

Daha sonra da yıllarca Soğuk Savaş ile zihinleri oyaladılar.
Ancak süre geçiyor ve gerçek planın da zamanı gelmiştir.
Orta Doğu’da güneşleri tekrar doğacaktır.

Elbette, bu gücü Mısır’ın üstünlüğünden almalarını normal karşılamak gerekir.
Sağ gözün, sol göze üstünlük kurduğu bir ortamda, ışığın gözü mutlak güce ulaşabilecektir.

En başından beri tarih aynıydı, binlerce yıl önce karşımıza Prometheus olarak çıkanlar;
Şimdi tek gözle bir piramidin içerisinden bize bakıyorlar.
Ancak bilinmeyen, o sağ göze karşı biz iki gözümüzü de kullanıyoruz.

Karanlığın ve gecenin desteklediği, doğunun sol gözü;
Işığın ve gündüzün, güneşin ve batının sağ gözünü kanlar akıtarak oyacaktır…

Çünkü hiç şüphesiz, sahte ışıkla aydınlanmaktansa, gerçek ışık yanana kadar karanlıkta kalmak iyidir.

Illuminati’nin gücünün ispatı piramitlerde saklıdır.
İnsanlar, hala piramitlerin içinde iki üç tünel olan yapılar olduğunu zannetmekte.
Ancak hayır, onlar yüksek teknoloji ile donatılmış birer kapıdırlar.
Piramitlerin iç yapısı, alt zemini ve devamı kablosuz ve elektriksiz teknoloji ile desteklenir.
İşte bu sahte ışığın gücüdür!

Illuminati’nin gücünün ispatı manipülasyonda saklıdır.
İnsanlar, hala medyanın onları eğlendirmek için var olduğunu düşünüyorlar.

Ama onlar sadece kendi amaçlarına hizmet ederler.
Yüksek mesajlama sistemleri ile sizin karakterinizi kendi çıkarları için değiştirirler.

Bunu önceleri sadece çocuk şirketleri yapmışsa da, artık her yer örgüt hizmetkarı kaynamaktadır.
İşte bu sahte efendinin gücüdür!

Illuminati’nin gücünün ispatı parada saklıdır.
Onlar savaştan da kazançlı çıkar, barıştan da.
Kim bir kızıl kalkanın ve cermen köylülerinin, ruhunu şeytana satarak bu denli güçlenebileceğini düşünürdü ki?
Ama elbette onların kitabı, bu zenginliği onlara serbest kılmıştı, sanki planlanmış gibi…
İşte bu sahte ateşin gücüdür!

Illuminati’nin gücünün ispatı düşmanında saklıdır.
Illuminati hata yapsa bile, düşman yani insanoğlu cahildir ve cahil kalacaktır.

İnsanı kontrol etmek, koyunu gütmekten daha zor olmasa gerek!
Ve bu sayede, Illuminati kızıl kadınları ile gücünü arttırmış, rahim kanı ile sağlamlaştırmıştır.
İşte bu Lilith’in gücüdür!

Sona yaklaşırken, tarafların güç dağılımının bu derece dengesiz olması, bizde savaşma isteği uyandırmaktaydı.
Yine de bu savaşın dışında, tarafsız kalacağımız vazgeçilemez bir gerçektir.

Bu yüzden umuyoruz ki Meryem’in oğlu yüzünü gösterir.
Ama diğer yandan da umuyoruz ki hemen gerçekleşmez.
Kim kıyameti iple çekecek kadar çaresizdir ki?

Sol gözüm görüyor, İslam kalesi bile ele geçirilmek üzere.
Kabe’ye girişler, neden Mason dünyasına geçmenin verdiği emir olan dokuzluk çift minareden yapılır ki?
Bu Sami ırkı ya Dikitaşları bilmiyor ya da çoktan ele geçirildi?

Zamanın tanrıdan daha üstün olduğunu göstererek, tanrıyı “G” ye indiren;
Saat Kulesi’nin Kabe’nin önünde hala dimdik ayakta duruyor olması, ne rezillik!

Dokuz minarenin Hanukiya’ya gönderme olduğunu iddia edemeyebiliriz açıkçası…

Sahte ışık gün geçtikçe daha da parlaklaşıyor.
Bu planlar neticesinde insanlık daha önce görülmemiş değişimlere maruz kalacaktır.
Acı, insanları birleştirecek ama tahmin edilir ki o zaman da çok geç olacaktır.

Yeni Dünya Düzeni, issiz ateşin kendisi kadar gerçek ve yakındadır.

Güveneceğiniz yine kendiniz, kendi aklınız.
Şüphesiz Tanrı tektir ve dinler vardır.
O halde bu güç ile Illuminati’nin karşıtlığını yaymaya neden isteksizsiniz?
Illuminati’nin varlığını biliyorsunuz, ama tanıdığın başka kişi neden bunu bilmiyor?
Neden anlatmıyorsunuz?

Düşmanı yenmek için düşmanı tanımak en etkili silahtır, kim itiraz edebilir?

Ama sakın, onu yenmek için onun karanlık, sahte ışıkla aydınlanmış yollarından ilerlemeyin.
Yoksa sizin de onlardan farkınız kalmaz.
Yine de düşmanla, düşmanınızın silahlarıyla savaşın.

Bir örgüt düşünün, Mikail’in güçlerine sahip.
Bir örgüt düşünün, kendini Azrail sanan.
Bir örgüt düşünün, İsrafil’in çalgısını çalan.
Ama zaman geldiğinde bir tavşan kadar güçsüz bırakacaksınız onları.
Çünkü her şekilde güç doğrudan yanadır.

Planlar ilerliyor.
Bir gün batıdan ve güneyden Türkiye işgal edilmek istenecek.
O dinleri farklı ancak emelleri aynı kardeşler,
Akdeniz üzerinden sizi bir bataklığa çekecek.
Ege ve Ararat başınızı çok ağrıtacak.

Bu konuda çok yalnızdır Anadolu,
Kendisi, sağı, solu hep ışık ile çevrilmiş bir ülke ne yapabilir ki?
Bir dost,
Aynı dinden, doğudan bir dost lazımdır.
Ters piramit şeklindeki New Age ülkesi ile kediler ülkesi, siz ile birleşince,
Ancak o halde eşit bir savaşa başlayabilirsiniz.
Büyük savaşta Türkiye’nin önemi büyük,
Anadolunun önemi büyük,
Ortadoğunun önemi çok büyük.

O halde asla izin verilmemeli ki, Türkiye gerilesin, işgal edilsin veya pasif bırakılsın.

Kurtarıcının savaşı ilan edeceği yer İstanbul değil mi sanki?
Ne olursa olsun Yedi Tepeli kent asla Yedi Işıkçılar’ın eline geçmemeli.

Sahte zevklerden vazgeç.
Televizyon seni sömürüyor, kapat.
İnternet seni yönetiyor, sen onu kontrol et.
Toplum seni alçaltıyor, topluma liderlik et.
Tarih değiştiriliyor, engelle.
Savaşmak için gereken güç ruhunuzda.
Anahtara çoktan sahipsiniz.
Düşünmek yetecektir sadece.
Yeni Dünya Düzeni’ni engelleyerek kendi düzeninizi yaratın.
ALLAH adına olsun, iyilik ve barış için oluşsun.
İçinde ne para olsun.
Ne de hiyerarşi bulunsun.

Kibirli olma, aldatma ve şükret…

İlluminati İlluminati olalı “Kim Kardashian” etkisi kadar zulüm görmedi !


Dünya çok uluslu motorize gücünün önde gelen komutanlarından Kim Kardashian, bir arkadaşı için hazırladığı İlluminati simgeli bir fotoğraf kolajını sosyal medyada paylaşınca kendisini “epey ağır gelen” bir tartışmanın içinde buldu.

Yukarıdaki fotoğrafı sosyal medyada görenler Kim Kardashian’ı İlluminati temsilcisi olmakla suçladılar. Bunun üzerine Kim Kardashian, açıklama yapma ihtiyacı hissetti ve kendisine gelen mesajlara İlluminati’nin adını bile doğru yazamayarak “İlluminate midir nedir? Ben ondan değilim. Ben bir Hristiyanım” karşılığını verdi.

Kardashian, bir diğer mesajında da , “O üçgen içindeki gözün İlluminate olduğu söyleniyor. Ben onu arkadaşım Brittn Gastineau’ya nazar değmemesi için kullandım. O benim gözümde bir nazar boncuğu” diye yazdı.

Kardashian’ı hem paylaştığı o fotoğraf hem de nişanlısı Kanye West’in “Biz Kim ile dünyanın en etkili çifti olacağız” şeklinde daha önce sarfettiği sözlerden yola çıkarak İlluminati olmakla suçlayanlar böylece ağızlarının payını olmuş oldular:-)

Dünyayı yönettiğini inanılan İlluminati’nin Kim Kardashian’a nasıl bir yaklaşım içinde olduğu bilinemiyor.

Bu mesajların ardından Kim Kardashian, nişanlısı Kanye West ile ortak çocukları dört aylık North’u da alarak gün ışığına çıktı:

İLLUMİNATİ : 1 Amerikan Doları ve Sırları


Amerikan bir dolarındaki sır nedir, bir dolar üzerindeki işaretleri neyi ifade ediyor, 1 dollar schein illuminati ve gerçekler! 1 Amerikan Doları"ndaki İlluminati İşaretleri ve sırları nelerdir, 1 dolar ve sırları nedir, 1 dolar ve sırları videosu izle! Daha fazlası haberimizin devamında!

Amerikan bir dolarındaki sır nedir, bir dolar üzerindeki işaretleri neyi ifade ediyor, 1 dollar schein illuminati ve gerçekler! 1 Amerikan Doları"ndaki İlluminati İşaretleri ve sırları nelerdir, 1 dolar ve sırları nedir, 1 dolar ve sırları videosu izle! Daha fazlası haberimizin devamında!

Paranın üzerindeki "E Plurubis Unum" yazısıyla ilgili Wikipedia’da şu bilgi yer alıyor: «E pluribus unum, Amerika Birleşik Devletleri’nin ilk resmi sloganlarından biridir. Latince olan bu slogan çoktan tek anlamına gelir. Başlangıçta bu slogan ABD’yi ilk oluşturan Onüç Koloni’nin birliği anlamında kullanılmıştı. Sonraları ABD vatandaşlarının değişik kökenlerden gelmelerine rağmen bir birlik oluşturduklarını vurgulamak için kullanılmaktadır.»

Peki bu sözün, üstü kapalı olarak "çok devletten tek devlete" anlamına da gelebileceğini düşünmek, sizce fazla hayalperestlik mi olur? Amerika’nın simgesi olan kartalın ağzındaki şeritte de aynı ifade geçiyor: Çoktan tek! İngilizcedeki "Out of many, one" cümlesini karşılıyor. Dıştan görünüşte,"unity in diversity" ifadesini karşıladığı söyleniyor. Endonezyan’ın "Motto"su gibi. Serbest çeviriyle ise "Seçilmiş halk." Seçilmiş halk ifadesi, daha çok Yahudiler için kullanılan bir terim. Aynı armada kartalın sol bacağında tuttuğu 13 ok, yine "on üç koloni"yi simgeliyor. Bu da başlangıçtan beri Amerika’yı dolaylı olarak yöneten meşhur 13 Yahudi ailesini akla getiriyor. Şeref Mercan, "Dünyanın Efendileri"adlı kitabında İlluminati’nin tanımı yapılırken "…dünyayı dolayısıyla da bizi, siyonizm doğrultusunda Mesih’in gelmesini hızlandırmak iamacıyla yöneten 13 ailenin çekirdeğini oluşturduğu bir örgüt" diye bir ifade kullanıyor.

"Para ilk tasarlanırken bu hayvan aslında kartal değil Phoenix’miş. Çünkü Phoenix yeniden doğuşu simgeleyen mitolojik bir canlıdır. Yanmış ve külleri içinden tekrar yükselmiştir. İlluminati için bunun Lucifer’i sembolize ettiğine dair iddialar var ama tabi ki diğerleri gibi kesin değil. Kartal konusuna devam edelim. Dikkat ettiyseniz kartalın çevresindeki her şey 13 sayısıyla ifade edilmiş. Bir pençesinde 13 yaprak, diğer pençesinde 13 ok, ortadaki amerikan bayrağında 13 tane şerit, kafasının üstünde ise 13 tane Yıldız olduğu görünmektedir.

Öte yandan bu 13 yıldıza dikkatsiz bir şekilde bakanlar bile iç içe geçmiş iki adet üçgen görmekte zorlanmayacaklardır. Yani bir hexagram, yani yine bir Davut Yıldızı. İlginç değil mi?

13 sayısının ise bu kadar çok göze sokulması biraz ilginç olmuş. Çünkü 13 sayısı Hıristiyan toplumlarda uğursuz sayı olarak biliniyor. 13 sayısı ile alakalı bilinen 3 hikaye var.

Birincisi "son akşam yemeği" (the last supper) ile ilgili. Son akşam yemeğinde İsa + 12 havarisi vardı. Yani toplamda 13 kişi vardı ve orada 13. ve aynı zamanda fazlalık olan kişi Judas (Yahuda) idi. Bu yüzden Hıristiyanlık’taki ilk uğursuzluk inancı buradan çıkar.

Başka bir hikaye ise İskandinav mitolojisinde karşımıza çıkar. 12 tanrı’nın katıldığı bir yemekte, kötü tanrı Loki 13. olarak katılır ve yemeği mahveder. Bu tanrı Balder’in ölümüyle sonuçlanır. Bu yüzden 13 sayısı uğursuz olarak kabul edilir.

Bence konuyla en alakalı olay ise 13 Ekim 1307 Cuma günü Papa’nın vaazıyla Kral 4. Philip Templar’ları tutuklar ve hepsini işkence yaparak öldürür. Bunun nedeni Papa’nın çıkardığı hutbesinde; Templar’ların şeytana taptığını, insanlara türlü işkenceler yapıp onları öldürdüklerini, sodomi gibi ölümcül günahlar işlediklerini söylemesidir. Bu tarihe kanlı 13. cuma olarak geçer. Templar’ların masonlarla tarih boyunca süre gelen ilişkisi, aynı zamanda kimi ritüellerde 13 sayısının Lucifer’i temsil etmesi 1 dolar’ın üzerindeki masonik göndermelerle beraber incelendiğinde sanırım biraz daha anlam kazanacaktır.

Kartalın her bir kanadında 33 tüy olmasının da bir anlamı olması lazım ki var. 33 ile ilgili elimizdeki tek mantıklı açıklama masonluğun en yüksek derecesi olması. Mesela George Bush ve Tony Blair’in 33. dereceden mason olduğu biliniyor. Aynı zamanda satanist Aleister Crowley de 33.dereceden mason olmuştur. Kartalın üstündeki yıldızların genel şekline baktığınızda ise heksegram; yani Davut’un Yıldızı’nı oluşturacak şekilde dizildiğini fark ediyorsunuz.

1 dolara tekrar dönüyoruz. Yarım piramit şeklinin hemen arkasında, üstteki yazıda da verdiğim arma yer alıyor. "The Department of the Treasury". İlluminati’den 13 yıl sonra kurulmuş. Hemen üstteki terazi sembolü, yine İlluminati’ye ait. Alttaki anahtar ise ezoterik bir sembol olabilir. Ezoterizmin tanımında şu ifadelere de yer veriliyor:«Herhangi bir dinin , sadece sırra ve gizli bilgiye ermiş olanlara açıklanan yönüne içrek bilim adı verilir. Kabala’cıların içrek elyazmaları ,” açkı “ ve ya “anahtar “ adıyla anılır. İçrek öğreti , oyun kağıdı falı , simyacıların sırları, sihir , büyü , kabala gelenekleri gizli dini törenleri vb. kapsıyordu. Apokalipsis’in açıklanması , Hezeikel’in gördüğü hayallerin yorumlanması da içrek konular arasında yer alır.”»

Tekrar "tamamlanmamış piramit" sembolüne dönelim. Piramidin hemen altında "MDCCDXXVI" tarihi yer alıyor. Roma rakamlarından hiç anlamam. Sağolsun, MalcomX’in yardımlarıyla 1776 tarihine ulaşıyoruz. Yani İlluminati’nin kurulduğu tarihe. Yine Wikipedia’da bu tarihi aratırken tek bir olay geliyor hemen karşıma. 4 Temmuz 1776, yani Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi’nin imzalandığı tarih.

Bir alıntı: "Bunca şeyden sonra para üzerindeki onca masonik ve İlluminati ile bağlantılı sembollere rağmen hala piramit üstündeki 1776′nın bağımsızlık bildirgesi’ni temsil ettiğini düşünmek biraz garip kaçıyor. Amerikalılar ise tüm bu sözlerin Amerika’nın gelişimi ile bağdaştırıldığını düşünmekteler. Yani Amerika’nın yükselmesi, güçlü bir devlet olması vs. vs. Peki öyleyse bunlar söylenirken neden ulusal bir politikadan bahsedilmiyor da new world order diyerek yeni bir dünya düzeninden bahsediliyor? Garip(!)…Ayrıca tüm bu sözlerin latince olarak para üzerine konması gerçekten de takdire şayan bir cesaret gösterisi. Bu latince sözleri öneren kişinin (Charles Thomson, kongre sekreteri) ve de parayı tasarlayanların (ki aralarında Benjamin Franklin de vardır) mason olması tesadüften biraz fazlasını gerektiriyor."

"Novus ordo seclorum yazısı da bunu doğrular niteliktedir. "Novus ordo seclorum", Latince "yeni dünya düzeni" yani "new world order" anlamına gelir. 1991 yılında baba Bush bu sözü insanların beynine kazımıştır. Bu Irak’taki Körfez Savaşı zamanlarına denk gelmektedir. Baba Bush Irak’a yaptığı saldırılar sayesinde kendi petrol şirketine milyonlarca dolar kazandırdığı dönemlere denk gelmiştir bu sözün yaygınlaşması. Ama savaş sonrası yönetime el konmamış, Saddam Irak’ın başında tutulmuştur. Neden? Çünkü savaş=para’dır. Zamanında Saddam’a kimyasal silahları satan zaten Amerika’dır. Her potansiyel savaş yeni dünya düzeni ortaklarının cebini dolduracak olan bir gelir kaynağıdır. Bu arada, Amerika’nın II. Dünya Savaşından sonra saldırdığı ülke sayısı "30" dur. Piramidin üstündeki "annuit coeptis" kaba bir çeviriyle "girişimlerimiz başarı ile tamamlanacaktır" anlamına gelmektedir. Bunu da henüz bitmemiş olan piramitten anlayabiliriz."

Sembolü çözmeye çalışırken, Google’den şu bilgiye ulaştım: "Piramit’in üstündeki göz, All-Seeing Eye diye bilinen her şeyi gören göz, yani Eye of Horus, yani Horus’un Gözü’dür. Bu sembolün masonlarca kullanıldığı bilinmektedir. Aynı zamanda bu İlluminati denen gizli örgütün sembolü olmuştur. Her şeyi gören göz bir anlamda yapılan her şeyin tek bir yerden kontrol edilmesi, dünyanın tek bir yerden yönetilmesi anlamına gelmektedir."

Birden, Hıristiyan ve İslami kaynaklarda, Deccal yada Mesih karşıtının TEK GÖZLÜ olacağı bilgisini hatırlıyorum. Bu kez, göz sembolüne daha da odaklanıyorum.

Aynı kaynakta, 1 doların hemen arkasında bulunan "George Washington" resmi için şunlar söyleniyor: "Kendisi, köle sahibi bir masondur. Bu da bilinen bir gerçektir. Peki masonlukta satanizmde sıkça kullanılan Baphomet’i bilir misiniz? O zaman George Washington’un oturan heykeliyle baphomet arasındaki benzerlik dikkatinizi çekecektir."

Son olarak 1 dolar’ın ön yüzünde sağ üstteki 1 rakamının çevresindeki kalkan gibi şeye bakalım. Bu şeyin sol üst taraftaki çeyrek çember oluşturan kıvrımında gizli bir nesne olduğu görülür. (büyüteç lazım) Yakından incelendiğinde ortak görüş bunun bir baykuş olduğudur. Uğursuz hayvan olarak bilinen bu hayvanın başka bir özelliği de "herşeyi gören kuş" olarak bilinmesidir. Bu kez de Bohemian Grove (Bohemian Kulübü)’nün simgesinin baykuş olduğu aklıma geliyor. "Bohemian Grove (BG) aynı Skulls and Bones Society gibi gizli amaçlar ve yöntemler için 1880lerde California’da kurulmus bir cemiyettir. Üyeleri, törenleri, ritüelleri ve ne yaptıkları çok gizli tutulur. Merkezdeki çiftlik aynı anda yüzlerce kişinin hafta sonu toplantılarına katılabileceği niteliktedir. ABD’nin hemen her eyaletinde tapınakları vardır. Sembolleri BAYKUŞtur. Ritüellerde baykuşa hitap edilir ve bir fetiş olarak baykus motifi kullanılır. Bohemian Grove’ye üye olanlar, başka masonik klüplere de üye olduklari için bu rituellere ve sembolizme alışıktırlar." (Kaynak: Bohemian Grove)

"Şimdi vereceğim örnek bir tesadüf olabilir ama gerçekten de dikkate değer bir şey. 1 dolar’ın üzerindeki piramide ters bir üçgen çizip bir heksegram elde edelim. yani Davut yıldızı (star of David, Siyonizm’in sembolü) yıldızın köşelerinin denk geldiği harflerden mason yazabiliyoruz."

"Öte yandan, biraz zorlama olsa da yine ilginç bir tesadüf olarak görülebilecek bir şey var. 3 tane üçgen çizelim. her üçgenin tepesinden başlıycak şekilde piramidin altındaki Romen rakamlarını üçgenlere yerleştirelim. Piramitin altında 600, 60 ve 6 sayıları çıkacak. six hundred and sixty six. 666. Şöyle bir şey:"

Aşağıdaki şekle dikkatle bakın. Piramit 13 katlıydı ve 13. kattan sonraki bölüm ayrık. Bizim ilk tarihimiz 1776. Yine paradaki 13 rakamını kullanarak bu tarihe her basamakta 13 rakamını ekleye ekleye çıkıyoruz zirveye.

Kat Numarası / Tarih / Rakamlarının toplamı(düzeneği görmemiz açısından)

18. kat 2010 2+0+1+0=3

17. kat 1997 1+9+9+7=26=2+8=8

16. kat 1984 1+9+8+4=…. = 4

15. kat 1971 1+9+7+1=9

14. kat 1958 1+9+5+8=5

13. kat 1945 1+9+4+5=1

12. kat 1932 1+9+3+2=6

11. kat 1919 1+9+1+9=2

10. kat 1906 1+9+0+6=7

9. kat 1893 1+8+9+3=3

8. kat 1880 1+8+8+0=8

7. kat 1867 1+8+6+7=4

6. kat 1854 1+8+5+4=9

5. kat 1841 1+8+4+1=5

4. kat 1828 1+8+2+8=1

3. kat 1815 1+8+1+5=6

2. kat 1802 1+8+0+2=2

1. kat 1789 1+7+8+9=7

zemin 1776 1+7+7+6=3

Buradaki şekle göre parada son tarih 2010 görünüyor. Ve şekil, altın çağda olduğumuzu göz önüne seriyor.

Bu aşağıdaki yeşil mühürde de "the Department of the Treasury" yazıyor. Yani "Hazine ile ilgili bölüm" anlamında. Şeklin içerisindeki beyaz alanın üst tarafında bir terazi, alt tarafında ise bir anahtar şekli bulunuyor. Terazi bildiğiniz gibi denge anlamında. Yani; "dengenin anahtarı bizde" "denge sağlama görevi bizim" türünde bir şeyler yansıtılmak isteniyor. Terazi şeklinin masonların sembollerinden olduğunu da söylememe gerek yok sanırım.

Ayrıca içerisinde anahtar ve terazi sembolünün bulunduğu beyaz alan, yeşil bir bant ile bölünmüş. Bu yeşil bandın üzerinde 13 tane beyaz nokta var. İşte yine 13 rakamı.

VİDEO LİNK :

Kaynak: http://www.mersinim.net/yasam/1-amerikan-dolari-ve-sirlari-dolarindaki-illuminati-isaretleri-ve-sirlari-h78517.html#ixzz2joJGpymy

İLLUMİNATİ : Kurtlar Vadisi kafaları karıştırdı !


Daha önce de ‘İlluminati’ye göndermeler yaptığı iddia edilen Kurtlar Vadisi’nde kafa karıştıran sahneler dün geceye damga vurdu.

Kurtlar Vadisi’nin dün akşam yayınlanan bölümünden 2 kare Facebook’ta olay yarattı.

Gizli Dünya Devleti adlı Facebook grubunun iddiasına göre Kurtlar Vadisi senelerdir gizliden gizliye İlluminati örgütüyle savaşıyor.

Dün akşam ekrana gelen dizide İlluminati’nin simgelerinden biri sayılan, 14. yüzyılın başlarında Katolik Kilisesi tarafından aforoz edilen ve tapınakçıların taptığı iddia edilen Baphomet’in heykeline yer verildi. Bir başka sahnede ise ’1 dolar’ın içindeki piramite vurgu yapıldı. Piramitin de, İlluminati’yi temsil ettiği zannediliyor.

Modern İlluminati; zihin kontrolü uyguladığı iddia edilen, hükümetleri ve kuruluşları ele geçirerek Yeni Dünya Düzeni’ni sağlamak amacıyla hareket ettiği öne sürülen, monarşileri yıkmayı, dini inançları yok etmeyi amaçlayan ancak faaliyeti ve varlığı kanıtlanamamış bir yapılanma…

ARAŞTIRMA DOSYASI /// İLLUMİNATİ : Miley Cyrus, Disney’in Prense si


Merhaba arkadaşlar. Disney’in yeni Britney Spears’ı Miley Cyrus’ın analizi ile karşınızdayım.Hemen başlayalım.

Miley Cyrus ne zaman zihin kontrolüne maruz kaldı?

Miley Cyrus babasının ünlü olmasından dolayı hep kameralar önündeydi.En azından tanınıyordu.

miley-2.jpg

misc018.jpg

Baphomet Resmi çok açık

Obey yani itaat et emri.Bir tetiktir.

Ve bu yüzden daha çocuk yaştayken bu kontrollere, programlamalara maruz kaldı.

dfa92b35151ae7a42eccc799b10a832a_1279977054.jpg

miley_cyrus_child_photos_6.jpg

ff5c5f94eb0446b8af13bf9cc2b7bc43_1279978032.jpg

9 – 10 yaşlarında babasının rol aldığı dizide (Doc) rol aldı.Ve oyunculuğa böylelikle başlamış oldu.Tabi ki onun için dönüm noktası Hannah Montana oldu.Hannah Montana konusuna geçmeden önce birkaç fotoğrafa bakalım.
images+(1).jpg

Baphomete gönderme yapılan boynuz işareti.

miley_butterflyguitar.jpg

Monarch programlamaya maruz kaldığını belirten Monarch kelebeği

Monarch kelebeği kolyesi.

tumblr_lotgfnvnUk1qdoy52o1_400.jpg

Monarch kelebekleri.

033.jpg

Baphomet boynuzu

Baphomet işareti.Bir el aşağıda bir el yukarıda ve ok gibi.

miley34689.jpg

Baphomet boynuzu.

05~183.jpg

Yastıktaki şekile bakınız.Baphomet.

HANNAH MONTANA

Şüphesiz herkesin izlediği bir dizidir.İzlemedim, bilmiyorum, tanımıyorum diyen varsa şaşırırım.İzleyenlerin normal bir dizi işte, senaryo sadece dediği bu dizi Miley’nin hayatını anlatıyor.Onun çift kişiliğini gözler önüne seriyorlar.Miley seçilmiş kişi.Çünkü Miley küçüklüğünden bu yana Disney tarafından hep göz önünde tutulan,reklamları yapılan, adına binlerce aksesuar, eşya hazırlanan biri.Şimdide medya tarafından aynısı yapılıyor.Disney’in adı yok sadece.Öncelikle Miley’nin hayatı ve çift kişiliği olan kısmına değinelim.

Solda Miley, sağda Hannah.

Miley’i canlandırdığı hayat onun istediği hayat.Hannah’yı canlandırdığı hayat ise ona zorla yaşatılan hayat.Filmdeki ana mesajda bu aslında.


Sürekli susması gerektiği öğretilmiştir.Hannah olmak istemediğini söyleyecek.Çünkü Hannah olmazsa büyü bozulur.Etki altına alınması gereken milyonlarca hayran elden kaçar.

Hayranların Disney’de en çok örnek aldığı, idol olarak gördüğü kişi Hannah Montana’dır.Miley Cyrus değil.Miley cyrus Hannah Montana’nın arkasındaki zayıf kızdır.

hl00313410.jpg

Hannah hep ışıltı, güzel, çekici, etkili, güçlü olarak gösterilir.Miley ise sıradan bir Amerikalı genç.

images+(6).jpg

images+(7).jpg

Sizce mücadeleyi Miley mi kazandı Hannah mı?

Siz cevabınızı verin ben de vereceğim.

images+(10).jpg

Yukarıda da söylediğim gibi sus emri.

3x09PapasFriend02.jpg

Ve kukla olduğu gerçeği.

Dizide sadece çift karakterli Miley Cyrus değil.Lilly yani Emily Osment da farklı karakterlerle karşımıza çıkıyor.

emily-fashion-blog-400.jpg

heather_locklear_320x240.jpg

293.hannah.montana.cyrus.osment.lc.081709.jpg

images+(12).jpg

images+(11).jpg

Her peruk farklı karakteri gösterir.Zaten sürekli Hannah Montana’nın yanında dolaşan menajeridir.Menajerler, köleleri etkileme konusunda büyük rol oynarlar.Çünkü sürekli köleyi kontrol ederler.köle sürekli onun gözünün önündedir.Hata yaptığı zaman düzeltir.

HANNAH MONTANA ETKİSİ

Hannah Montana’nın etkisi hiçte küçümsenecek gibi değil.

5fce_1_sbl.JPG

Sayısız oyuncak bebekler piyasaya sürüldü.

51xk0VXovVL._SL500_.jpg

Peruklar, kıyafetler…

miley-cyrus.jpg

Gitara mı yoksa başka birşeye mi ?! benzeyen bu tür şekerler vs.

miley_superchic_in_london.jpg

Hayranların onun için delirmesi ayrı bir konu zaten.

fan_hanna_montana.jpg

onun herşeyi yapabilecek duruma geliyorlar.Çünkü bir idol olarak gördükleri kişi mükemmel olarak gösteriliyor.

1hannahs06.jpg

Sonra etrafta bir süre Hannah montana görüyoruz.şimdi lütfen tarafsız bakın olaya;

mileyulkesi_1275998540.jpg

Çocuklar ilk başta bu Hannah Montana’yı örnek alırken sonra,

images+(17).jpg

Bunu

indir+(3).jpg

Bunu

miley-cyrus-300x350.jpg

bunu

Miley-Cyrus-Esrar-Icerken-1-430x404.jpg

bunu örnek alıyor.Daha bir sürü örnek verebilirim.Sistem bu , sadece köleyi suçlamamalıyız.Babasından başlayıp bütün sorumlu insanlar suçlanmalı.Tek suçlu Miley, Britney, Selena ya da Rihanna değil.

Miley Cyrus’ın medyada nasıl görünmesini istiyorlarsa onu yapıyorlar.

m0bVLL2Ge4Kl.jpg

Önce başarılı bir çocuk, sonra başarılı bir genç, son olarak başarılı bir s*rtük.Sistemin yaptığı bu insanları başta mükemmele iyiye bulaştırıp, kötüye yönlendirmek.Miley Cyrus ise yapılan bütün damgaları oynamak zorunda.

tumblr_m38s6gY8iX1qhq5gf.jpg

article-2424289-1BBFDA66000005DC-92_634x851.jpg

Biz Miley’i böyle de gördük. Buna da şahit olduk.

Bir insanın kaç ay içinde bu kadar çabuk değişmesi normal mi?yoksa kontrolünün dışında bir güç mü var bunu yaptıran.

article-1172960-049F4398000005DC-106_468x754.jpg

9264309.jpg

Bize televizyonlarda gösterilen arkadaşlık buydu. Ama buna da şahit olduk.

Size böyle daha bir sürü fotoğraf gösterebilirim.anlamanızı istediğim şey ; karşımızda iki karakter var.Bu herhangi bir insanda olamaz.Ya da herhangi bir insan bunu kaldıramaz.Zihin kontrolüyle , programlama ile farklı karakterler yaratıp, Miley’i iki farklı kişi olarak karşımıza çıkarıyorlar.

CANT BE TAMED

Öncelikle Miley bu klipte neye bürünmüş ona bakalım.

capture-20131018-183259.png


1004716_649127005101035_1731019067_n.jpg

Bu iki resimdeki kuşlarımız ne kadar da benziyor.İkinci resimdeki kuşlar Yunan mitolojisinde Harpy’lerdir..Güzel sesli, çekici katiller.Çok güçlüdürler.İşte Miley’de bu karaktere bürünmüştür.

Klipte Avis diye adlandırılıyor Miley.

Avis Latincede KUŞ demek

Avis Cyrus ;Kuş Cyrus

Klip tam anlamıyla Miley’nin köleliği üstüne kurulmuş.

capture-20131018-182553.png

Vahşi Miley medyadan saklanıyor.Biz onu hep böyle tanımıştık

6258_FP9073%257EHannah-Montana-Best-Of-Both-Worlds-Posters.jpg

capture-20131018-182604.png

Klipte sürekli kölelik vurgulanmış demiştim.Miley’i izlemeye gelenlerin hep elit kesimin olduğunu görüyoruz.Bir kokteyl havasında herşey.Aslında buradan elit kesiminde köle olduğunu anlıyoruz.Bu kadının yüzü kafesle çevrili.Ve saçlarından elektroşoku anlıyoruz.Onlarda zihin kontrolüne uğramış.

capture-20131018-182648.png

Tekrar kafes içinde kuş.Kuş köleyi temsil ediyor.

capture-20131018-182704.png

Miley ilk başta korkuyor.Korktuğu şey medya.Çünkü o hiç bu imajıyla görünmemişti.

capture-20131018-182714.png

Sonra göz ucuyla bakıyor ve medyaya ısınıyor.

capture-20131018-182728.png

Arkadaki tavuskuşu tüylerinden tek göz simgesini de görüyoruz.

capture-20131018-182826.png

Flaşın patlamasıyla

capture-20131018-182836.png

Miley korkuyor.Ve sinirleniyor.Bu imajının yansıtılmasını istemiyor gibi

capture-20131018-182849.png

capture-20131018-182901.png

Ardından kanatlarının arkasından tüylerle bezenmiş kişiler çıkıyor.

capture-20131018-183016.png

Miley nereye gitse onlarda onu takip ediyor.Yani Miley kafesten çıksada onu takip edenler var.Hayatına yön veren birileri var.

capture-20131018-183042.png

Tavukuşunun tüylerinin ortası göze benzer.Özellikle kullanılmış bir sembol.Miley Cyrus her tarafta izleniyor.

capture-20131018-183131.png

Miley’nin arkasında ve aşağıda boynuzlarıyla gözümüze batan birşey var.O bizim Baphomet olmasın?

capture-20130223-141426.png

capture-20131018-183259.png

Ve Miley tekrar kafesine dönüyor.

capture-20131018-183313.png

Tüm gözler yine üzerinde.Yani kurtulamıyor.Hala esir.

WRECKING BALL

İşte olay klibin analizini yapacağız şimdi.

Açıkçası klibi ilk izlediğimden beri Miley’i her gördüğümde üzülüyorum.Sadece ona da değil.Bütün ünlülere.Çünkü gerçeği biliyorlar, hata yaptıklarını da biliyorlar ama çaresizler.Hayattta en çok korktuğum şeydir çaresiz kalmak.

Mİley bu klipte çaresizliğini gözler önüne sermiş.Fazlasıyla.

capture-20131018-192123.png

Miley’i saf,öz Miley olarak görüyoruz.Beyaz saflığın temizliğin rengidir.Gözyaşı, tabi ki pişmanlığı belirtiyor.Ve hala duygularının olduğunu.Çünkü köleler duygusuzlaştırılır.

capture-20131018-192228.png

Miley’i bir yıkıma başlayacak gibi görüyoruz.

capture-20131018-192249.png

capture-20131018-192319.png

Fakat asıl yıkıma başlayan o değil.Sistem, İlluminati.Bu gördüğümüz duvarlar Miley’nin zihnindeki duvarlar.Hani bize derler ya yıkın duvarlarınızı , aşın kendinizi, siz herşeyi yapabilirsiniz vs. İşte onlarda Miley’nin duvarlarını yıkıyorlar.Miley’i istedikleri gibi biri haline getiriyorlar.Çünkü duvar demek kısıtlama demektir.Yani ahlaki açıdan.Mİley’nin duvarlarını yıkarak ahlaki açıdan onu yıkıyorlar.Ve onu bu hale getiriyorlar;

capture-20131020-140158.png

capture-20131018-192340.png

Tabi ki Miley de programa uymak zorunda.O da bu yıkıma yardım ediyor.

capture-20131020-140256.png

Ama dediğim gibi gerçeği biliyorlar.Miley yanlış birşey yaptığını biliyor.Bu yüzden acı çekiyor.Fakat çaresiz.

capture-20131020-140356.png

capture-20131020-140417.png

Miley her darbede hem acı çekiyor hem de zevk alıyor.Çünkü zihin kontrolü sırasında ne yaptığını bilmiyor.Ve o an mantıklı düşünemiyor.Sadece istekleri ve zevkleri harekete geçiyor.

capture-20131020-140457.png

Ve Miley yıkılıyor.

capture-20131020-140510.png

capture-20131020-141606.png

Sürekli arkadaki Güneş sembolüne isyan ediyor.Ama onu yıkamıyor.

capture-20131020-141658.png

Yıkılan tek şey kendisi oluyor.

We clawed, we chained, our hearts in vain

Pençeledik, zincirlendik, kalplerimiz boşlukta

All I wanted was to break your walls

Tüm istediğim senin duvarlarını yıkmaktı

All you ever did was break me

Senin tüm yaptığın beni yıkmaktı

Yeah, you wreck me

Evet, yıktın beni

Sözlere bakınca da çektiği sıkıntıları , zorlukları görüyoruz.Tıpkı Rihanna’nın Disturbia şarkısındaki gibi.

WE CANT STOP

Öncelikle bu klipte Miley’nin erkek alteri ortaya çıkarılmış.İnternette dolaşan lezbiyen vs. tanımı doğru değil.

2.PNG

1)Saçlar erkek modeli.Örnek Rihanna,Kesha,Pink,Jessie J.

2)Ve ağız şekli bastırılmış, geri plana atılmış öfkeyi belirtiyor.Tekrar tekrar söylediğim gibi, gerçeği biliyor ama çaresiz.

3)Kırmızı ruj cinselliği , kadınlığı belirtiyor.Aynı beden de iki farklı karakteri taşıdığının göstergesi.

3.PNG

Sübliminal mesaj.

6.PNG

1)Bu tür gözlükler özellikle seks kölelerinin kullandığı tip.Böyle bir genelleme yaptım çünkü sürekli görüyorum.

2)Dil cinselliği belirtir.Miley yeni imajında dili ile nam salmıştır.Her fotoğrafta dilini çıkarır.

11.PNG

12.PNG

Miley hem erkek hemde kadın özellikleri taşıyor.İkinci fotoğrafta erkek karakteri baskın çıkmış.Erkek yerine geçmiştir.

14.PNG

Konuşan maske programcıyı gösterir.Zaten durmayacağız diye niyetini açıkça belirtiyor.

15.PNG

Yine dil, Yine cinsellik içeren hareketler.

16.PNG

Baphomet.Bu klipte keçinin kullanılması çok saçma gibi duruyor.Ama onun Baphomet olduğunu bilince iş mantıklı geliyor.

17.PNG

1)Kürk gücü ,asaleti belirtir.Bunu anlamak kolay.Kırmızı rujuyla güçlü bir kadın olduğunu gösteriyor.Ama saçları onun sadece kadınsı özellikleri taşımadığını gösteriyor.

18.PNG

Cinselliğin sembolü olan dil, dudak, ağız sansürlü olarak gösterilmiş.

19.PNG

20.PNG

Barbie;

1)Miley’nin köle olduğunu gösterir.Cansız kukla

2)Miley’nin saçları kısa erkek alteri baskın.

3)Suyun içindeler.Erkeksi duygular hakim .

4)Barbie’yi öpüyor.Erkeğin yerinde.

22.PNG

1)Gözlük

2)Kırmızı ruj

3)Dil ve elinin şekliyle gösterilmek istenilen şey kadının cinsel organı.Yani yine erkek alteri baskın.

23.PNG

Kızın önünde duruyor ve bu duruma şaşırmış.Yani aslında tam tersi olmalıymış.Miley erkeğin yerinde olmalıymış.Tekrar erkek alterinin baskın olduğu belirtiliyor.

24.PNG

Göz kırpmış olsa da belirtmek istediği tek göz.Ve tül gözlerini , bakış açısını örtüyor.

Alter konusundan bahsettiğimiz için biraz açıklayayım.Sürekli Facebook sayfalarını takip ediyorum.

Alter dediğimiz şey kişinin zihin kontrolü, programlamalar sonucunda ortaya çıkan bir başka karakterdir.

1)Rita Ora, Rihanna’nın alteri; Austin Mahone, Justin Bieber’ın alteri gibi bir saçmalık olamaz.

2)Kişide mesela bir kadında erkek karakterinin var olması mümkündür.Görünüşleriyle de biraz olsun yansıtırlar.Masonik ayinlerde bu işlem yapılır.Partnerlerin yer değiştirmesi.Yani Miley de erkek karakterinin baskın olması normal.Kesha’ya da bu yüzden erkek diyenler var.

MILEY CYRUS VE BRITNEY SPEARS BENZERLİĞİ

Mutlaka denk gelmişsinizdir, Tv’de internette.Miley ile Birtney benzetilir.Kısaca buna da değinmek istedim.

Britney de Disney’den çıkma bir ünlüdür.Ne kadar başarılı olduğunu anlatmama gerek yok.Christina Aguilera ve Justin Timberlake ile aynı dönemde ünlendiler.

ryan-gosling-495.jpg

mmclub.jpg

Miley de aynı şekilde Selena, Demi, Jonas gibi sanatçılarla aynı dönemde çıktı.

219506_266665073450447_1782115193_ojkj.jpg

Britney Spears normal bir genç kız gibiydi.(En azından medyada)

britmr1998.jpg

britfg1998.jpg

Miley de normal bir genç kızdı.(En azından medyada)

indir+(6).jpg

wenn2381820.jpg

Fakat sonra Britney buna;

magazinecovers.jpg

Miley de buna dönüştü.

130927-miley-cyrus-pixies-michael-jackson-sinead-oconnor.jpg

Britney’e ne yaptılarsa Miley’e de onu yapıyorlar.

britney-spears-miley-cyrus-pole-240rb082709.jpg

Mtv ödüllerinde Britney;

britneyspears.jpg

Mtv Ödüllerinde Miley;

article-2424289-1BBFDA66000005DC-92_634x851.jpg

i.0.miley-cyrus-britney-spears-vma-performance.jpg

df76349ce8e04a13_8513470fe9783d18_o.jpg

Ve sonunda Bu üç harika insanı bu halden

christina_aguilera001.jpg

indir+(7).jpg

miley-10.jpg

Bu hale getirdiler.

Christina-VS-Britney-VS-Miley-Cyrus.jpg

Ve sonunda kim mi kaybetti?

Miley, Britney, Christina, Selena, Rİhanna,Demi,Kesha, ve adını sayamadığım yüzlerce ünlü.

miley-cyrus-hannah-montana-all-grown-up.jpg

Uzun bir analiz oldu gibi.umarım faydalı olmuştur.Eksik yerleri, değinmediğim yerleri belirtin lütfen.Ben herkese saygı duymaya çalışıyorum.Sizde duyun.

Hoşça kalın.

EDA KOÇAK BLOG

ARAŞTIRMA DOSYASI : İlluminati Ve İlluminati’nin Kökeni


İlluminati,1776 yılında Almanya Bavyera’daki Ingolstadt üniversitesi’nde kilise hukuku profesörü olan Adam Weishaupt tarafından kurulduğu genel olarak kabul edilmektedir.Aslında yanlış hiçbir şey yoktur.Zira Weishaupt yeni organizasyonuna özellikle ”İlluminati’nin Düzeni” demiştir.Şunu bilmemiz gerekir ki Weishaupt’un amaçlarına,hedeflerine ve yaptıklarına daha yakından bakmadan önce,illuminati isminin onun tarafından konulmadığını ve bu ismin var olduğunu bilmemiz gerekir.

Amalricianlar

İlluminati,basitçe ruhani bilgi,aydınlamış bilgelik,bilgi taşıyan anlamındaki ”Gnostik” terimi ile son derece benzer bir anlamda olan ”aydınlanmış olanlar” demektir.Bu ismi kullanmış gruplar gerçekten eski bir kaynaktan olsa da ilk ortaya çıkışı İ.Ö 1200′de Bena’lı Amalric(Amaury de Bene) adı altındaki Fransız bir dinbilimcinin takipçileri ile olmuştur.Fransa’nın Chatres yakınlarındaki Bene’de doğan Amalric,Paris Üniversitesi’nde dersler vermiştir.Son derece olağandışı inançlarından dolayı kısa süre içinde belirli bir grup takipçiyi kendine çekmiştir.Ölümünden sonra ”Amalricianlar” olarak tanınan takipçiler,kendilerini daha çok ”illuminati” olarak adlandırdılar.Tuhaftır ki Amalric her ne kadar Kilise tarafından ölüm cezası ile fikirlerini değiştirmeye zorlanmış olsa da,takipçileri öğretilerini anlatmaya devam etmişlerdir.Operasyonlarının merkezi Champagne idi.

Amalric,felsefe ve dinin temelde aynı şey olduğuna inanmaktaydı.Bu o sıralarda yeni bir kavram değildi.Amalric’in düşüncesinin büyük bölümü ilk olarak İrlandalı dinblimci Johannes Scotus Eriugena’den(815-77) gelmekteydi.Eriugena’nın Amalric’e yazı ile ilettikleri,Ortodoks Hıristiyanlığı hakkında Neoplatonik bir bakıştı.

Neoplatonistler,eski Yunan filozofu Platon’un öğretilerinin takip edildiği 3.yüzyıldaki Mısır,Alexandria’dan gelmektedirler.Bununla birlikte inançları Yahudi dini ve Hıristiyan mistisizminin ana unsurları ile doluydu.Neoplatonizm tüm varoluşun türediği tek bir kaynak olduğunu ve herhangi bir kişinin kendi ruhunun bu temel kaynak ile mistik bir biçimde birleşmiş bulunduğunu ileri sürmekteydi.Amalric’in öğretisinin merkezinde Tanrı’nın herşey olduğu ve Tanrı’nın sevgisinde kalan kişinin günah işlemeyeceği inancı yatmaktaydı.Bu,Kilise otoriteleri açısından tehlikeli bir görüştü.Zira neyin günah neyin olmadığı konusunda mutlak kontrol sahibi olmak istiyorlardı.Bu türk fikirler bağımsız fikirlere yol açmaktaydı ve tehlikeliydi.Ve durdurulması gerekmekteydi.1204′de Paris Üniversitesi,öğretilerinin kabul olunmuş doktrinlere karşı olduğunu söyleyerek Amalric’i kınadı.Roma bu kararı destekledi.Amalric sözlerini geri almaya zorlandı fakat kaçıp kurtulmuştur.

Amalric’in ölümünden sonra(1205-7) doktrinlere olan bu inançlarını takipçileri daha ileriye götürdü.Tanrı’nın kendisini açığa çıkardığını ve bunu üçlü bir tecelli ile tekrar yapacağını ilan ettiler.Bunlar,Amalricianların ileri sürdüğüne göre,Baba’nın devri ve Oğulun devri idi.Tanrı’nın kendisini Amalric olarak göstermesi ise gelecek olan Kutsal Ruh’un devriydi.Bazı Amalricianlar üstadlarının sözlerini fazlasıyla harfi harfine almış ve anlamlarını,Tanrısal günah cezasından özgür bir biçimde,istedikleri her şeyi yapabilecekleri şeklinde yorumlamışlardır.Bazı Amalricianlar 1209′da Amalric’in mezardan çıkartılan cesedi ile birlikte kazıklarda yakıldılar.

Amalric,kadim dönemlerden beri Neoplatonist Yunan felsefesini geniş ölçüde benmiseyen ilk batı düşünürlerinden biridir.Avrupa’nın siyasi ve dini düşüncesinin gelişimi açısından son derece önemli rol oynamıştır.Amalric Neoplatonist eğilimi ile aşağı yukarı çağdaşı olan Clairvaux’lu Aziz Bernard gibi Hıristiyan mistiklerin davranışları arasında bir ayrım yapmak zordur.Aziz Bernard bir keresinde Tanrı’yı ”yüksek ve geniş,derin ve enli” olarak tarif etmişti.Mistik Hıristiyanlık görüşü,dini işlerden ayrı olan bilimin ruhani hayatın katkısı olmadan çalışamayacağını ileri sürmüştür.Bernard ile Amalric arasındaki temel fark,Bernard birliğin yükümlülüklerini yerine getiriyor gibi görünmüş ve bu durumda şahsi inancı yüzünden Kilise öğretisi ile asla zıtlaşmamış olmasıdır.Bernard fikirlerini bazıları kafa karıştırıcı,karanlık gibi Hıristiyanlığa aykırı olarak görse de her zaman kutsal kitapla ilgili kaynaklardan almıştır.Aziz Bernard tek ve son derece nüfuzlu bir siyasi konumda idi.Peşpeşe gelen papaların hiçbirinden korkmuyordu zaten iktidarda olmalarının sebebi de Aziz Bernard idi.

Kilise,Neoplatonizmi açıkça benimseyen herkesi reddetmeye ve yok etmeye kalkıştı.Devlet otoriteleri de bunu onayladı,zira Ortaçağ Avrupası’ndaki tüm hükümdarlar despottu.Bırakın demokrasiyi,hiçbir özgür ifadeyi tanımıyordu.Neoplatonik düşünce sadece Hıristiyanlığı etkilemedi.Müslüman inançlarında,Sufizmin bir bölümünde ve İslam’ın mistik yüzünde de etkili olmuştur.

Amalricianlar önce açık açık sonra gizliden gizliye pek çok sinir bölgesinde özellikle Champage’de varlıklarını sürdürdü.14. yüzyılda da devam etti.İnançları,Cologne’lu Beghards,Johannas Eckhart ve Hochheim adı ile doğan ve daha çok Usta Eckhart olarak bilinen Dominikli keşişi de etkiledi.

Adam Weishaupt

Amalricianlar ve ona bağlı mezheplerin izini kaybettikten sonra 14. yüzyılda İlluminati terimi genel kullanımdan yok oluverdi.18. yüzyıla kadar ortaya çıkmadı.Adam Weishaupt 6 Şubat 1748′de Hıristiyanlığı kabu letmiş bir yahudi ailesinde dünyaya geldi.Çocukluğu boyunca Cizvit Okulları’nda eğitim aldı.Büyük şeyler vadettiği için,özellikle de dilbilimi konusunda,yerel Kilise otoriteleri onu papazlık,özellikle de misyoner çalışmalar için düşündüler.Adam Weishaupt bunu kabul etmedi ve eğitmini son derece farklı bir şekilde kullandı.iyi bir ailes bağlantıları sayesinde,kendi yeteneğini de ekleyerek,ıngolstadt Üniversitesi’nde kilise hukuku profesörlüğünü kabul etti.Yerel Kilise liderleri tepki gösterdi,zira ilk defa rahip sınıfından olmayan bir kişiye böyle bir görev teklif etmişlerdi.

Adam Weishaupt’un tarihe karşı büyük ilgisi vardı ama aynı zamanda felsefe ile de ilgileniyordu.O sıralar hakkında çok az şey bilinen eski Mısır’a özel bir ilgi duyuyordu.Üretken bir akla sahipti.Adam Weishaupt 1771′de gizli bir topluluk kurmaya karar verdi.Amaçları insan ırkını değişime uğratmak ve tüm ruhani ve geçici güçleri yürürlükten kaldırmaktı.İlluminati adını vereceği organizasyonu kurarken pek çok farklı kaynaktan alıntılar yaptı.İstediği strateji üzerine çalışmalarını bitirmesi beş yılını aldı.İlluminati’de üç farklı üyelik sınıfı olacaktı.En alt sınıf ”çıraklar”,minervaller ve ”daha az Aydınlanmışlar.”Bundan sonra İskoç Şovalyeleri’nin iki unvanı geliyordu.En yüksek sınıf ”papaz ve vekili” ve ”büyücü/rahip ve kral” olarak iki papaz derecesine ayrılmıştı.Tüm bunlar Adam Weishaupt’un Masonluktan oldukça alıntı yaptığını göstermektedir.

İlluminati’nin bilinen beş amacı vardı.Bunlar:

1.Monarşilerin ve tüm düzenli hükümetlerin kaldırılması.

2.Tüm özel mülklerin ve mirasların kaldırılması.

3.Yurtseverliğin ve ulusçuluğun sona ermesi.

4.Aile hayatı ve evliliğin sona ermesi,bununla beraber çocukların ortaklaşa bir şekilde eğitileceğine güvence verilmesi.

5.Tüm organize dinlerin sona ermesi.

İlluminati’nin genişlemek için nasıl yönetildiği bilinmemektedir.Zaten gizlilik yasaları neredeyse fanatik düzeydeydi.Hiçbir üye üstünün kim olduğunu tam olarak bilmiyordu.Yeni üyelerin hiçbirine illuminati’nin ne zaman başladığı ya da arkasında kim olduğu anlatılmıyordu.İsteklilere zar zor illuminati’nin kökeninin çok eskilere dayandığı ve üyeleri arasında yüksek sosyeteden ve Kilise’den insanlar olduğu söylenirdi.Mutlak gizlilik yemini herkese ettirilirdi ve herkesden mutlak itaat istenirdi.

Weishaupt illuminatinin amaçlarının ilerlemesini sağlayacak her faaliyeti haklı çıkaracağına inanıyordu ve yerleşik hükümet tarafından engelleneceğini de hissetmiyordu.Weishaupt,Fransız düşünür Jean Jacgues Rousseau’nun ateşli bir taraftarı idi.İnsanlığın doğa ile evrensel bir toplulukta varolacağı ve Kilise ve Devlet sınırlamalarından özgürleşmiş bir dünya idealini istiyordu.Adam Weishaupt ve Amalricianların felsefesi arasında paralellik bulunmaktadır.Her ne kadar illuminati organizasyonlarında Katolizm ve Cizvit yapısal ilkelerini,ritüellerini kullanmışsa da onlardan nefret ediyordu.

Minervaller her ay bir doz beyin yıkama için biraraya gelirdi.Organizasyonda herkes bir takma ad kullanıyodu.Öğretmenlerinin gerçek kimliklerini bilmiyor olsalar da aydınlanma felsefesi ile ilgili çok iyi eğitim alırlardı.Adam Weishaupt’un takma adı,İ.Ö 73′de Roma’ya karşı köle ayaklanmasının liderinin ismi olan ”Spartakus” idi.Hem minervaller hem de akıl hocaları her zaman yeni üyeler araştırırdı.Böylece organizasyon kısa sürede uluslararası bir boyuta yükseldi.Minervaller,illuminatide düşük sınıftakilerdi ve illuminatinin nihai amacı konusunda hiçbir şey bilmiyorlardı.Yüksek bir konuma geldiklerinde öğrenebiliyorlardı.

Yüksek olan konuma ulaştıklarında Spartakus’un sözlerini öğreniyorlardı:

”prensler ve Uluslar yeryüzünden silinip gitmelidir!Evet,insanın doğanın yüce kitabı dışında hiçbir yasa tanımadığı günler gelecektir;bu devrim Gizli Toplulukların eseri olacaktır ve bu fa bizim büyük sırlarımızdan biridir.”

İlluminati kısa bir süre sonra büyümüş ve Batı Avrupa ülklerinin çoğunda temsilcileri olmuştur.Şimdi tek bir amaçları vardı.Kendileriyle aynı hedefin peşinden koşan Mason Localarını kendilerine bağlamaktı.Adam Weishaupt’un komplo ortağı Baron Knigge adında Alman bir aristokrattı.Ve Mason Localarına yapılacak girişimleri idare etmek çoğunlukla ona düşmekteydi.

1784′de Bavyera’da illuminatinin bir üyesinin üzerine şimşek düştü ve badenini inceleyen polis,paltosunun astarına dikilmiş Weishaupt’tan mektuplar buldu.İlluminati’nin yüksek konumdaki bir üyesi olan Utschnedier’in liderliğinde dört üyenin kendini ele verdiğinde ve örgütün gerçek amacını açığa çıkardığında diğer üyeler arasında panik yaşandı.Weishaupt kaçmak zorunda kaldı ve Saxony’deki Gotha Kasabası’nda sığınacak yer buldu.Üyelerine hükmetmesi zorlaşıyordu ve kötü davranışları,baldızını hamile bırakması işi daha da zorlaştırıyordu.Ve Adam Weishaupt 1830′de Gotha’da öldü.

Adam Weishaupt’un kurduğu illuminati 18. ve 19. yüzyıl Avrupası’nın gelişiminde büyük rol oynamıştır.Fransız İhtilali’ni beslemiş olan pek çok fikirin devam ettirilmesi,illuminatinin ve masonların eseridir.İlluminati ve masonluk birleşmiştir.Aynı ideali paylaşan Lucider(iblis) hükmünde şer odaklarıdır.İlluminati,Adam Weishaupt’un ölümünden sonra yok olmuştur.İlluminati’nin Amerika uzantısı Kuru Kafa ve Kemik Tarikatı’dır.Ve illuminatinin bugünkü üçe ayrılmış kolları CFR,Bilderberg ve Trilateral Komisyon’ur.Değersiz makalemle size yardımcı olduysam ne mutlu bana!İyi okumalar sevgili insanlar!

Sevgilerimle ;

Batuhan Oğuz Attila Kağan

KOMPLO TEORİSİ : İşte İlluminati’nin Türkiye ayağı !


illuminaticfr

JÖNTÜRK klavyeleri haber bombardımanını sürdürüyor. Sırada şimdi de İlluminati’nin (ya da şimdiki adı neyse) en önemli organlarından biri olarak gösterilen New York Merkezli Dış İlişkiler Konseyi’nin (Council on Foreign Relations-CFR) Türkiye yapılanması var. İşte CFR’ın Türkiye üyeleri (Tabii ki önce özet bir hatırlatma):

CFR’ın gücü konusunda çok şey yazıldı çizildi. Konsey, dünyayı yönettiğine inanılan seçkinler topluluğunun en önemli oranlarından biri. ABD Başkanlarının, gizli servis yöneticilerinin büyük çoğunluğu CFR’a üye.

CFR, “Sezar” olarak bilinen David Rockelefeller’ın girişimleriyle bugünkü haline ulaştı. Örgüt, “Yeni Dünya Düzeni”nin kurulması için akademisyen, gazeteci, politikacı, işadamı üyeleri aracılığıyla dünyayı biçimlendirmeye çalışıyor (Bu konudaki haberimiz için TIKLAYIN).

gulcfr1

Bu gücün farkında olan ve aralarında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da bulunduğu birçok politikacı CFR’ın desteğini alma uğraşındalar.

Nitekim son olarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül BM’nin açılışı için bulunduğu New York’ta Dış İlişkiler Konseyi üyelerine bir konuşma yaptı (26 Eylül 2013). Gül, konuşmasında CFR üyelerine övgüler düzdü:

Konseye hitap etmek her zaman büyük memnuniyet uyandırıyor. Bu seçkin kurum, değerli uzmanları bir araya getiriyor ve bu da daha iyi bir gelecek için fikirler forumu oluyor.

Aslında ilk bakışta CFR’ın gizli bir örgüt olduğu söylenemez. Fakaaat, Konsey, kendi içindeki toplantılarda tamamen masonik geleneği uyguluyor. Konseyin 1992 yılındaki bir raporunda bu durum şöyle ifade ediliyor:

Tüm toplantılardaki konuşmalar ve açıklamalar bu toplantılar dışında kimseye açıklanamaz!

Aynı raporda, toplantılardaki gizlilik sürekli tekrarlanırken, bilgi sızdıranların cezalandırılacağına ilişkin ifadeler de bulunuyor.

Şimdi gelelim CFR’ın Türkiye örgütlenmesine. CFR, Türkiye’de Abdullah Gül ve Erdoğan’ın onaylarıyla (Bu konudaki haberimiz için TIKLAYIN) ve de ”Küresel İlişkiler Forumu” adıyla örgütlenmiş durumda. Forumun kurucusu ve de başkanı iş adamı Rahmi Koç.

…Ve işte CFR Türkiye’nin diğer üyeleri:

Ahmet Acar Orta Doğu Teknik Üniversitesi Rektörü
Faik Açıkalın Yapı Kredi Bankası CEO’su, Koç Holding Bankacılık ve Sigorta Grubu Başkanı
Vural Akışık Yönetici, Kamu Bankaları Yönetim Kurulu Başkanı (E)
Leyla Alaton Alarko Şirketler Topluluğu Yönetim Kurulu Üyesi
Hakan Altınay Açık Toplum Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi; The Brookings Institution Kıdemli Araştırma Görevlisi
Jak Amram Intermar Gıda, Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı
Piraye Antika HSBC Bankası CEO’su (E), Yönetim Danışmanı
Ertuğrul Apakan Büyükelçi (E)
Emre Aracı Müzikolog, Besteci
Bozkurt Aran Büyükelçi (E), TEPAV Ticaret Çalışmaları Merkezi Direktörü
Mehmet Arda Galatasaray Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Profesörü
Esin Gural Argat Gural Artcraft Yönetim Kurulu Üyesi
Lucien Arkas Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı
Attila Aşkar Uygulamalı Matematik Profesörü ve Koç Üniversitesi Rektörü (E)
Elsie Vance Aşkar Danışman
Engin Ataç Maliye Profesörü ve Anadolu Üniversitesi Rektörü (E)
Oktar Ataman Orgeneral (E)
Gülnur Aybet Kent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi
Mustafa Aydın Kadir Has Üniversitesi Rektörü
Gürer Aykal Orkestra Şefi
Ömer Pekin Baran Denizcilik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı
Nezih Barut Abdi İbrahim İlaç Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı
H. Edip Başer Orgeneral (E) ve Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi
Aslı Başgöz White Case LLP Global İcra Komitesi Üyesi
Tayfun Bayazıt Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı (E)
Feyyaz Berker Tekfen Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı
A. Gülsün Bilgehan Milletvekili (E) ve Bilkent Üniversitesi Öğretim Görevlisi
Fatih Birol Uluslararası Enerji Ajansı Başekonomisti
Nakiye Boyacıgiller Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi Dekanı
Dilek Boyacıoğlu İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Gıda Mühendisliği Bölümü Profesörü
Hanzade Doğan Boyner Doğan Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Osman Boyner BD Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı
Şule Bucak İletişim Danışmanı
Yılmaz Büyükerşen Eskişehir Belediye Başkanı ve Anadolu Üniv. Rektörü (E)
Yavuz Canevi Türk Ekonomi Bankası Yönetim Kurulu Başkanı
Eşref Cerrahoğlu Cerrahgil A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı
Fadlullah Cerrahoğlu Cerrahoğlu Hukuk Bürosu Kurucu Ortağı
Bülent Mesut Çelebi Airties Yönetim Kurulu Başkanı ve Kurucu Ortağı
Hikmet Çetin Dışişleri Bakanı (E), TBMM Başkanı (E)
Gökhan Çetinsaya YÖK Başkanı; İstanbul Şehir Üniversitesi Rektörü (E)
Hasan T. Çolakoğlu TEB Holding Y.K. Başkanı; Çolakoğlu Metalurji Y.K. Başkanı
Salim Dervişoğlu Oramiral (E) ve Deniz Kuvvetleri Komutanı (E)
Haluk Dinçer Sabancı Holding Perakende ve Sigortacılık Grup Başkanı
Suzan Sabancı Dinçer Akbank T.A.Ş.Yönetim Kurulu Başkanı ve Murahhas Üye
Ömer Dinçkök Akkök Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi
Ali Doğramacı Bilkent Üniversitesi Rektörü (E) ve Mütevelli Heyeti Başkanı
Cem Duna Büyükelçi (E), AB Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı
O. Turgay Durak Koç Holding CEO’su
F. Bülent Eczacıbaşı Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı
Canan Ediboğlu Ekonomist ve Shell Türkiye Genel Müdürü (E)
Tarhan Erdem Konda Araştırma ve Danışmanlık Y. K. Başkanı ve Köşe Yazarı
Üstün Ergüder Eğitim Reformu Girişimi (ERG) Direktörü ve Boğaziçi Üniversitesi Rektörü (E)
Hasan Ersel Ekonomist, TEPAV Mütevelli Heyeti Üyesi
Şenes Erzik UEFA Başkan Yardımcısı; Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Onursal Başkanı
Selçuk Esenbel Boğaziçi Üniversitesi Tarih Profesörü
Metin Fadıllıoğlu Group 29 Yönetim Kurulu Başkanı
Ayla Göksel Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Celal Göle Ankara Üniversitesi Ticaret Hukuku Profesörü
Nilüfer Göle Paris Ecole des Hautes Etudes Sosyoloji Profesörü
Emre Gönensay Dışişleri Bakanı (E) ve Ekonomi Profesörü
Bülent Gültekin Pennsylvania Üniversitesi Finans Doçenti
Orhan Güvenen DPT Müsteşarı (E), Bilkent Üniversitesi Ekonometri Profesörü
Talat S. Halman T.C. İlk Kültür Bakanı ve Bilkent Üniv. İnsani Bilimler Fak. Dekanı
Şükrü Hanioğlu Princeton Üniversitesi Yakın Doğu Araştırmaları Profesörü
Metin Heper Bilkent Üniversitesi Rektör Yardımcısı
Rifat Hisarcıklıoğlu Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı
Umran İnan Koç Üniversitesi Rektörü
M. Cemal Kafadar Harvard Üniversitesi Tarih Profesörü
Çiğdem Kağıtçıbaşı Koç Üniversitesi Psikoloji Profesörü
Ersin Kalaycıoğlu Koç Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü
Kerim Kamhi Profilo Telekom Yönetim Kurulu Başkanı
Memduh Karakullukçu Kroton Y. K. Başkanı ve İTÜ-ARI Teknokent Kurucu Direktörü
Hüsamettin Kavi İSO Yönetim Kurulu Başkanı (E)
Muharrem Kayhan Söktaş A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi
Muhtar Kent Coca Cola Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su
Mustafa Kılıçaslan Microsoft Kamu Politikaları Direktörü
Üner Kırdar Büyükelçi (E); Birleşmiş Milletler Yöneticisi (E)
Rahmi M. Koç Koç Holding Şeref Başkanı
Sami Kohen Gazeteci, Yazar
Sezer Komsuoğlu Kocaeli Üniversitesi Rektörü; Nöroloji Profesörü
Osman Korutürk Büyükelçi (E)
Cem Kozlu Yönetim Danışmanı ve Türk Havayolları Yönetim Kurulu Başkanı (E)
Sönmez Köksal Büyükelçi (E), MİT Müsteşarı (E)
Ayşe Kulin Yazar
C. Tanıl Küçük İSO Yönetim Kurulu Başkanı (E)
Tuğrul Kudatgobilik TİSK Başkanı
Emre Kurttepeli Mynet Grubu Kurucu Başkanı
Livio Manzini Bell Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı
Erol Memioğlu Koç Holding Enerji Grubu Başkanı
Muhsin Mengütürk Doğuş Holding Yönetim Kurulu Üyesi; Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı (E)
Emine Gürsoy Naskali Marmara Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Profesörü
A. Gülru Necipoğlu Harvard Üniversitesi İslam Sanatı ve Mimarlık Tarihi Profesörü
Bertil Emrah Oder Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı
Gülsin Onay Konser Piyanisti
Osman Okyay Kale Grubu Teknik Bölüm Başkanı
Zeynep Bodur Okyay Kale Grubu Başkanı ve CEO’su
İlhan Or Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Profesörü
İlber Ortaylı Galatasaray Üniversitesi Tarih Profesörü, Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü (E)
Altan Öymen Gazeteci, Yazar
Mustafa Özbey Tümamiral (E)
Ersin Özince İş Bankası CEO’su (E)
Murat Özyeğin Fiba Grubu Yönetim Kurulu Üyesi
Necmettin Pamir Nöroloji Profesörü, Acıbadem Üniversitesi Rektörü (E)
Ümit Pamir Büyükelçi (E); Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi (E)
Süher Pekinel Konser Piyanisti
Günsel Renda Koç Üniversitesi Sanat Tarihi Profesörü
Gülsün Sağlamer Mimarlık Profesörü ve İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü (E)
Güven Sak Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) İcra Direktörü; Ekonomi Profesörü
S. Özdem Sanberk Büyükelçi (E), Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı (E)
Rüşdü Saraçoğlu Devlet Bakanı (E), T.C. Merkez Bankası Başkanı (E)
Süreyya Serdengeçti T.C. Merkez Bankası Başkanı (E), TEPAV İstikrar Enstitüsü Kurucu Başkanı
Robert Sonman Arçelik A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi
Leyla Tara Suyabatmaz RAMPA İstanbul Kurucu Direktörü
Ferit Şahenk Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı
İpeknur Cem Taha Gazeteci ve İşkadını
Sabih Tansal Boğaziçi Üniversitesi Rektörü (E)
Ali Tigrel DPT Müsteşarı (E)
Canan Çelebioğlu Tokgöz Çelebi Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili
İlter Turan İstanbul Bilgi Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü
Füsun Türkmen Galatasaray Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi
İlter Türkmen Dışişleri Bakanı (E) ve Büyükelçi (E)
Rıza M. Türmen AİHM Yargıcı (E) ve Büyükelçi (E)
Tomris Türmen Ankara Üniversitesi Neonatoloji Profesörü; Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktör Temsilcisi (E)
Akın Umur Türk Tütün A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı
Derin Ural İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü Profesörü
Emine Uşaklıgil Gazeteci, Yazar
Murat Ülker Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı
Volkan Vural Büyükelçi (E) ve Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Danışmanı
Yaşar Yakış Dışişleri Bakanı (E) ve Büyükelçi (E)
Nur Yalman Harvard Üniv. Sosyal Antropoloji ve Ortadoğu Çalışmaları Profesörü
Tezcan Yaramancı Investa Danışmanlık Y.K. Başkanı; TURMEPA Y.K. Başkanı
Zekeriya Yıldırım Yıldırım Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı ve Sabancı Holding Yönetim Kurulu Üyesi
Durmuş Yılmaz T.C. Merkez Bankası Başkanı (E)
Rona Yırcalı Yırcalı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı
İdil Yiğitbaşı Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkanı
Erkut Yücaoğlu TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı; MAP-Turkuaz Grubu Yönetim Kurulu Başkanı
Gamze Dinçkök Yücaoğlu AKENERJİ Finansal Denetim ve Risk Yönetimi Direktörü

Bu üyelerden kurucu statüsünde olanlar şunlar:

Vural Akışık
Piraye Antika
Pekin Baran
H.Edip Başer
Aslı Başgöz
Feyyaz Berker
Gülsün Bilgehan
Fatih Birol
Hanzade Doğan Boyner
Yılmaz Büyükerşen
Yavuz Canevi
Hikmet Çetin
Hasan T.Çolakoğlu
Salim Dervişoğlu
Ömer Dinçkök
Ali Doğramacı
O.Turgay Durak
Bülent Eczacıbaşı
Tarhan Erdem
Metin Fadıllıoğlu
Cemal Kafadar
Hayati Kamhi
Memduh Karakullukçu
Üner Kırdar
Rahmi M.Koç
Cem Kozlu
Sönmez Köksal
Muhsin Mengütürk
Gülru Necipoğlu
Altan Öymen
H.Ersin Özince
Süher Pekinel
Gülsün Sağlamer
Özdem Sanberk
İlter Türkmen
Rıza Türmen
Tomris Türmen
Solmaz Ünaydın
Volkan Vural
A.Rona Yırcalı

Kurumsal bazda üyeler ise şöyle sıralanıyor:

Borusan Holding A.Ş.

Chadbourne & Parke Danışmanlık Hizmetleri Avukatlık Ortaklığı

Citibank A.Ş.

Coca Cola İçecek

DRT Bağımsız Denetim ve SMM A.Ş. (Deloitte)

Fritolay Gıda San. ve Tic. A.Ş. (PepsiCo Türkiye)

ING Bank A.Ş.

Intel Teknoloji Hizmetleri Ltd. Şti.

Microsoft Bilgisayar Yazılım Hizmetleri Ltd. Şti.

Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş.

Total Oil Türkiye A.Ş.

Türkiye İş Bankası A.Ş.

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası A.Ş.

Vodafone Telekomünikasyon A.Ş.

İlginç değil mi?

Türkiye’nin kılcal damarları İlluminati’nin elinde…

NOT: Bu arada yukarıdaki listede yer alan isimlerin büyük çoğunluğu Abdullah Gül’e daha yakın duruyor.

İLLUMİNATİ : EVRENİN HAKİMLERİ


Dr. Hasan Vasfi Altay

info

Kişiler, kurumlar, olaylar ve olgular arasında çoğu zaman bir illiyet bağı kurmayız. Oysa hayat tesadüfler içermez. Ne olacaksa o olacaktır. (Que sera sera). Tarihte devrimler ve karşıdevrimler yaşanmıştır. Ekim devrimi ve bizim Cumhuriyet devrimi adı üstünde birer devrimdir. İspanya’da Franko, Şili’de Pinochet yönetimleri ve Papua Yeni Gine’deki! abdestli kapitalizm ise karşı devrim oluyor.

Dünya tarihinde çoğu kez kötülük galebe çalmıştır. Kötüler, yani kazananlar tarihi de kendileri lehine yazmışlardır. (Mesela yazılı Amerikan tarihi büyük bir sahtekârlıktır). Öyleyse süreci belirleyen kötü bir enerji var. Naçizane iddiam şöyle: Yerkürede “İlluminati” düzeneği çalışıyor. Bireyler toplumdan, toplumlar da küresel mafyadan (Godfather) bağımsız değil. Bu fani alemde özgür düşünce bir yanılsamadır. Bir kurgu yapılmış, senaryo yazılmış, aktörler ayarlanmıştır. Her bir ülke bir laboratuar tezgâhı işlevi görmektedir. Demokrasi sadece işin mezesi. İlluminati karanlık bir geçmişe sahiptir ve ideolojilerin üstündedir. En büyük silahı elbette das kapitaldir. Samuel Huntington, George Soros, Paul Henze gibi tipler İlluminati’nin misyonerleridir. Dünyadaki toplumsal dönüşümlerin seyrini onlar belirlemektedir.

Geçmişten bugüne, olaylar kafamızda hep bir soru işareti bıraktı. İnsanoğlu soru soran bir hayvandır. Ama bu soruların çoğunu yanıtlamadan terk-i diyar edeceğiz. Aklıma takılan sorulara birkaç örnek vereyim: Atatürk’ün alkole bağlı sirozdan öldüğü söylenir. Oysa Atatürk karaciğeri iflas ettirecek kadar yoğun alkol alan birisi değildi. Asıl mesele, sıtma tedavisi için yüksek miktarda kinin yüklenmesi nedeniyle karaciğer hasarı oluşması ve buna bağlı sirozdan ölümdür. Tipik bir malpraktis (yanlış tedavi) söz konusudur. Atatürk mason localarını kapattırmıştı. Tedavisini yapan hekim mason locası üstad-ı azamlarından biriydi. Peki, Atatürk’e otopsi yapılarak ölüm nedeni niçin açığa çıkarılmamıştır? Ben bunu İlluminati’nin defterine yazıyorum dostlar. Mustafa Suphi ve Sabahattin Ali’yi kim öldürdü? Nazım Hikmet neden yurt dışına kaçtı? Türkiye’de antikomünist propagandayı başlatanlar kimlerdi? Kanlı 1 Mayıs 1977 sabahında, Taksim’deki kalabalığa doğru ateş açılan İntercontinental Oteli’nde bulunan ve olayların hemen sonrasında ülkeyi terk eden Amerikalılar kim? Habur açılımı ve Oslo görüşmelerine rağmen AKP’nin oyu neden artmaktadır? Milliyetçi halk kesimleri buhar mı olmuştur?

ABD’nin eski Ankara büyükelçisi Morton Abramowitz (kendisi Yahudi’dir), daha 1996 yılında Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül’ün istikbalinin parlak olduğunu, tez zamanda ülkede bir iktidar kuracaklarını ifade etmiş, yine Yahudi kökenli CIA İstasyon Şefi Graham Fuller de o dönemlerde Fazilet Partisi’nde yenilikçi kanadın yönetime geleceğini ve İslam dünyasının liderliğine oynayacağını söylemişti. Abramowitz ve Fuller kahve falı mı baktı? Bayram değil, seyran değilken, İngilizler Abdullah Gül’e neden “Büyük Şövalye Nişanı” vermişlerdir? Amerika’daki Musevi derneklerinin Tayyip Erdoğan’a “Cesaret Ödülü” vermesinin mantığı ne? Hoca efendi şiltesini neden Amerika’ya attı? Ülkesini özlemiyor mu? Yurt dışında kurulan okulların misyonu nedir? Cemaat kendisini neden “Hizmet” olarak adlandırıyor? Hizmet’in emniyet ve yargıyla alakası ne? 28 Şubat bir BOP projesiydi. Darbe olarak adlandırılan bu dönem ABD desteğiyle AKP’nin sancılı doğumundan ibarettir. 28 Şubatta sivil-asker kesimden görevli insanlar var mıydı? (İlluminati).

Danıştay’ın iptal kararına rağmen Irak ve Suriye sınırındaki mayınları İsrail’e temizletip, bunun karşılığında 44 yıllığına toprakları İsrail’e kiralamak isteyenler, hiç van minütsüz İsrail ile kıç kıça yaşamaya kalkanlar kimlerdi? Talep nereden, talimat kimlerden geliyordu? (Ortadoğu’da Yahudi egemenliği bir İlluminati projesidir). Ergenekon davasının kilit ismi haham Tuncay Güney’in MİT ile bağlantısı nedir? Ergenekon davası başladıktan sonra neden devreden çıkarılmıştır? Ergenekon soruşturması derin devleti açığa çıkardı mı? Tansu Çiller, Ünal Erkan, Necdet Menzir, Mehmet Ağar, Mehmet Eymür dönemleri aklandı mı? Yoksa Gladyo gazeteci Mustafa Balbay ile Tuncay Özkan’ın marifeti miydi? Türkiye-Suriye krizinde düğmeye kim bastı? Akçakale’yi kim vurdu? Türk uçağını Suriye hava sahasına kim sürdü? Uçak neden düştü? Konuyu gündemden kim çıkardı?

Ortadoğu’da kimlerle dans ediyoruz? Hangi el hem Suriye’yi, hem Türkiye’yi tokatlıyor? 2006-2008 yılları arasında ölen beş Aselsan mühendisi kritik silah ve uçak teknolojilerinde, özellikle şifre sistemleri ve işletim mekanizmaları konusunda uzmandı. Silah sanayi illuminatinin temel dokusudur. Üçüncü dünya bu sektörde bağımsız çalışamaz. Türkiye bu ölümleri aydınlatamadı. Aynı temelde uluslararası gelişmeleri de sorgulayabiliriz: Geçmişte, üçüncü dünya ülkeleriyle aktif biçimde ilgilenen ve ulusal hareketleri destekleyen eski İsveç Başbakanı Olof Palme neden öldürüldü? Gorbaçov yetmiş yıllık devrimin üzerini nasıl çizdi? Gürcü asıllı Eduard Şevardnadze SSCB dışişleri bakanlığını yürüttüğü dönemde Sovyetler Afganistan’dan çekilmiş, ABD ile anlaşmalar yapmış, Doğu Avrupa ülkelerindeki komünist yönetimlerin çöküşünü onaylamıştır. Şevardnadze Gorbaçov’un Glasnost ve Perestroyka politikalarını primer olarak uygulayan kişidir. Şevardnadze bir görevli mi? (İlluminati). Ukrayna’da pembe devrim nasıl gerçekleşti? Arap baharı neden devrim teoriğinden yoksun tüm Arap ülkelerinde eş zamanlı yaşanmaya başladı? Ortadoğu ile kapsamlı bir biçimde ilk ilgilenen ABD başkanı Dwight Eisenhower’dır. Üçüncü dünyayı etüt eden Eisenhower vakfı 100’ü aşkın ülkede faaliyet göstermektedir. Bu vakıf bir zamanlar DSİ Genel Müdürü olan Süleyman Demirel’e burs vermiş ve bir süre sonra Demirel 41 yaşında Türkiye Başbakanı olmuştur.

Tesadüf müdür?

ABD’nin 35. devlet başkanı olan John Fitzgerald Kennedy 1963 yılında suikasta kurban gitti. Kennedy İsrail’in nükleer programını desteklemiyordu. Kennedy’nin katili Lee Harvey Oswald’ı da bir İsrailli öldürmüştür. Suikastta MOSSAD, Pentagon, FBI ve CIA ortak çalıştı. (İlluminati). İsrail bugün Ortadoğu’da nükleer bir güçtür. Son olarak şunu diyeyim: Bir gün ABD Başkanı’nın Hüseyin isminde bir esmer çocuk olacağına kimse ihtimal vermezdi. Ama şu anda Hüso ile yatıp Hüso ile kalkıyoruz (Barack Hüso). George Bush denen zihin özürlü faşistten sonra Hüso’nun başkanlığa gelmesi tesadüf mü? (İlluminati’nin Afrika ve Ortadoğu projeleri bu tür manipülasyonlara ihtiyaç duyuyor). Soruları çoğaltmak mümkün. Yanıt vermek veya yorumlamak ise bir hayli sıkıntılı.

Bu dünyaya selamsız gelip üryan gidenlerin yanında bir de görevlilerin olabileceğini düşünmekte fayda var. Bu bağlamda, ilgili bireylerin ve dahi toplumların bir zihin kontrolünden geçmesi olası. Temel argümanlarımız, mesela radyo dalgaları veya toplum genotiplemesi olabilir. İlluminati uluslar ötesi bir fenomen. Mükemmel bir teknolojiye ve geleceğe dair, kehanetin ötesinde donelere sahip. Bu temelde, Türkiye’nin istikbalinde Türk insanının bir inisiyatifi bulunmamaktadır. Mesela, menüde ileri demokrasi varsa kimse sofradan kalkamaz. Muhafazakarı, liberali, dönek solcusu, faşisti, herkes aynı kaseye kaşık sallayacaktır.

İlluminati, geçmişi 18. yüzyıla uzanan bir örgütlenme. Günümüzde artık bu kavram kullanılmamaktadır. İlluminati’yi artık Amerika’da CFR (Council on Foreign Relations/Dış İlişkiler Konseyi), Avrupa’da Bilderberg ve CFR’nin Atlantik ötesi ülkelerde CIA tarafindan örgütledigi Trilateral Komisyon temsil etmektedir. Evrenin hakimleri (Masters of the Universe) bunlardır. Direksiyon ezilen ulusların elinde değil. Biraz tozuttuğumu düşünebilirsiniz. Ne yapalım; İslamcı demokrasiye dair felsefi, sosyolojik, psikolojik herhangi bir izahım yoktur. AKP’nin hangi donanımla, hangi vizyonla 11 yıldır ülkeyi yönettiğini hiç anlayamıyorum. (Anlayan varsa bana izah etsin). Düzen bize fena halde saydırınca bende şalter atmıştır. Cinlerle, perilerle teşrik-i mesai yapmaktansa İlluminati bana daha anlamlı geldi. (Deli olma hakkımı kullanıyorum dostlar). İddialarımı çürütecek olan varsa buyursun.

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

İstihbarat Dünyası

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İran Analiz

İran-Şii Jeostratejisi ve Dünya Genelinde İran Destekli Şii Örgütler, İran-Şii Lobisine Dair Bilgiler

İç Savaş

Strateji - Taktik - Savunma

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 2.988 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: